Hiç duymazsam bile günde 3 kere duyar oldum tüketenleri…
Dönem dönem bir anda popülerleşen ve bir zaman sonra unutulan besinleri duyabiliyoruz.
Matcha çayları unutulmaya başladı mesela…
Zayıflama çayları…
Altın çilek…
Şimdi sırada “Hindiba kahvesi”….
“Biri bir ot duyuyor, piyasaya sürüyor” algısı yaratmaya başladı bende.
Bu otları/ bitkileri demleyelim demlemesine de önce tel süzgeçten değil, bilimin süzgecinden geçirelim…
“Hindiba” ilgili faydalı akademik çalışmalar, makaleler, yüksek lisans tezleri buldum. Faydalarından antioksidan kapasitelerinden , biyoyararlanımından oldukça bahsedilmiş. Okuduktan sonra gayet de “faydalı bit bitki” denilebilir.
Daha sonra bahsederim belki ama bugün faydalarına değinmeyeceğim çünkü değinmek istediğim nokta aksine kontrolsüz tüketimler…
Atladığımız yine önemli bir nokta var ki …
Kim için faydalı ? Ne için faydalı ? Nasıl faydalı ? Dozu ne olmalı ? ve en önemlisi “Kimler tüketmemeli?” soruları…
Sağlıklı, kan tahlillerinde her şey yolunda olan biri deneyebilir belki peki rutininde olmalı mı ? bu da yine bir soru işareti ?
Oysa hamilelik dönemindeyseniz, emzirme dönemindeyseniz, özellikle böbrek hastalıkları olmak üzere kronik bir rahatsızlığınız varsa, alerjik bir bünyeniz varsa bu tarz bitkisel kökenli besinlere karşı dikkatli olmakta fayda var.
Özellikle emzirme döneminde olan ve gebelik sürecinde kahve içmeyi özleyen bir yandan da doğum kilolarını vermek isteyen, süt artırmak isteyen annelerimiz kulaktan dolma bilgilerle kontrolsüz içecekler/ besinler tüketebiliyorlar. Oysaki bu grup için en çok dikkat etmesi gereken gruplardan diyebiliriz çünkü her bitkisel ürün masum değildir.
Bu besinler size dokunabilir, bebeğinize dokunabilir ve geri dönüşü olmayan sıkıntılar hatta anaflaktik şoklara kadar sebep olabilir.
Nasıl bilim süzgecinden geçirelim ?
Hepinize mutlaka makale okuyun demiyorum elbette ama sizin için günceli takip eden , besinleri araştıran , aklınıza takılan soru işaretlerine cevap bulabildiğiniz uzmanlarla lütfen iletişime geçin.
Komşularınızın önerdiği kürlerden, karışımlardan lütfen uzak durun !
Bizim alanımız “beslenme” ve öyle ki altın günlerinden , pazarlara, halk otobüslerinden, SGK koridorlarına kadar her yerde konuşulan bir alan , E tabi “Aa öyle miymiş? Ben de deneyeyim.” diyerek aktar aktar gezen de bir toplumumuz varsa tam bir durum komedisi…
Çalışmayı en sevdiğim alanlardan bir tanesi “Anne- Baba- Çocuk Beslenmesi” çünkü bundan belki 50-100 yıl sonraki hatta belki binlerce yıl sonraki toplumların beslenmesi, hastalıkları günümüzden geçiyor.
Bu nedenle bu bilgi kirliliklerinin önüne geçmek yanlış beslenme stillerini değiştirebilmek , kalıcı sağlıklı ve dengeli diyet modelleri oluşturabilmek bugünkü anne babaları eğiterek , çocuklarına aktarmalarını sağlayarak mümkün.
Bu nedenle Büyük Atatürk’ün de söylediği gibi
“Çocukları sağlıklı ve bilgili yetiştirilmeyen uluslar, temeli çürük binalar gibi çabuk yıkılırlar.”
Hem sağlığımızı hem geleceğimizi beslediğimiz sağlıklı günler diliyorum.
Haftaya görüşmek dileğiyle…