22. ve 23. dönem Aydın Milletvekili seçilen Özlem Çerçioğlu, Aydın Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu Parlamentoda İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'nda ve Sanayi Ticaret Enerji Tabii Kaynaklar Bilgi ve Teknoloji Komisyonlarında görev aldı…
2009 yılında ise ilk kez Aydin Belediye Başkanı seçildi…
2014 yılında yapılan yerel seçimde yeniden Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmeyi başardı…
2019 yılında da üçüncü kez Aydin Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday gösterildi ve üçüncü kez başkanlık koltuğuna oturdu..
2024 yılında 4. kez yeniden Belediye Başkanlığı’na seçilerek Aydın’da rekor kırdı…
Geçtiğimiz yıl Cumhuriyet Halk Partili (CHP) birçok belediye başkanın tutuklandığı bir dönemde mensubu olduğu CHP'den sürpriz bir şekilde ayrılarak iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'ne (AK Parti) katıldı…
AK Parti’ye katıldıktan sonra çok sayıda ithamlarla karşıya karşıya kaldı. Kendisi bunları doğal olarak yalanladı…
Bu kısa hatırlatmaları neye yazdığıma gelince…
CHP’de iki dönem milletvekilliği 4 dönemde Belediye Başkanı seçilen Özlem Çerçioğlu’nun AK Parti’ye geçmesinden sonra 2024 yılında yapılan yerel seçimde rekor bir oyla Afyon’un ilk kadın Belediye Başkanı Burcu Köksal ve yine Eskişehir Tarihinin ilk ve tek Büyükşehir Belediyesi kadın Başkanı Ayşe Ünlüce’nin de AK Parti’ye geçecek iddiaları aylarca basında yer aldı hem de halk arasında dillendirildi…
Her iki başkanda “Biz CHP’liyiz. Seçmen bize CHP’nin adayı olduğumuz için oy verdi. Bu tür haberler ve konuşulanlar nereden çıkıyor anlamış değiliz. Bizim AK Parti’ye geçmemiz asla ama asla söz konusu edilemez. Partimizin aday göstermesiyle seçmen bize çok ağır bir görev verdi. Bu görevi layıkıyla yapmaya çalışıyoruz” açıklamasında bulundular...
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce de Afyon Belediye Başkanı Burcu Köksal da seçimlerin üzerinden yaklaşık iki yıl geçmiş olmasına rağmen yaptıkları başarılı hizmetlerle hemşehrilerinin gönüllerine girmeyi başardılar…
Ayşe Ünlüce, 2024 seçimleri öncesi yaptığı propaganda çalışmaları için mahalle, ilçe, köy ziyaretlerinde önemli vaatlerde bulundu…
Bu vaatlerin bazılarını seçimin üzerinden henüz iki yıl geçmiş olmasına rağmen hayata geçirdi…
Bazılarının tamamlanma süreci ise hızla devam ediyor...
Yapımları süren en geç 2027 yılında hayata geçirilecek projelerin tamamlanması Başkan Ünlüce’nin vaatlerinin politik bir söylem olmadığını yalnızca halka hizmet amacı taşıdığının da açık bir göstergesi olacak...
“BEN CUMHURİYET HALK PARTİSİNİN BİR PARÇASIYIM”
Geçtiğimiz hafta bir etkinlik sonrası kendisine sorulan, “CHP Eskişehir eski il başkanlarından bazılarının zaman zaman ‘belediye başkanları seçimlere karışmamalı’ gibi söylemleri oluyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?” sorusunu da şu şekilde yanıtlamış:
“Şunu unutmamak gerekiyor. Ben Cumhuriyet Halk Partisinin bir parçasıyım. Bu örgütün bir üyesi ve neferiyim. Elbette benim de görüşlerim, düşüncelerim var. Kongrelerimizi yaptık. O zaman da ifade etmiştim. Karışmakla, karıştırmayı karıştırmamak lazım. Kongreler sürecinde düşüncelerimi dile getirdim. Ancak bu isim seçilsin, bu seçilmesin gibi bir şeyin içerisinde olmadım. Bu şehrin Cumhuriyet Halk Partili Büyükşehir Belediye Başkanı olarak her zaman fikirlerimi söyler, en iyisi olması için çabalarım. Ancak bu asla örgütün, partimizin iradesine gölge düşürecek seviyede olmaz...”
Ayşe Ünlüce’nin şu söylemi benim daha çok dikkatimi çekti.
“Ben Cumhuriyet Halk Partisinin bir parçasıyım...”
Ayşe Hanım özellikle bu tümceyi söylerken birilerine de AK Parti’ye geçmesinin kesinlikle söz konusu olmadığı mesajını vermiş olduğunu düşünüyorum…
“CHP’DE KİMSE BİRLİK, BERABERLIK BOZULSUN DİYE ADIM ATMAZ”
Günümüzde siyasi partiler demokratik yaşamın vaz geçilmez unsurlarından birisi olarak kabul edilmektedir. Halkın yönetime katılmasının ve yönetenleri belirlemesinin aracı olan siyasi partiler üstlendikleri bu görevle demokrasinin siyasal
hayata yerleşmesini sağlarlar...
Yeri gelmişken kısaca hatırlatmak isterim: Demokrasi denilen sözcük öyle bir erdemdir ki öylesine bir fırsat eşitliğidir ki; Isparta'nın Atabey ilçesine bağlı İslamköy'de çiftçi bir ailenin çocuğu olarak küçük yaşta koyun otlatan bir çobanı, Kayserili bir tornacı ustasının çocuğunu ve Rizeli mütevazı bir taka reisinin oğlunu bu ülkenin cumhurbaşkanlığına kadar taşıyan bir sistemin adıdır DEMOKRASİ...
Parti içi demokrasinin de önemi işte tam bu noktada karşımıza çıkmaktadır. Çünkü bir siyasi parti kendi içinde demokrasiyi uygulayamıyorsa bunu temsil ettiği ülke bazında uygulaması da pek gerçekçi olmayacaktır. Dolayısıyla parti içinde demokrasinin varlığı partilerde demokratik bir yapının ve etkin bir katılımın oluşmasına da katkıda bulunur…
Demokratik rejimlerde siyasi partiler, rejimin işleyişinde oldukça büyük bir rol oynamaktadır…
Günümüzde siyasi partiler demokratik hayatın vazgeçilmez unsurlarından birisi olarak kabul edilmektedir. Halkın yönetime katılmasının ve yönetenleri belirlemesinin aracı olan siyasi partiler üstlendikleri bu görevle demokrasinin siyasal hayata yerleşmesini sağlarlar…
Başkan Ayşe Ünlüce, “Cumhuriyet Halk Partisi demokrasiyi işleten, gücünü farklı düşüncelerin ortak hedefe yürümesinden alan köklü bir çınardır. Haliyle herkesin düşüncelerini özgürce dile getirmesinden doğal bir şey olamaz. Bu bir kişi olur, ya da bir araya gelen insanlar olur fark etmez. Partimizde hiç kimse birlik, beraberlik bozulsun diye adım atmaz” diyerek CHP’de parti içi demokrasinin ne kadar önemli ve ne kadar vazgeçilmez olduğunun altını çizmiş…
“KOCA ÇINARLAR GRUBUNUN IÇINDE CHP’YE YILLARINI VERMİŞ ÇOK DEĞERLİ İSİMLER VAR”
Son aylarda “Koca Çınarlar” diye CHP’ye yıllarını vermiş, içlerinde eski il başkanlarının olduğu grup zaman zaman parti içerisinde yaşanan gelişmeler hakkında düşünce ve görüşlerini gerek sosyal medyada gerekse basın yoluyla paylaşıyorlar. Buna da parti içerisinde birileri, “Muhalifler” yakıştırması yaptılar…
Başkan Ayşe Ünlüce, bu konuyu şöyle değerlendirmiş:
Hepsi de yıllarca CHP’ye yıllarını vermiş isimler. Ben “Koca Çınarlar” grubunun muhaliflerden oluştuğunu düşünmüyorum…
Ayşe Başkan da benim gibi düşündüğünü şu sözlerle ifade etmiş:
“Bir ve beraber olduktan sonra, hedefi şehrinin, ülkesinin ve partisinin iyiliği olduktan sonra düşüncelerini paylaşan kimseden rahatsız olunmamalı. Benim o konuda negatif bir bakışım yok. Olmaz da. Partililerimiz hür iradeleri ile çok sesliliği ve parti içi demokrasinin gereğini yerine getiriyorsa burada bir sorun olacağını düşünmüyorum.”
* * *
Yukarıda da ifade ettiğim gibi muhalif gibi görünenler parti içinde demokrasinin varlığı partilerde demokratik bir yapının ve etkin bir katılımın oluşmasına da katkıda bulunur…
İşte “Koça Çınarlar” grubu da parti içi demokrasine etkin bir katılım sağlamak isteyen kişiler olarak temayüz ediyor…
“DESTEK VERİR, BU VİZYONU PAYLAŞIRIZ”
Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, ‘2026 Eskişehir Yılı’ projeleri lansmanında ‘yapay zeka günleri düzenleyeceğiz’ demişti. Geçtiğimiz hafta içerisinde AK Parti Eskişehir milletvekili Fatih Dönmez de, önümüzdeki nisan ayında üç üniversite iş birliği ile “yapay zeka zirvesi” düzenleyeceklerini açıklamıştı. Ünlüce’ye, “Bu konuda ne düşünüyorsunuz?” diye sorulduğunda şu yanıtı vermiş:
“Evet, Sayın Bakan’ın bu açıklamasını gazetelerde okudum. 2026 Eskişehir Yılı projelerimiz arasında Yapay Zekâ Günleri etkinliği olacağını duyurduk. Çalışmalar sürüyor. Asıl amacımız bir etkinlik yapmaktan çok, Eskişehir’in yapay zekâ teknolojileri için öncü bir şehir ve merkez üssü olması konusundaki vizyonumuzdu. Bu etkinliği böyle bir strateji üzerine tasarlamıştık. Şimdi yine 2026 Eskişehir Yılı içinde, üç üniversitemizi de kapsayan böyle bir zirve düşünülmüş ve duyuruluyor olmasını memnuniyetle karşıladık. Demek ki böyle bir vizyonu ortaya koymakta yalnız değilmişiz diye düşündük. Böyle bir zirvenin Eskişehir’de, üstelik 2026 Eskişehir Yılında yapılacak olması bizi heyecanlandırdı. Bizim kamuoyuna yılbaşında yaptığımız çağrı tam da bunun içindi. Bu yıl sadece Büyükşehir’in değil, şehrin tüm bileşenlerinin katkı sağlayacağı büyük bir hikayeye dönüşebilir böylece. Üretken yapay zekânın en heyecan verici günlerini yaşıyoruz. Fırsatları, riskleri ve potansiyeliyle bu teknoloji tıpkı elektrik, internet gibi bir altyapı teknolojisi olacak. Neden Eskişehir, Türkiye’de bu teknolojinin merkez üssü olmasın? Öğrenci kenti olmamız, bilim şehri olmamız ve Türkiye’nin en yaşanabilir şehirlerinden biri olarak öne çıkmamız bizi cesaretlendiriyor. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olarak böyle bir hedefe destek verir, bu vizyonu paylaşırız. Zaten Yapay Zeka Günleri etkinliğimizin amacı da buydu.”
* * *
Önümüzdeki nisan ayında Eskişehir’de üç üniversite iş birliği ile yapılacak “Yapay Zeka Zirvesi” projesi içerisine üniversitelerin yanı sıra Büyükşehir Belediyesi de dahil edilirse uzun yıllardır AK Parti Eskişehir İl Teşkilatı ile Büyükşehir Belediyesi arasında oluşan kalın Aysberglerin, buzdağlarının erimesine, Eskişehir’in menfaatine yapılacak yatırımların da çabuk bir şekilde gerçekleşmesinin de önündeki engeller kalkmış olur…
* * *