Sevgili okurlarım,kısa bir aradan sonra yeniden merhaba…
Bir yıla yakın süredir safra kesemden rahatsızdım. Şehir Hastanesinde 6-7 ay önce çektirdiğim ultrasonda safra kesemde taş olduğunu öğrendim…
O günlerde beni çok fazla rahatsız etmiyordu…
İlerleyen aylarda sırtımda ve karnımda ağrılar oluşmaya başladı…
Yıllar önce iki kız evladımın da çocuk doktoru olan, yıllardır aramızdaki dostluk bağlarının kopmadığı İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici’yi ziyaret ederek sıkıntımı anlattım…
“Bu ameliyatı Genel Cerrahi Uzmanı olan hekimler yapar. Senin tanıdığın bir hekim var mı?” diye sordu…
“Yaşar Hocam Kütahya Dumlupınar Üniversitesinden gelmiş Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Cem Algın Hocamı çok tavsiye ettiler. Kendisiyle Kütahya Gazeteciler Cemiyeti’nin uzun süre başkanlığını yapan sevgili İhsan Tunçoğlu sayesinde tanıştık. Kendisine de durumumu anlatmıştım. Randevu almak zor, sen kendisiyle görüşsen hocamın müsait olduğu gün polikliniğe gideyim” ricasında bulundum…
Yaşar Bildirici Hocam telefon ederek Mustafa Cem Algın’dan, ne zaman gitmem konusunda bilgi aldı…
Neyse uzatmayayım…
11 Mayıs 2026 tarihinde Şehir Hastanesine yattım. 12 Mayıs’ta ‘safra kesesi’ ameliyatı olacaktım. Ameliyatı yapacak Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Cem Algın Hoca’mın ameliyat öncesi istediği tetkikler yetişmedi…
Cem Hocanın normalinde ameliyat günleri salı ve perşembe, ben ameliyatın Perşembe gününe kaldığını düşünürken hocanın asistanı yattığım odama geldi…
“Sadi Bey yarın Genel Cerrahi Ameliyathanesi öğleden müsaitmiş. Hocam sizin ve sizinle birlikte 3 kişinindaha ameliyatını yarın yapacak. Gece 24.00 den sonra aç kalacaksınız” dediğinde çok sevindim…
Bilindiği gibi medyada büyük bir koşuşturma içindeyiz. Bilindiği gibi şehirde gelişen siyasi, sanatsal, sosyal ve spor anlamında her türlü haberi köşeme taşıyarak detaylarıyla okurlarıma ulaştırdım için bir gün boşu boşuna beklemeyecektim…
Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Cem Algın Hoca’mın sağ olsunsihirli parmakları ile yaptığı başarılı ameliyat sonunda cuma günü hastaneden taburcu oldum…
Kapalı ameliyattı…
Ancak kolay bir ameliyat değil…
Ameliyatımın üzerinden bir hafta geçmiş olmasına rağmen safra kesemi almak için açılan küçük kesiler hâlâ hafif de olsaağrı yapıyor…
Artık buna katlanacağız…
Önemli olan beni ciddi rahatsız etmeye başlayan safra kesemle birlikte taşların alınması idi…
Sanıyorumazami bir ay içerisinde tamamen iyileşmiş olacağım…
Ameliyatımı yapan başta Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Cem Algın Hoca’ma, ameliyat sırasında görev yapan tüm sağlık ekibinesonsuzteşekkür ediyorum…
Tababet (TIP) ilminin ne kadar önemli olduğunu ne kadar saygın bir hizmet olduğunu zaten biliyordum ama bunu bir kez daha Prof. Dr. Mustafa Cem Algın Hocam ve değerli ekibi sayesinde yaşadım, gördüm...
Eskiden büyüklerimizden çok duyardık: “Zafer süngünün ucundadır”diye...
Teşbihte hata olmaz. Bu da benden Tıp Dünyasına armağan olsun:”Şifa Neşterin ucundadır...”
Ne Mutlu Mustafa Cem Algın Hocama ve onun gibi insanlığa hizmet eden en küçüğünden en büyüğüne kadar bütün tıp insanlarına...
ÖZEL HASTANEDEN FARKI YOK
Şehir Hastanesi inşa edilirken birileri tarafından çok eleştirildi…
Eleştiriler, “yap, işlet, devret”yani “Kamu Özel İşbirliği (KÖİ)” modeliyle modeli ile yapılmasına idi…
Şehir Hastanesi ekim 2018’de hizmete girdi…
Hizmete girişinin üzerinden 7 yıl geçti…
Bu sürede 14 milyonun üzerinde muayene ve yaklaşık 11,5 milyon tekil hastaya sağlık hizmeti sunuldu…
Muayene Sayısında 14 milyon barajı aşıldı...
Gerçekleştirilen yaklaşık 300 bin ameliyatın 13 bini aşkını anjiyo, 1000’in üzerinde ise açık kalp ameliyatları oluşturuyor…
Toplamda 400 bineyakın hasta yatarak tedavi görmüş...
Eskişehir’in nüfusunun yaklaşık yarısı kadarhastaya yatarak tedavi hizmeti verilmiş...
Bu çok ciddi bir rakam…
ODALAR TEK VE İKİ KİŞİLİK
İlk kez Şehir Hastanesinin hasta yatan servislerine çıktım…
Geçmişte hasta odaları 4 ile 8’er kişilikti…
Hastalar rahatsızlık duysalarda yapacak bir şey yoktu…
Yaşları 50-60 olanlar çok iyi hatırlarlar…
Hastanelerde hamam böcekleri tur atarlardı…
Bugün şehir hastanesi pırıl pırıl…
Özel hastanelerden farkı yok...
Yemekler kapalı kaplar içerisinde son derece hijyenkişiye özel geliyor…
Ben şahsen böyle bir hastane beklemiyordum…
Yatan hastalar eğer görüntü merkezlerine gidecekse, başka tetkiklerin yapılması gerekiyorsa görevli personel gelip tekerlekli sandalye ile hastayı gidecekleri yerlere ulaştırıyor sonrasında servise götürüyor…
Şehir Hastanesi hatta Yunus Emre Devlet Hastanesi de aynı durumda, imrendiğimiz özel hastanelerden farkı kalmamış…
Eskişehir’e hastalara yakışan sağlık kuruluşları olmuşlar…
* * *
Yazımın sonunda 2018 yılındabir hafta sonu cumartesi-pazar günü Eskişehir Devlet Hastanesini Şehir Hastanesine sorunsuz taşıyan kurucu Başhekim bugün İl Sağlık Müdürlüğü görevini başarıyla ifa eden Doç. Dr. Yaşar Bilidirici’yi de böylesine önemli bir hizmetlere imza attığı için de ayrıca yürektenteşekkür ediyorum…
* * *