ESKİŞEHİR İL VAİZİ AYŞE ELSÖZ'ÜN YAZISI...


Dua etmek, ibadet etmek, bağışlanma dilemek gibi manalara gelen namaz, İslam'ın beş esasından biridir. Namaz, müminin Cenab-ı Hakk'ın huzuruna durma, Allah ile aracısız bir şekilde iletişim kurma ve verilen nimetlere teşekkür etme halidir.
Namaz bir ibadet olmakla birlikte, onu eda eden kişi ve topluma birçok fayda sağlar. Bu kadar önemli ve değerli bir ibadetin fert ve topluma kazandırdıklarını elbette saymakla bitiremeyiz ama akla gelen birkaç faydayı belirtmekte yarar vardır.
Namazın geçerli olabilmesi için namaz kılınacak yerin, giysilerin temiz olması ve namaz kılabilmek için abdestli olunması gereklidir. Abdest alan kişi, gün içinde en çok kirlenen el, ağız, burun, ayak, yüz gibi organlarını sık sık temizlemiş olur. Namaz günde beş kez, belli zaman aralıklarıyla kılındığından, namaz kılan mümin, günde birçok kez abdest aldığı gibi yaşadığı yerin ve giysilerinin de her zaman temiz olmasına önem verir. Bu durum da kişiye temiz olma alışkanlığı kazandırır. Ayrıca abdest, insanı maddi kirlerden olduğu gibi günahlardan da arındırmaktadır. Peygamberimiz (s.a.v.) bu konuyla ilgili bir hadisinde, ''Bir kimse abdest alır ve güzelce abdest almaya özen gösterir, ardından da namaz kılarsa, bu abdestle namaz arasında işlediği (günahlar) o namazı kılıncaya kadar mutlaka bağışlanır.''(Buharî, Vudû, 24) Buyurmuştur.
Müminler namaza başlarken ellerini kaldırır, böylece dünyaya ait işleri arkalarında bırakır. Müslüman, her gün namaz kılarak dünyanın sıkıntılarından, meşgalelerinden bir süreliğine de olsa uzaklaşır, rahatlar, huzur bulur. Kişi namaza durduğunda tüm benliğiyle Rabb'e yönelir, O'na sığınır. Allah'ın zor durumda kalan kullarına yardım edeceğine, onları sahipsiz bırakmayacağına inanır. Bu inanç da insana güç, güven ve iç huzuru gibi güzel duygular kazandırır.
İman eden kimse namaz kılarak Rabbi'ne olan sevgisini, saygısını ve minnetini ifade eder. Allah'ın da kendisine yönelen kullarını sevdiğini bilir. Bunu bilmek kişiyi rahatlatır, gönlünü huzurla doldurur.
Namazla Rabbinin huzuruna çıkan insan, Allah'ın her an kendisini görüp gözettiğini bilir. Kulu olmaktan şeref duyduğu, çok sevdiği Rabbinin huzuruna günah işleyerek çıkmaktan haya eder. Onun razı olacağı hayırlı ameller işlemeye çalışır. Yalan, hile, dedikodu, iftira, haksızlık gibi kötü davranışlardan uzak durma konusunda özenli olur. Başkalarına yardım etmeye, dürüst ve güvenilir bir insan olmaya gayret eder. Böylece namaz, insanın güzel davranışlara yönelmesini, kötülüklerden uzak kalmasını sağlar.
Bu minvalde Rabbimiz Ankebut suresi 45. Ayet-i Kerimede şöyle buyurur: ''Kitaptan sana vahyedilenleri oku, namazı özenle kıl. Kuşkusuz namaz hayasızlıktan ve kötülükten meneder. Allah'ı anmak her şeyden önemlidir. Allah yaptıklarınızı bilir.''
Hz. Peygamber (s.a.v.) bir gün ashabına sordu: ''Ne dersiniz? Birinizin kapısının önünde bir nehir olsa ve o kimse bu nehirde her gün beş kez yıkansa onda kirden eser kalır mı? ''Ashab-ı kiram, ''Hayır, kalmaz ya Resulallah!'' dedi. Bu cevap üzerine Allah Resulü (s.a.v.) şöyle buyurdu: ''İşte beş vakit namaz da böyledir. Allah, beş vakit namazla günahları silip yok eder.''(Buharî, Mevakît, 6.)
Dinimizde her namazın belli bir vakti vardır. Müslüman, sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı vakitlerinde olmak üzere her gün beş vakit namaz kılar. Namazın belli vakitlerde kılınması, insana zamanı planlama ve iyi değerlendirme alışkanlığı kazandırır. Çünkü namazlarını kılmaya özen gösteren bir müslüman, işlerini planlarken namaz vakitlerini dikkate alır. Günü beşe bölerek zamanını daha verimli kullanmış olur.
Namaz kılmak sadece kişiye değil, topluma da birçok fayda sağlar. Namaz kötülükten alıkoyduğu için bu durum toplumsal olarak da kötülüğün azalmasına ve barışın artmasına katkı sağlar. Müslümanlar gerek beş vakit namazda gerekse cuma, bayram ve teravih namazlarında camilerde bir araya gelmektedirler. Burada tanışıp kaynaşmakta, dostluklar kurmaktadırlar. Birbirlerinin sorun ve sıkıntılarından haberdar olmakta, bunları aşmak için dayanışma içine girmektedirler.
Cuma, bayram ve diğer günlerde camilerde verilen vaazlar, okunan hutbeler halkın çeşitli konularda bilgilendirilmesini sağlar. Bu anlamda vaaz ve hutbeler, halkın eğitilmesinde önemli rol oynar. Rabbim namazlarımızı hakkıyla eda edebilmeyi nasip etsin.
GÜNÜN DUASI
Rabbim! Beni ve soyumdan gelecek olanları namazı devamlı kılanlardan eyle; Rabbimiz, duamı kabul et.(İbrahim, 14/40)