Geçtiğimiz hafta Mihalıççık ilçesi, Gürleyik, Dinekve İğdecik köylerine /mahallelerine yaklaşık 1 saat boyunca dolu yağdı…
Etkili bir dolu yağışı için uzun sayılabilecek bir süre 1 saat…

Anlık gelen görüntü ve fotoğraflar yağışın ne denli etkili olduğunu gözler önüne sermeye yetti de /arttı bile…

Dolunun 15 santimetre kalınlığına ulaştığını gördük, selin perişan ettiği yörenin fotoğrafları ile üzüldük…

*

İyi bilirim o yöreyi…
Konuya dair birçok kişi ile de konuştum…
Dolu yağışından dolayı; domates, biber, salatalık, fasulye, mısır, kiraz, kayısı ve elma gibi birçok tarım ürünü ciddi zarar görmüş /sesleri titreyerek anlattılar…

*

Dedim ya o yöreyi iyi bilirim diye,
Meyve ve sebze üreticilerinin zararı büyük…
İfade edildiği üzere 100'den fazla aile doğrudan etkilenmiş dolu ve selden…

Bu ne demek biliyor musunuz?
Neredeyse o bölgedeki tüm aileler doğrudan /dolaylı zarar görmeleri demek…

*

Bölge zaten naçar bir yöre…
Birde böylesi doğal afetle karşı karşıya kalınca yardım /destek beklemeleri kadar doğal bir şey de olamaz…

Ve en acilinden…

*

Çünkü Kiraz mevsimi bu ay…
Taş çatlasın 1 ay…
Çünkü domates, fasulye, biber ve aklınıza gelebilecekbirçok şeyin sınırlı ayda üretildiği ve kazanılan paralarla karın doyurulan bir yer…

*

Sakın ola Antalya gibi, hatta Sarıcakaya gibi filan da düşünmeyin o naçar bölgeyi… Sıradan bir olaymış gibi de görmeyin… Aldanır hayal kırıklığına uğratırsınız o yöre insanını /istemeden aldatmış olursunuz yardım bekleyen üreticileri…

*

Sosyal medyada detaylara ulaşabilir, geçmiş olsun yazılarını, açıklamalarını görebilirsiniz portallarda…

Böylesi durumlarda sade bir vatandaşın samimiyet kokan geçmiş olsun yazıları belli olur /oluyor zaten…

'Doğal Afetlerden kaynaklanan zararlarda sosyal risk ilkesi kapsamında idarenin sorumluluğu olduğunu' söyleyebilecek kadar hukuk bilirim…

Sondan bir önceki notlarımızla virgülleyelim yazımızı…

MİHALIÇÇIK BELEDİYE BAŞKANI'DA ZİYARET ETMİŞ YÖREYİ!

Diğer yandan Mihalıççık belediye başkanı Haydar Çorum'da ziyaret etmiş yöreyi /geçmiş olsun ziyaretlerinde bulunmuş ve yetkililerden yardım istemiş…

Burada yerel yönetimlerin sıkıntıyı yerinde inceleyip, geçmiş olsun dileklerinde bulunup, yetkililere aktarması kadar doğal bir durum yok…

Lakin yetkililere aktarırken kendilerinin de yerel yöneticiler olduğunu ve dahi seçim vaatlerini unutmadan…

PROF. DR. EMİNE NUR GÜNAY İNÖNÜ'DE…

Adalet ve Kalkınma Partisi Prof. Dr. Emine Nur Günay hanımefendinin İnönü ilçe ziyaretleri vardı /dünde basına düştü ziyaret haberi…

Eskişehir Orman Bölge Müdürlüğü' nün çalışmalarıyla oluşan İnönü Bal Orman Ağaçlandırma Projesi kapsamında 2020 yılında saha revize edilerek 8000 adet fidan dikimi yapılması planlanan alanı da ziyaret etti.' Diyordu haberde…

Ziyaret esnasında Bölge Müdürü, İnönü Belediye Başkanı ve Prof. Dr. E.NurGünay ilk ıhlamur ağacını beraber diktiler.' Ve detayları… Güzel ve anlamlı bir olay, haber… Tebrik ediyorum…

Sordum soruşturdum Sel, dolu sonrası Mihalıççık Gürleyik, Dinek ve İğdecik bölgesine kimler gitti, geldi diye…

Azizi amcam 'iktidarın taşra sorumlusu vekili Emine Hanım'ı bekledik, yaralarımızı sarsın istedik lakin halen gelmedi, gelecektir' dedi biraz hüzünlü biraz kırgın ses tonuyla…

İnanın bizlerde bekledik efendim hemşehrilerim dediği yöreyi ziyaretini…

Ne yalan diyeyim, ilk önce /İnönü'ye değil de Malıca gitmesini beklerdim…

*

Bu tür durumlarda (doğal afet, sel, dolu vb) zarar gören üreticinin yaralarının sarılmasını isteyenler adeta sıraya giriyor…

Bunu Aziz amcam, Ayşe teyzem, Hasan emmim söylesinler sorun yok... Onlarınki buram buram samimiyet kokuyor da ondan…

Yazmasak olmaz!
Yerel-genel seçim öncesinde maydanozdan-yumurtaya, fasulyeden-arpaya, buğdaya destek vereceğim, gerekirse evlerinden gidip alıp köy pazarlarında paraya çevireceğim diyenlerden, ilçelere, köylere, taşraya türlü türlü hizmetler geliyor, yol, Toki, istihdam, teşvik vs. diyenlere öyle karnı tok ki milletin efendisinin…

*

Seçim öncesi verilen sözlerle, söz verenlerin şimdiki durumu kıyasladığımızda ne demek istediğimiz daha net anlaşılacaktır…

GÖLGE ETME…

Hani Sinop'ta doğmuş, MÖ 412 - MÖ 323 yılları arasında yaşamış Kinik felsefesinin öncüsü ünlü filozof Diyojen, yardımcılarıyla başında dikilmiş duran İskender'e muhtemelen fıçısının içinden bakmış ve demiş ya:
'Gölge etme, başka ihsan (iyilik) istemem'
Ves'selam…

*

YİĞİTLİĞE NE LÜZUM KALIRDI…

İlkçağlarda Sparta Krallığı yapan Agesilaus'a sormuşlar;
Doğruluk mu daha büyük meziyettir, yiğitlik mi?
Agesilaus cevap vermiş:
'Bütün insanlar doğru olsaydı, yiğitliğe ne lüzum kalırdı?