Yine bir hafta sonu, yine bir rezillik, yine bir ESKİ krizi…

Pazar günü herkes evdeyken, ertesi gün okullar açılırken, vatandaşın hiçbir şekilde haberi yokken su kesintisi yaşandı.

Halbuki en son yaşanan krizin üzerinden 1 ay geçmişti…

Hatalarımızdan ders almadığımız, liyakatli kadrolar oluşturmak adına bir adım atmadığımız gerçeğiyle tekrar yüzleştik.

Su kesintisi olacağından bihaber olan vatandaş tabii ki hazırlıksızdı.

Kesintinin ardından nihayet ESKİ tarafından açıklama yapıldı.

Açıklamada, “Porsuk Çayı’ndaki yatak su seviyesinin düşmesinden kaynaklı şehrin bazı bölgelerinde ve yüksek kotlarda belirli bölgelerdeki basınç düşüklüğü ve su kesintileri yaşanmıştır. Maalesef sosyal medyada bazı paylaşımlarla Porsuk Çayı’ndaki seviye sorununun kurumumuzdan kaynaklı olduğu algısı yaratılmaya çalışılmaktadır” ifadelerine yer verildi.

Özet geçmek gerekirse; 30 Ocak’ta regülatör diye adlandırılan bölgede orta kanal diye tabir edilen Porsuk yatağının devamına su fazlaca taşmaya başlamış. Durumu DSİ’ye bildiren ESKİ, vananın bir miktar kısılmasını istemiş. DSİ de yan derelerden gelen suyun yeterli olduğunu belirterek vananın kapatılabileceğini söylemiş. Sonra ESKİ 1 Ocak 21:15’ten itibaren seviyenin düştüğünü görmüş ve vananın hemen açılmasını talep etmiş. DSİ gece vana açma işlemine gidilmesinin iş sağlığı ve güvenliği yönünden uygun olmadığını ve sabah açılabileceği bilgisini vermiş. İşin özü bu…

Ancak vatandaşın umurunda olan konu kesinlikle bu değil.

Su gibi temel bir ihtiyacın elinizden bir anda alınması ve 8 saat gelmemesi inanılmaz mağdur edici.

Yapılan açıklamalarda suyun ne zaman geleceği, sorunun ne zaman çözüleceği bilgisi de yer almıyor.

Vatandaş mazeret değil planlı bir hizmet istiyor, bunu anlamak da zor olmaması gerek…

Yaşananların ardından bir özür ve hatanın kabul edildiği bir açıklama bekliyoruz.

Şehrin yarısının yaklaşık 2 gün susuz kaldığı dönemde de tatmin edici bir özür duymamıştık ve yine duymayacağız diye düşünüyorum.

İnsanlar duş alamıyor, tuvalete gidemiyor, yemek yapamıyor, siz hala DSİ ile görüşmelerinizden bahsediyorsunuz.

ESKİ gerçekten sabırları zorluyor ve yöneticiler bunun farkında değil.

Bu işin uzmanı değilim, yeterli bilgim de yok. Ben sadece yaşadığım ve çevremde gördüğüm mağduriyeti yazıyorum. Anladığım kadarıyla da bu işin uzmanı olmadan da karar veren ve kurumu yöneten o koltuğa oturabiliyorsun.

Seçim dönemine çok da uzak değiliz. Bu dönemde yaşanan her şey akıllarda kalır. Hayata geçirilen eylemler, yapılan hatalar, halkın sorunlarından uzak ve kulağının üzerine yatılan hareketler…

Halkın yaşadığı sorunlara duyarlı olmak bir siyasetçi için olmazsa olmazdır. Umarız artık bu SON olur.