Son yıllarda sayıları giderek arttı. Artmaya da devam ediyor. Her mahallede, hatta her cadde ve sokakta birden fazla, yan yana olanları da var…

Sayıları arttıkça bakkaldan veya yerel marketten 4-5 TL daha ucuza ürün sattıkları, devir hesap devri olduğu için tüketici kar edeceğim diyerek tercih edildiğinden hem bakkalları hem de yerel marketleri yiyip yuttular…

Kimler bunlar?

Yurt genelinde binlerce şubesi bulunan zincir marketler…

Ürünleri fabrikadan veya üreticiden birinci elden aldıkları için bakkaldan, yerel marketlerden daha ucuza satıyorlar…

Ayrıca haftanın veya ayın belirli günlerinde indirim kampanyaları düzenleyerek tüketicinin ilgisini çekiyorlar…

Bu devirde bir liranın bile önemli hale gelmesi nedeniyle insanlar 50-60 liranın cebinde kalması veya onunla da farklı bir ihtiyacını giderebilmenin hesabını yapıyor…

Geçtiğimiz yıl Ticaret Odası Başkanı Metin Güler’i ziyaret ettiğimde sohbet ederken konu açıldı ve yurt genelinde olduğu gibi Eskişehir’de sayıları her geçen gün artan zincir marketlerden yakındı…

“Tüccarlar bu konuda çok dertli. Üstesinden gelemezsek biz esnaflar çok büyük sorunlar yaşamaya devam ederiz. Bu zincir marketler kazandıkları paraları Eskişehir’de harcamıyorlar. Topladıkları paraları neresi işlerine gelirse orada harcıyorlar. Bu konuda ne yapmamız gerekiyorsa yapmaya devam edeceğiz” dedi…

“ETO’YA ÜYE OLMAK ZORUNDALAR”

Güler, Eskişehir’de şubeleri bulunan zincir marketler yasa gereği Ticaret Odası’na üye olmak zorundalar. Ancak bildiğim kadarıyla ne kayıt yaptırdılar ne de üye oldular. Yerli marketleri kastetmiyorum. Türkiye genelindeki zincir marketlerin bırakın illeri küçük ilçelerde bile şubeleri var…

Bu konuda belediyelerinde eli kolu bağlı…

İşyeri açma ruhsatı verirken “önce Ticaret Odası’na gidip kaydınızı

yaptırıp üye olun” deme gibi yaptırımları yok…

Bu konu yerel yönetimleri aşan bir konu…

Siyasi irade karar almalı…

Hem Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği hem de Ticaret Odalarının ‘zincir marketlerin’ şubelerinin bulundukları illerdeki vergi dairelerine kayıt açtırmaları ve Ticaret Odalarına üye ve kayıtlı olmaları konusunda çok sayıda dilekçe gönderdiklerini biliyorum…

ETO Başkanı Metin Güler, “Hazırladığımız dosyaların haddi hesabı yok. Ortada haksız bir kazanç ve haksız bir yapı var. Bu zincir marketler konusu anlaşılır hale getirilmeli. Eskişehir’de bildiğim kadarıyla 800 hatta 900’a yakın zincir market şubesi var. Kimileri de bin adet diyor. Odaya kayıt yaptırmayanlar bile var. 5174 saylı kanuna göre bize zorunlu olarak kayıt olmaları gerekiyor. Biz bunları tespit ettikçe dava açıyoruz. Ortada bir dengesizlik var. Bir standart getirilmeli. Metrekaresi, alanı, mesafesi belirlenmeli. Yüzlerce sektörü etkiler hale geldiler. Kurbanlık, beyaz eşya, züccaciye satıyorlar...”

* * *

Kimse kimsenin ticaret yapmasını engelleyemez…

Ancak bu zincir marketler daha çok para kazanmanın hesabını yaparken yerel marketler, yerel esnaf, mahalle bakkallarının tek tek kapanmasına göz yumulmamalı…

Bir standart getirilmeli…

Her sokakta, her caddenin uzunluğu ve kısalığına göre “şu aralıklı şu kadar sayıda” olmamalı denilmeli…

Bir bakıyorum aynı cadde üzerinde hem de nerede ise birlerinin dibinde zincir marketler var…

Onların olduğu yerde bakkal dükkanı yaşar mı?

Mahalle bakkalların yaşaması gerekir…

Çünkü onlar mahallelilerin can dostları…

Veresiye alışveriş yapabilirsiniz…

Çoğunda kredi kartı geçmiyor…

Hatta kimi zaman nakit paraya sıkıştığınızda borç alabilirsiniz…

Hangi zincir marketten borç para alabilir veya veresiye alışveriş yapabilirsiniz…

O yüzden mahalle bakkalları ve yerel marketler yaşatılmalı, yaşamalı…

Bakkal, yerel market ve esnafın yaşaması, ayakta kalabilmeleri için bir şehirde, ilçede açılacak zincir marketlerin sayısına kısıtlama getirilmeli…

SÖZDE GIDA MADDELERİ SATACAKLAR

AMA İĞNEDEN İPLİĞE HER ŞEY VAR

Gıda ürünleri satılan marketlerde beyaz eşya, mobilya, zücaciye v.s satılmamalı…

Eğer o ürünleri satacaksa gıda ürünleri olmamalı…

Yıllardır TBMM’de bekleyen “Zincir Market Yasası” var…

Bir türlü meclis gündemine getirilmiyor…

O yasa taslağında zincir marketlerin şehrin dışında ve oto parkları olması zorunluğu var…

Açma ve kapatma saatleri ile haftalık çalışma günleri de…

“KENT OLARAK BİRLİK OLAMIYORUZ”

ETO Başkanı Metin Güler, önemli bir konunun daha altını çizdi…

“Kent olarak birlik beraberliği sağlayamadığımız, kent milliyetçiliği yapamadığımız için büyüyemiyoruz. Son 25-30 yılda bizim Eskişehir’e rakip olarak gördüğümüz kentlerin ekonomik olarak daha çok büyüdüğünü görüyoruz. Biz kent olarak birlik beraberliği sağlayamadığımız için hamle yapamıyoruz. Birlik bütünlük sağlanamıyor. Kent milliyetçiliği gibi bir olgudan maalesef haberimiz bile yok...”

* * *

Haklı mı?

Evet, hem de sonuna kadar haklı!

Eskişehir’in en büyük sorunlarından birisi de bu…

Maalesef Eskişehir’de birlik-beraberlik dün de yoktu bugünde yok.

Bu gidişat böyle devam ederse yarın da olmaz…

Sanatta, siyasette, sporda ve daha birçok dalda maalesef kendi değerlerine bir türlü sahip çıkmayı beceremeyen bir kent...

Bu şehirde herkes kendi düşüncesinin doğru olduğunu söylüyor…

Bir başkasının düşüncesi veya görüşü onun için önemli değil…

“Ortak akılla sorunları çözelim. Gelin şehrin sorunlarını bir masa etrafında tartışalım” diye yıllardır yazıp, söylüyoruz…

A’nın fikrine B, B’nin düşüncesine A saygı göstermiyor…

Böyle olunca masaya otursak da sağlıklı sonuç çıkmıyor…

Eskişehir’den nüfus olarak çok daha küçük illerin Ankara’da güçlü lobisi var…

Şehrin sorun ve sorunlarının çözümü konusunda birlikte hareket ederek başarıyorlar…

Ama Eskişehir’de ise 5 sivil toplum örgütü bile bir masa etrafında toplanamıyor…

Neden?

“O benim görüşüme ters. Benim aram onunla iyi değil. Oda veya dernek seçimlerinde karşımdaki adaya destek verdi v.s.” gibi bahanelerle…

Eskişehir’de bu “sen-ben egoizmini” kıramazsak ne birlik beraberlik ne lobi oluşur…

Ne de sorunları çözme gibi önemli konularda bir arpa boyu yol alamayız...

Komşu iller birçok sorunlarını merkezi hükümet kanalıyla çözerken biz birbirimizin nasırına basmaya geçmişte olduğu gibi devam ederiz...

Böyle devam ettiği sürece Eskişehir yuvarlak bir tepsi içinde dönüp durur.

Tepsinin dışına çıkacak hamleyi yapmak isteyenlerin nefesi yetmiyor güçleri yetersiz kalıyor...

* * *