Kavramları gündelik hayatta gelişi güzel kullananların sayısı maalesef arttı.
Temel kavramların başıboş, düzensiz, özensiz, plansız, rastgele kullanılması; anlam ve farkındalık duygusunu da zayıflatıyor.
Ayırt etmeden kullandığımız her kelime, ihmal ederek kullanıverdiğimiz her kavram, özentisiz seçilen her anlatım, savruk her ifade; anlatım kusuru olmasa da ‘cılız’ ifade olmaktan öte gidemiyor.Kavramlar arası ilişkiler sistematiği kendiliğinden zayıflıyor.
Kavramlara sahip çıkmak, düşünceye sahip çıkmaktır.
Kavramları doğru ve yerinde kullanamazsak dinlerken de anlatırken de konu ile ilgili ana düşünce ve yardımcı düşünceleri belirleyemeyiz. Bunu belirleyemezsek aktif öğrenme, aktif anlama ve anlatma olmaz. İfadedeki anahtar düşünceleri seçemeyiz. Paylaşılacak düşünceleri belirleyemeyiz. Geri plandaki düşünceleri kavrayamayız. Bahse konu düşünceyi önceki düşüncelerle karşılaştıramayız.
Dildeki karışıklık, düşüncede de karışıklığa yol açar. İnsan ancak anlamını bildiği kelimelerle düşünebilir. Düşüncenin sınırı, kelimenin sınırıdır. Kelimeler bulanıksa düşünceler de bulanık olur. Bu yönüyle kavramlara sahip çıkmak, onları yerinde kullanmak, düşünceye sahip çıkmaktır.
Birbirleriyle karıştırılan kelimelerle meramımızı anlatamayız. Anlatılanı pek anlayamayız. Bu hâl de en kestirme şekliyle iletişim kazalarına yol açar.İletişim kazaları ve kavram kargaşaları; yalnızca dilimizi değil bakış açımızı, ilişkilerimizi ve değer yargılarımızı doğrudan etkiler.
Bir kelimenin eskiden taşıdığı anlam derinliğini yitirmesi, sıradanlaşması ya da yanlış kullanımla başka bir anlama yönelmesi; kavram kargaşasıdır. Kelimelerimizi, sadece konuşmak için değil, anlamak ve yaşamak için korumalıyız. Unutmayalım, dil yaşadıkça millet de yaşar.
Konu ile ilgili çok örmek vermek mümkün ama şimdilik 'zaman, hayat, ömür' kavramlarındaki anlam kargaşasını düzeltebilmek adına belli açıklamaları yapalım:'zaman, hayat, ömür' vb. kavramlar maalesef birbiri yerine kullanılır oldu. Kavram alanları ve çağrışım alanlar tamamen farklı bu kelimelerin anlam dünyaları ve vurguları, farklıdır.
Zaman,en geniş ve soyut kavramdır. Akıp giden, ölçülebilen ama tutulamayan bir çerçeveyi ifade eder. Saat, gün, yıl gibi birimlerle anlatılır. Zaman, herkes için aynı hızda akar. Zamanın iyi ya da kötü oluşu, onu nasıl kullandığımıza bağlıdır.
Ömür, zamanın insana ayrılmış belli bir kısmıdır. Doğumla başlar, ölümle biter. Sayılıdır. Geri getirilemez.
Hayat,ömrün içinin nasıl doldurulduğudur. Ölümün karşıtıdır. Organların canlının varlığını devam ettirecek şekilde işlemesidir. Canlıların, organlarının gösterdiği faaliyet sonucunda varlıklarını sürdürmesidir.
‘Aynı ömre sahip iki insanın hayatı bambaşka olabilir.’
Zaman akar, ömür azalır, hayat yaşanır.
Zaman herkes için vardır; ömür herkese eşit değildir. Hayat, tercihlerimizle şekillenir.