Çoğumuzun günlük konuşma dilinde rastlanmasa da hafızamızda olduğuna inandığım ‘düşünce ile ilgili’ aşağıdaki deyimleri bir kere daha hatırlayalım. Gün gelir gerekli olur.

Aklımızın bir köşesinde bulunsun Efendim.

acemilik etmek: Düşüncesizce hareket etmek

açık düşünceli: Yeniliklere ilgi duyan, ayak uydurabilen ya da hoşgörülü bir tavır takınan kişi

açık fikirli: Yenilikleri kavrayıp değerlendirebilen, düşüncelerini açıkça söyleyebilen

açık oynamak: Kötü niyeti, gizli düşüncesi olmamak

ağız yapmak: Birini aldatmak, oyalamak amacıyla düşüncelerini başka türlü gösterip öyle konuşmak

ağızda sakız gibi çiğnemek: Bir söz veya düşünceyi sık sık tekrarlayıp durmak

ağzı bir: Belli konuda fikirleri, görüşleri, düşünceleri aynı

ağzında yaş kalmamak: Bir düşüncesini birine birçok kez söylemiş olmak

ağzını /çenesini tutmak: 1. Boşboğazlık etmemek 2. Kötü söz söylememek 3. Bir konuda arzu edilmeyen düşüncelerin açığa çıkmasını susarak önlemek; sır saklamak; bildiğini, düşündüğünü söyleyememek

ağzını kiraya vermek: Kendini de ilgilendiren bir konuda düşüncesini söylememek

ahkâm çıkarmak: Kendi düşüncelerine dayanarak birtakım yargılara varmak

akılsızlık etmek: Düşüncesiz ve yersiz davranmak

akla kılçık kaçırmak: Başka düşüncelere sevk etmek, huylandırmak, kaygılandırmak

akla yakın: Herkesçe kabul edilebilir nitelikte olan düşünce

aklı başından bir karış yukarıda /yukarı olmak: Aklına geleni düşünmeden yapmak

aklı dağılmak: Düşünceyi belli bir konu, problem üzerinde toplayamamak

aklı fikri bir şeyde olmak: Düşüncesini bir konuda yoğunlaştırmak

aklı fikri: Bütün düşüncesi, bütün düşündüğü

aklı kısa: Her şeyi fark edemiyor, düşüncesiz

aklına düşmek: 1. Hatırlamak 2. Kafasında düşünce doğmak

aklına takmak: Sürekli olarak bir şeyi düşünmek, bir düşünceye saplanıp kalmak

aklına uymak: Başka birinin düşüncesine göre iş yapmak, davranmak

aklına yatmak: Doğru olduğunu kabul etmek, uygun bulmak

aklına yelken etmek: Düşüncesizce davranmak veya aklına geleni hemen yapmak

aklına yer etmek: (uygun bulunan bir düşünce) Kafasına yerleşmek

aklını peynir ekmekle yemek: (alay) Akılsızca, düşüncesizce davranışta bulunmak

al bundan da on paralık: Bunun da düşüncesi de boş ve anlamsız, anlamı yok. [1]

ardından gitmek: 1. Peşine takılmak 2. Aynı düşüncede olmak

arpacı kumrusu gibi düşünmek: İçinde bulunduğu sorunu nasıl çözeceğini uzun uzun düşünmek.

art düşünce /niyet: Bir davranış ya da düşüncenin arkasına gizlenen kötü düşünce, niyet

ayak diremek: Bir düşünceyi, bir davranışı sonuna kadar sürdürmek, tutumundan şaşmamak

balgam atmak: (kaba) Bir konuda ya da yapılmakta olan bir işle ilgili olarak kuşku uyandırıcı bir düşünce ileri sürmek

baş üstünde yeri olmak // baş üzre yeri olmak: 1. Gerekli ilgi ve saygıyı göstermek; sevgi, ilgi ve saygı ile karşılanıp ağırlanır olmak 2. Bir düşünce veya davranışı uygun bulmak

beyninde şimşekler çakmak: Kafasında ansızın bir düşünce doğmak

beynine girmek: 1. Birini bir şeye inandırmak 2. Ezberlemek 3. Düşünceyi akla uygun bulmak

bin kalıba girmek: Birbirine benzeyen birçok iş yapmak, sürekli olarak düşünce değiştirmek

bir bildiği olmak: Kendine göre bir düşüncesi olmak

bir dalda durmamak: Devamlı düşünce, davranış ve iş değiştirmek, bir şeyde sebat etmemek

bir düşüncedir almak: Bir konuda kaygılanarak çözüm yolu bulmaya çalışmak

borusunu çalmak: Çıkar sağlananın hoşuna gidecek, düşüncelerine uygun davranışta bulunmak

boşa çıkmak: Umut, düşünce vb. şeyler sonuç vermemek, gerçekleşmemek

boşboğazlık etmek: Söylenmeyecekleri, boş bulunup söyleyivermek; yersiz, düşüncesiz konuşmak

bukalemun gibi renkten renge girmek: Sürekli düşünce değiştirmek

caz yapmak: 1. Boşa konuşmak, gevezelik etmek 2. Aykırı düşünceler ortaya atmak

cephe almak: Ona karşı düşmanca tavır takınmak; bir düşünceye karşı olmak, direnmek

ciğerini bilmek /okumak: (onun) Aklından geçenleri, gizli düşüncelerini bilmek

ciğerinin içini bilmek: Çok yakından tanımak, her türlü düşüncesini bilmek

çağın gerisinde kalmak: Gelişmelere ve yeni düşüncelere uyum sağlayamamak, ayak uyduramamak

çağını aşmak: Düşünce, tutum ve davranışlarıyla bulunduğu çağdan daha ileride olmak

çalıdan çırpıya sıçramak: Konudan konuya, düşünceden düşünceye atlamak

çark etmek: 1. Bir doğrultuda gideni yön değiştirmek 2. Geri dönmek 3. Savunduğundan vazgeçmek [2]

çocuk aklı: Hoşgörüyle karşılanan, çocuğun yaşına uygun düşünce ve davranış

çocuk kalmak: Büyümüş olmasına rağmen çocukça düşünceler taşıyıp çocuk gibi davranmak

çözüm yolu: Bir güçlüğü ortadan kaldıracak düşünce, iş veya işlem

(Devamı Var)


[1] Hoşa gitmeyen bir sözün yersizliğini anlatmada kullanılır.

[2] mecaz