AK Parti İl Başkanlığı, Dede Korkut Parkı’nda kurduğu iftar çadırında her akşam yüzlerce vatandaşı ağırlıyor.
Ramazan, paylaşmanın ve birlik olmanın ayı. Bu birlikteliğin yaşanması elbette çok kıymetli.
Ancak geçtiğimiz günlerde AK Parti tarafından servis edilen haberde birkaç nokta dikkatimi çekti.
Haberin başlığı bu şekilde; Dede Korkut Parkı’ndaki iftar sofrasına yoğun ilgi: Çadır sayısı artırıldı
“AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, iftar sofralarına gösterilen büyük ilgi üzerine çadır sayısının ve kapasitenin artırıldığını duyurdu. Dede Korkut Parkı’nda iftar çadırı sayısı 3’e yükseltildi.”
“Albayrak, konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi: Dede Korkut Parkı’ndaki iftar soframıza hemşehrilerimizin ilgisi bizleri çok mutlu ediyor. İlk günden itibaren her akşam soframız daha da kalabalıklaşıyor. Planladığımızın sayının epey üzerine çıkmış durumdayız, talep artarak devam ediyor.”
Gelen haber bu şekilde…
Fakat burada durup düşünmemiz gerekmiyor mu?
Ekonomik şartların her geçen gün ağırlaştığı bir dönemde, insanlar ücretsiz bir tabak yemeğe ulaşabilmek için Ramazan ayında iftar çadırına gidiyor.
Ve sizler de bu durumu “yoğun ilgi” olarak nitelendiriyorsunuz.
Hatta iftar çadırı sayısını arttırdık diye övünüyorsunuz…
Asıl sorulması gereken; vatandaş neden bu sofralara bu kadar “yoğun ilgi” gösteriyor?
Bugün iftar çadırlarının sayısının artmasıyla övünmek yerine, insanların bu çadırlara mecbur kalmadığı bir ekonomik düzeni konuşmamız gerekmiyor mu?
Gerçeklerin farkında mı değiller yoksa aklımızla mı oynanıyor diye sormadan edemiyorum.
Dar gelirli insanların sayısı giderek artıyor.
Emekli 20 bin TL ile yaşam mücadelesi veriyor.
Öğrenciler aldığı KYK bursu ile okumaya ve ayakta kalmaya çalışıyor.
Asgari ücretli karnını doyurabildiğine şükrediyor.
Eğer AK Parti gerçekten yoğun ilginin sebebinin, vatandaşların onları çok sevmesinden falan olduğunu düşünüyorsa üzgünüm kötü bir haberim var…
Gerçek başarı, çadır sayısını üçe çıkarmak değil.
Gerçek başarı insanların o çadırlara ihtiyaç duymadığı bir ekonomik düzen kurabilmek…