Kadir Gecesi, İslam inancında büyük bir manevi değere sahip olup, Kur’an-ı Kerim’in indirilmeye başlandığı gece
olarak kabul edilir. Ramazan ayının son on günü içerisinde yer aldığına inanılan bu mübarek gece, Kur’an’da adı
açıkça geçen müstesna gecelerden en önemlisidir.
Bu hususta şu şekilde anlamlı bir tespit vardır:
Kur’an’ı Cebrail getirdi, en üstün melek oldu.
Kur’an Efendimiz (s.a.v.)’e indi, insanların en üstünü oldu.
Kur’an bu ümmete geldi, en hayırlı ümmet oldu.
Kur’an Ramazan’da indi, en hayırlı ay oldu.
Kur’an Kadir Gecesi’nde indi, bin aydan hayırlı oldu.
Kur’an’da bu gecenin “bin aydan daha hayırlı” olduğu bildirilmiştir (Kadir 97/3). Bu ifade, Kadir Gecesi’nde
yapılan ibadetlerin, duaların ve hayırlı amellerin kat kat fazla sevapla karşılık bulduğunu göstermektedir. Aynı
surede meleklerin ve Cebrail’in, Allah’ın izniyle yeryüzüne indiği ve gecenin tan yerinin ağarmasına kadar bir
esenlik olduğu vurgulanır. Bu yönüyle Kadir Gecesi, ilahi rahmetin yeryüzünü kuşattığı eşsiz bir zaman dilimidir.
Kadir Gecesi, Müslümanlar için sadece ibadetle geçirilen bir gece değil, aynı zamanda muhasebe, arınma ve
yenilenme fırsatıdır. Bu gecede yapılan tövbenin kabul edileceğine, samimi duaların karşılıksız kalmayacağına
inanılır.
Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Kim Kadir Gecesi’ni, faziletine inanarak ve alacağı sevabı Allah’tan
bekleyerek ibadet ve taatla geçirirse geçmiş günahları bağışlanır” (Buhârî, Îmân, 29).

Hz. Aişe (r.anha) de demiştir ki; Rasulullah (s.a.v.)’a:
“Ey Allah’ın Rasulü! Kadir Gecesi’ne rastlarsam nasıl dua edeyim?” diye sordum. Rasulullah (s.a.v.):
“Allah’ım sen çok affedicisin, affetmeyi seversin, beni affet, diye dua et” (Tirmizî, Deavât, 84) buyurdu.
Bu açıdan, bu mübarek gecede, başta Gazze ve Doğu Türkistanlı mazlumlar olmak üzere zalim düşmanların
saldırıları altında yardım bekleyen bütün kardeşlerimiz için sözlü ve fiili duada bulunmak önem arz etmektedir.
Toplumsal açıdan bakıldığında Kadir Gecesi, birlik, beraberlik ve paylaşma duygularını da güçlendirir. Camilerde
yapılan toplu ibadetler, okunan Kur’an’lar ve edilen dualar, bireysel maneviyatın toplumsal bir bilinçle
bütünleşmesini sağlar. Aynı zamanda yardımlaşma ve ihtiyaç sahiplerini gözetme anlayışı da bu gecede daha da
anlam kazanır.
Sonuç olarak Kadir Gecesi, Müslümanlar için zamanın kutsallaştığı, kalplerin yumuşadığı ve ilahi affın umutla
beklendiği en mübarek gecedir. Bu gecenin kıymetini bilmek ve onu hakkıyla değerlendirmek, hem dünya hem de
ahiret saadeti için önemli bir kazanç olacaktır...

Aydın YILMAZ
Vaiz

MEAL OKUYORUM
Biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik. Bilir misin nedir Kadir gecesi?
Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. O gece melekler ve ruh, rablerinin izniyle her bir iş için iner dururlar. O gece tan yeri ağarıncaya kadar esenlik doludur. (Kadir 97/1-5)

HER GÜNE BİR HADİS
“Sözlerin en doğrusu Allah’ın Kitabı’dır. Yolların en iyisi Muhammed’in (sas) yoludur...” (İbn Hanbel, III, 310)

GÜNÜN DUASI

“Ey Rabbimiz! Senin indirdiğine iman ettik, o peygambere de uyduk. Artık bizi şahitlerle beraber yaz.” (Âl-i İmrân,3/53)

BİR SORU-BİR CEVAP
Telef olan ürünün öşrünün verilmesi gerekir mi? Hasattan sonra ürünün öşrünün verilmesi gerekir. Henüz hasat edilmeden ürünü tarlada telef olan çiftçinin, zekât/öşür ödemesi gerekmez. Ancak hasat edildikten sonra,
ürünü zayi olsa da öşrünü vermesi gerekir (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, III, 273). Nitekim Yüce Allah, “Devşirilip toplandığı günde hakkını (zekât vesadakasını) verin.” (En’âm, 6/141) buyurmuştur. (Fetvalar,DİB Yay.syf.243)