Hüseyin Güven yazdı

Odunpazarı Belediye hizmet binasının yanında yer alan Osmangazi Üniversitesi eski Yabancı Diller Fakülte Yerleşkesi resmen talan edildi…
Haber başlığı böyleydi…
Fakülte Odunpazarı Belediye hizmet binasının hemen dizinin dibi… Yani uğrak bir yer… Hatta avlusu araç parkı olarak da kullanılıyor…
Malumunuz fakülte meşelik kampüsüne taşındıktan sonra boş kaldı /kullanılmadı…
O gün bugündür de o bina mezbeleliğe dönmüş durumda… İşin garip olan tarafı ise Milli Emlak Müdürlüğü'ne ait eski binadaki bu duruma /yetkililerin sessiz kalması… Hakikaten ilginç değil mi?
Diğer yandan, o bölgede ikamet edenler, Oduunpazarı belediyesi çalışanları ve dahi ziyaret eden /aracını park edenlerin yakinen gördüğü /bildiği bir durum…
İddia edilen bu talana şahit olmaları onlara zaten ağır gelmiş… Tepki vermişler lakin seslerini duyuramamışlar anlaşılan…
Geçtiğimiz günlerde yolumuzu düşürüp gidip bizzat görme fırsatımız da oldu… Aracımızı avlusuna park edip kısa süre de olsa gördük içler acısı durumu… Haziran ayında da gitmiş seçim yoğunluğundan köşemize taşıyamamıştık…
Kısaca mezbeleliğe dönüşmesine bir adım kalmış…
***
Hırsızlara sermaye olmuş…
İddialara göre 'boş halde duran bina, hırsız veya hırsızlara sermaye olmuş, çalınmadık eşya kalmamış…'
Diğer yandan /Gazeteci Ali Naki Erdoğan abi bahse konuyu 3 gün evvel haber olarak gündeme getirmişti hatırlayın…
Fakülte taşındıktan sonra konuya dair gelen şikayet mektupları üzücüydü… Ziyaretimizde gördüklerimiz ise içler acısıydı…
Gönül insanı Kemal Yarcı abimizin sıklıkla kullandığı 'Görürsen, duyarsan seversen sorumlusun' sözüne istinaden gündeme getirme gereği hissettik…
İddialar göre /Milli Emlak Müdürlüğü'ne ait eski kamu binasına geçen hafta hırsızlar girip kapıları yerinden sökerek götürmüşler…
***
Çevresi adeta çöplük...
Ziyaretimizde içeri giremedik tabi… Gidin görün bina çevresi adeta çöplük gibi olmuş…
Hırsızlıkların yanı sıra üzücü olansa şu! Özellikle akşam saatlerinde uyuşturucu ve alkol kullanan kişilerin mekanı olmuş bu bina…
Sonuç olarak;
Hırsızlık iddiaları ayyuka çıkmış dorumda… Yetkililer sessiz… En azından bize ulaşan bir bilgi yok… Bina taşındığından içerisindeki döküm /taşınır taşınmaz mal yoktur /ya da azdır… Kapıların bile çalındığı bir durumda düşünün bina içi nasıldır?
***
Kamu malı talan ediliyor efendiler…
Eskişehir Milli Emlak Müdürlüğü, İl Defterdarlığı, Milli Emlak Genel Müdürlüğü dolaylı olarak ta Eskişehir Valiliği duruma acilen el atmalı diye düşünüyorum…
Kamu malının böylesi zebil edilmesine /talana uğramasına fırsat verilmemeli… Şu ana kadar oluşan zararın hesabı da sorulmalı…
Diğer yandan çevre halkı her yönden rahatlatılmalı… Oluşabilecek güvenlik zafiyetinin önüne geçilmeli…
[Zebil etmek: bakımsız, perişan]
///////////////////////////////////////////////////

NE KADAR ZENGİNSİN?

Zenginim mi dersin azizim!
Peki ya ne kadar zenginsin?
Koy bakalım 'GÖNÜL TERAZİNE' neyin var /neyin yoksa…
Gör bak bakalım 'MERHAMET' ağır basıyor mu?
Basıyorsa zengin insan(sın)
Basmıyorsa eyvah ki eyvah…
Güvence der ki! şimdi sor bakalım kendine,
Zengin misin?

///////////////////////////////////////////////////

KİTAP AŞIĞI BURAK 'SAHAF' OLMUŞ…

Burak Kılıç… 12 yaşında başlamış kitap okuma aşkı… Şu an 30 yaşında ve 8 bin kitabı olmuş… Kitaplar ile güzel bir bağ kurmuş… Bu aşk büyümüş de büyümüş…

Burak Kılıç belki mecnun olup çöllere düşmemiş, belki Ferhat olup dağları delmemiş ama bu aşkı sayesinde 'SAHAF' olmuş…

Burak Kılıç, mesai saatlerinde de kitap okumaktan vazgeçemiyor.

Bir ajansa verdiği röportajda 'kitap kokusuna alışan insanların okumaktan vazgeçemeyeceğini dile getiriyor… O kokuyu burnum bir kere hissetti… Vazgeçemedim… İyi ki de vazgeçmedim… Bugüne kadar 6 bin kitap, bir o kadar da dergi okumuşumdur... Kitaplar, hayata başka bir pencereden bakabilmeyi, her yazılanın içinde yazara dair bir iz bulabilmeyi sağladı…' diyor…

Yakın çevrem bilir 'Umut sahaf' hayallerimi… Bu hayalimi gerçekleştiren Burak Bey'i kut'luyorum… İlk fırsatta ziyaret edeceğim… Ve dahi Eskişehir'de İstanbul Sahaflar Çarşısı gibi bir oluşum ortaya çıkartmak için kocaman bir adım attığını düşünüyorum…
***

Kitapların gölgesinde ÇAY…

Kim bilir belki bir gün böyle bir sahafta bu yazıyı başköşemize asmış, kitapların gölgesinde ÇAY ve muhabbet yudumlarız tüm kitapseverlerle /kim bilir /nasip…

'Kitap okumak hastalıktır' da derler… Velev ki öyle… Rabbim cc hepimize bulaştırsın kitap okuma hastalığını (amin)

Kaldı ki amansız birçok hastalığı insanların kitap okumayla tedavi ettiklerini bilim insanları bile söylüyor…

Toplumun kitap okuma hastalığına acilen ihtiyacı var… Oku doğru yere atmak içinde okumak lazım azizim… Rabbim cc tez zamanda verir inşallah…
Ves'selam…