Mutluluğu çoğu zaman zihinsel bir durum olarak düşünürüz. Güzel bir haber aldığımızda sevinir, sevdiğimiz biriyle vakit geçirdiğimizde iyi hissederiz. Peki mutlu olduğumuzda bedenimizde neler olduğunu hiç fark ediyor muyuz?
Gerçekten mutlu olduğumuz anlarda yüzümüz yumuşar, omuzlarımız gevşer, nefesimiz daha rahat akar. Bazen içimizden gelen bir kahkaha bütün bedenimizi harekete geçirir. Yani mutluluk yalnızca “aklımızda” yaşanan bir duygu değildir; bedenimiz de ona eşlik eder.
Yoga, tam da bu noktada bedensel farkındalığı hatırlatır. Pratik sırasında yalnızca yaptı-ğımız hareketlere değil, bedenimizde oluşan hislere de dikkat veririz. Bir duruşun ardın-dan gelen rahatlamayı, nefesin ritmini veya fark etmeden taşıdığımız gerginliği gözlem-lemeye başlarız. Bu farkındalık zamanla matın dışına da taşınabilir.
Mutluluk her zaman büyük ve coşkulu bir duygu olmak zorunda değildir. Bazen sabah güneşinin yüzümüze değmesi, sevdiğimiz bir şarkı, içten bir sarılma ya da birkaç dakika boyunca rahatça nefes almak da bedenimizde iyi bir his bırakabilir.
Belki de mutluluğu biraz daha fazla hissetmenin yolu, onu sürekli aramaktan değil, gel-diği anlarda bedenimizde nasıl bir iz bıraktığını fark etmekten geçiyordur. Çünkü bazen mutluluk bir düşünce değil; gevşeyen bir omuzda, derinleşen bir nefeste ve “şu an iyi-yim” diyebilen bir bedende yaşar.
(YENİGÜN GAZETESİ'NDEN ALINTIDIR.)