'Afrika'da çalışan bir Antropolog bir kabilenin çocuklarına farklı bir oyun oynamayı önerir… Ağacın altına koyduğu meyvelere ilk ulaşanın ödülü o meyveleri yemek olacaktır…
Onlara 'hadi, şimdi başlayın birinci olan ödülü alacak' der…
O anda bütün çocuklar el ele tutuşur, koşup ağacın altına beraber varırlar ve hep beraber meyveleri yemeye başlarlar...
Antropolog neden böyle yaptıklarını sorduğunda şu cevabı verirler;
'Biz UBUNTU yaptık:
Yarışsa idik, yarışı kazanan bir kişi olacaktı ve nasıl olurda diğerleri mutsuz iken yarışı kazanan o bir kişi o ödül olan meyveyi yiyebilir ki? Oysa biz UBUNTU yaptık ve hepimiz yedik.' Derler…
Ve UBUNTU'nun anlamını açıklarlar onların dilinde UBUNTU:
'Ben, biz olduğumuz zaman ben'im' demekmiş!
Ne güzel bir hikaye öyle değil mi?
Bizlerin, Afrikalı çocuklardan öğreneceğimiz çok ama çok şeyler var.
ÖNCE KENDİMİZ…
Bizler hayatımızda su gibi şeffaf olmalıyız… Tabi ki önce yaşadığımız, köy, ilçe, il ve ülke yöneticilerinden bu hassasiyeti beklemeliyiz...
Afrika'daki antropolog zihniyeti dünyanın her yerinde var...
Ülkemizde ise sayıları hiçte az değil…
Yabancısı, yerlisi koymuşlar ağaçların altına meyveleri haydi koşun birinci giden yer meyveleri diyor! Bizi bizle yarıştırıyorlar…
Bizler oyunlara alet olmamalıyız...
Bizlik duygusu ile 'ubuntu' yaparak baş edebiliriz bu zihniyetle…
Çocukların (oyun adı altında) bilinçaltlarına gönderilen ayrışma fikrine prim vermemeliyiz…
ÖNCE BİZ OLALIM!
Ellerinde ve dillerinde satırlarla dolaşan yığınlar haline geldik /maalesef…
Konuştukça doğruyor, doğradıkça konuşuyoruz…
Yapmamız gereken samimi /dümdüz adam olmayı öğrenmek o kadar…
Bırakalım düşmanları bir kenara içimizde ki hainleri atalım kafi…
Bunun hiçte kolay olmadığını bilenlerdeniz…
Sınırları zorlayan düşmanlarımız var elbet… Onlardan ziyade sınırlarını ezip geçen hain kaynıyor memleket…
ÇİÇERO BUGÜNLERİ ÖNGÖRMÜŞ GİBİ…
'Bir ulus kendi içindeki aptal ve hatta muhteris olanlarla baş edebilir. Fakat içerisindeki satılmış ve hainlerle yaşayabilmesi olanaksızdır. Sınırları zorlayan düşman silah ve alemlerini açıkta taşıdığı için daha az tehlikelidir. Fakat bir hain, hain gibi görünmez, kurbanları ile aynı aksanda konuşur, onların çehresine bürünür ve onların kanıtlarını kullanarak ulusun politik yapısına nüfuz eder, bütün kapılardan serbestçe geçer, sesi en üst düzey hükümet koridorlarında duyulur, ulusun ruhunu çürütür, politik yapıya her türlü hastalık bulaştırarak ulusun yaşam gücünü elinden alır. Bir katil daha az korkuludur.' Diyor Marcus Tullius Çiçero (M.Ö.106-M.Ö.43)
Lafın tamamı ise çocuklara söylenir efendim…
Çiçero öngörülü bir kişiymiş… Bugün yaşasaydı akıbeti ne olurdu bilemem…
Son günlerde yaşananlar ve Libya Tezkeresi konularını bu şekilde açıklayıvereyim dedim…
N'olur biraz okusak kendimizi… N'olur biraz okusak tarihimizi… Okumazsak canımızı okuyacaklar…
Ves'selam…