Bir süredir geleceği söylenen ulaşım zammı Meclis’te onaylanarak hayata geçirildi.
Alınan karara göre tramvay, otobüs, dolmuş ve minibüs ücretleri 30 TL’den 40 TL’ye yükseldi.
15 TL olan indirimli bilet ise artık 20 TL ve yeni tarife 2 Mart’tan itibaren geçerli.
Her gün ayrı bir zam haberi aldığımız bir dönemdeyiz.
Ancak bu kez uygulanacak tarifenin oldukça yüksek olduğu kanaatindeyim.
Rakamlar da bunu gösteriyor… Yüzde 33’lük bir artış söz konusu.
Bir önceki zam dönemine baktığımızda ise Eylül 2025’te ücretler 25 TL’den 30 TL’ye yükseltilmiş, yüzde 20’lik bir artış yapılmıştı…
Eskişehir gibi özellikle merkezin dar bir alana sıkıştığı bir kentte ulaşımın bu kadar pahalı olması bana kalırsa pek doğru değil.
Kilometre olarak düşündüğümüzde vatandaş oldukça kısa bir mesafe kat ediyor.
Bağlar’dan binip İsmet İnönü’de, ES-ES’te inen biri birkaç durak için mi 40 TL ödeyecek?
Sonuçta ulaşım zammını belirleyen en önemli kalemlerden biri akaryakıt.
Hal böyleyken bizim de bu işe kilometre hesabıyla bakmamız son derece doğal.
Ayrıca diğer büyükşehirlerde uygulanan, gittiğin mesafe kadar ücret ödediğin ve paranın bir kısmını iade alabildiğin bir sisteme geçmek de mümkün…
Dar gelirli için zaten sosyalleşmek hayal.
Artık evden çıkıp sadece çarşıya gitmek isteyen 4 kişilik bir ailenin cebinden toplam 320 TL çıkacak…
Toplu taşımaya binmenin, hiçbir aktivite yapmadan sadece dolaşmak için merkeze gelmenin bile lüks olduğu bir dönemdeyiz…
Belediyeler, özellikle CHP’li belediyeler, halkın alım gücünün düştüğünün farkında.
Hatta vatandaşlar için pek çok hizmette bulunuyorlar.
Kent berberi, halk et, kent lokantası gibi… Bunlar dar gelirliye nefes aldıran uygulamalar.
Keşke konu ulaşıma geldiğinde de aynı hassasiyet gösterilebilse.
Eskişehir yılına bu denli yüksek zamlar yakışmıyor.
Aksi takdirde kimse evden dışarı bile çıkamayacak…