Birbirimizi sınıflandırmayı , gruplandırmayı çok seven bir toplumuz. Her alanda insanları ikileme düşürüp bir gruba dahil edebiliyoruz.
Menemeni soğanlı sevenler /Soğansız sevenler
Turşuyu limonla kuranlar/Sirke ile kuranlar
Sabah insanları/Gece insanları
Sinema sevenler/Tiyatro sevenler
Kitap okuyanlar /Film izleyenlerÇay severler/Kahve severler …
Halbuki ikisini aynı anda sevip ikisini de tercih edemiyor muyuz ? Tabii ki tercih edebiliyoruz ama olur mu ? Biz insanoğlunun dünyayı her zaman kendine zorlaştırdığını görüyoruz.
Hani diyorlar ya: “İki çiçek koklayıp bir iki hayvan sevip gidecektik halbuki şu dünyadan”… tam olarak da öyle işte…
Neyse gelelim konumuz “çay”a ama bu sefer ufkumuzu biraz genişletip yeni çaylardan bahsetmek istiyorum.
Siyah çay , öyle bir yerleşmiş ki kültürümüze,
Kahvaltı ile ayrı düşünemiyoruz, misafirlerle ayrı düşünemiyoruz, arkadaş sohbetleriyle ayrı düşünemiyoruz…
Hemen bir “Çay demleyelim” derken buluyoruz kendimizi…
Oysaki her şeyin fazlası zarar, siyah çayın da öyle… Artık çoğu ilacın emilimini azalttığını , fazlasının demir emilimini azalttığını bilmeyen yok.
Peki ne yapalım ?
Yeni çaylara soframızda, arkadaş sohbetlerimizde yer açalım…
Çoğumuz için yeni ama örneğin dönemin kraliyet aileleri için çok eski bir çaydan bahsetmek istiyorum bugün “beyaz çay”…
5 yıl önceki yazımda da faydalarına makaleler tarayarak yer vermemiştim aslında ama ona küçük eklemeler yapmak istedim bu hafta.
Siyah çay, Yeşil çay, Beyaz çay, Sarı çay, Oolong Çay, Pu-erh çayı… ve çoğu farklı isimli çay genelde aynı bitkiden elde ediliyor. Sadece toplama zamanları, üretim aşamaları, demleme yöntemleri…gibi farklı yolculuklardan geçerek soframıza geliyor.
Çayların üretim aşamaları içeriğindeki bileşenleri, çayın lezzetini, biyoyararlığını etkileyen önemli bir unsur.
Bu çaylardan en az işlemle üretilen ve içeriğindeki bileşenlerden yararlanma oranı en yüksek olan çay ise “Beyaz Çay”dır.
Beyaz çay, çay bitkisinin uç kısımlarındaki tam açmamış, beyaz gümüşi renkli tüylü tomurcuklardan elde edilir. 'Beyaz çay' ismini veren de bu beyaz gümüşi renkli tomurcuklardır.
Yıllar öncesinde kraliyet ailelerinin içtiği beyaz çay, aynı zamanda o dönemlerde saygınlık sembolü olarak da nitelendirilirmiş.
Beyaz çay diğer çaylara oranla daha fazla;
-Antioksidan: Hücrelerimizdeki hasar yapıcı moleküller olan serbest radikalleri 'temizleyerek' hücre hasarını önlemeye yardımcı
-Antikanserojen: Kanser oluşumunu önleyen veya kanser riskini düşüren
-Antimikrobiyal: Mikropların varlığını azaltma gücüne sahip
-Antiaging: Yaşlanma karşıtı, yaşlanma belirtilerini önleyici
-Antialerjik : Alerjiyi iyileştiren, alerji semptomlarını azaltıcı özelliği bulunan etkilere sahiptir.
Beyaz çayın diğer faydaları ise şöyle sıralanabilir;
-Kan şekerini dengelemeye yardımcıdır ve özellikle insülin direncinde olumlu etkileri gözlemlenmektedir.
-Sindirimi kolaylaştırır ve hazımsızlık problemlerine iyi gelmektedir.
-Metabolizmayı hızlandırıcı etkisiyle birlikte vücutta lipid metabolizmasında etkilidir ve böylece yağ yakımı kolaylaştırmaktadır. Dolayısıyla obezite tedavisinde ve kilo vermede oldukça etkilidir.
-Cildi UV ışınlarının zararlı etkilerinden korumaya yardımcı olur ve cilt kanserinden bağırsak tümörüne kadar olumlu antikarsinojenik etkileri vardır.
-Osteoporoz veya romatizmal hastalıklarda kemik güçlendirici etkisi vardır.
-Antimikrobiyal etkisi sayesinde ağız içi yaralarını gidermede oldukça etkilidir.
-Kötü kolesterolü (LDL) düşürmeye iyi kolesterolü (HDL) yükseltmeye yardımcı olur.
Kimler Tüketmemeli?
*Beyaz çay, her ne kadar siyah çay veya yeşil çaya göre daha az kafein içeriğine sahip olsa da belli bir miktar kafein içerir. Bu nedenle aşırı tüketimi kalp çarpıntısı gibi etkilere neden olabilir. Kalp ritm bozukluğu olanların ve özellikle hamilelik ve emzirme dönemindeki anne ve anne adaylarının tüketmemesi gerekir.
*Yine aşırı tüketimi hipertansiyona neden olabileceğinden hipertansiyonu olan bireylerin hekimleri ve diyetisyenleri kontrolünde dikkatli tüketmeleri veya tüketmemeleri gerekir.
*Diğer çaylarda da olduğu gibi beyaz çayın da fazla ve yanlış tüketimi demir emilimini engelleyebilmektedir. Bu nedenle demir eksikliği anemisi olanların da tüketmemesi veya doğru besinlerle doğru zamanda yeterli miktarda tüketmeleri gerekir.
Her ne kadar siyah çayın seveni çok olsa da beyaz çayın saydığım bu faydalarıyla siyah çayın fazla tüketimi ve uzun vadede olumsuz etkilerini düşünerek beyaz çayı mutlaka hayatınıza dahil etmenizi tavsiye ederim. (Tabii ki yukarıda sıraladığım tüketmemesi gereken grupta değilseniz)
5 yıl önceki yazımda cümlelerimi
“Ne demişler 'Gönül ne çay ister ne çayhane. Gönül muhabbet ister çay bahane.'
Muhabbet edecek daha çok konumuz var. Haftaya görüşmek dileğiyle…” diyerek bitirmişim.
5 yıl önceki diyetisyeninize aynen katılıyorum ve şunları eklemek istiyorum.
İster çay olsun ister kahve , sevdiklerinizle sağlıkla, keyifli sohbetlerle içtiğiniz her yudum size şifa olsun…
Haftaya görüşmek üzere
Sağlıklı günler diliyorum