Sabahları dinlenmiş hissetmeden uyanmak artık birçok insan için sıradan bir durum haline geldi. Oysa beden gece boyunca yalnızca uyumaz; aynı zamanda kendini onarmaya, sakinleşmeye ve yenilenmeye çalışır. Fakat gün içinde hiç durmadan çalışan bir zihin, gece olduğunda da kolay kolay sessizleşemiyor. Sürekli bir şeylerle meşgulüz. Telefon ekranları, yetişmesi gereken işler, cevap bekleyen mesajlar, bitmeyen düşünceler… Gün içinde hiçbir şey yapmadan yalnızca oturduğumuz, nefes aldığımız sakin bir an bile neredeyse kalmadı. Bedense bu ritmi değil, sürekli alarm halini hafızasına kaydediyor. Bu yüzden bazen sekiz saat uyusak bile dinlenmiş hissetmiyoruz. Dinlenirken bile zihnimiz koşmaya devam ediyor hatta dinlendiğimiz için kendimizi suçlu hissediyoruz. Dinlenmenin verimsiz bir aktivite olduğuna inanıyoruz. Aslında yorgunluk yalnızca fiziksel değil; zihinsel ve duygusal da olabiliyor. Yavaş hareket etmek, nefesi fark etmek ve birkaç dakika bile olsa durmak sinir sistemini rahatlatabilir. Belki de bedenimizin en çok ihtiyaç duyduğu şey daha fazla uyku değil, gün içinde kısa da olsa gerçek bir durma halidir.