Eskişehirspor henüz kurulduğu yıl (1965) büyük bir başarıya imza atan ve şampiyon olarak Süper Lig’e çıkan ülkenin tek takımıdır...
“Süper Lig’de” 30 sezon mücadele etmiştir...
O yıllarda TFF, Merkez Hakem Kurulu ve Profesyonel Futbol Disiplin Kuruluna tüm kulüplerin, futbolcuların ve taraftarların güveni tamdı. Kimse TFF başkan ve yönetimini bugünkü kadar eleştirmiyordu…
Ne hakem atamalarından dolayı Merkez Hakem Komitesi ne de Profesyonel Disiplin kurulu böyle verdikleri disiplin cezalarından dolayı böylesine eleştirilmiyordu…
Son yıllarda Futbol Federasyonu Başkanları, Merkez Hakem Komitesinin maçlara atadığı hakemler ile TFF Profesyonel Disiplin Kurulu ise verdikleri disiplin cezaları kulüpler ve taraftarlar tarafından çok ciddi şekilde eleştiriliyor...
TFF Başkanı ve hakemler kesinlikle tarafsız olmak zorunda…
Mahkemede Hakim: Toplumsal düzeni korur, hukukun üstünlüğünü sağlar ve tarafların haklarını kanunlar çerçevesinde korur.
Sahada Hakem: Sporun kurallarını tarafsız şekilde uygular, oyunun adil ve dürüst bir şekilde sürmesini sağlar ve maçın kontrolünü elinde tutar…
Ancak 2025-2026 sezonunda özellikle hakem kararları her sezondan çok daha fazla tartışıldı…
Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatarasay ve Trabzonspor gibi süper ligin dev bütçeli takımlarının başkan ve yöneticileri hakemleri sürekli “adaletli maç yönetmediler” diye gazete ve televizyonlara hatta Futbol Federasyonu Başkanına bile giderek şikayet ettiler…
Çünkü başta hakemler olmak üzere TFF’ye de kimsenin güveni kalmadı...
ESKİŞEHİRSPOR’UN DA CANI YANDI
Sezon içerisinde Eskişehirspor’un da hakemlerden çok canı yandı. Eğer şampiyon olup 2. Lig’e çıkamadıysa hakemlerin verdikleri veya vermedikleri uyduruk penaltılar yüzünden çok puan kaybı yaşadı…
Eskişehirspor ile oynayan takımlara çok ucuz penaltı verilirken hakkı olan penaltı pozisyonları görmezden gelindi…
KAZIM KURT YÜZDE YÜZ HAKLI
Bu sezon Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt Eskişehirspor’a çok ciddi destekler sağlayan isimlerin başında geliyor...
Odunpazarı Belediyesi binasının hemen önünde belediyeye ait alan içerisinde fuar açacaklara, “Önce Eskişehirspor’a gidip bağış yapacaksınız. Sonra makbuzunu getirin izninizi vereyim” dedi…

Belediye kasasından yasal olarak veremediği maddi desteği bu şekilde verdi…
Geçtiğimiz Cuma günü Eskişehir’de oynan Eskişehirspor-Ayvalıkgücü play-off ikinci tur maçı 0-0 berabere bitince Eskişehirspor’un 2. Lig hayali gerçekleşmedi…
Bu durum tüm Eskişehirlileri sükûtu hayale uğrattı...
Ama en çok Kazım Kurt’un üzüldüğüne şahit oldum…
Maçtan sonra ES TV’ye açıklamalar yapan Başkan Kurt, “Sezonun başından beri söylediğimiz kulis, lobi işini yapamadılar. Yapmadılar, beceremediler. Gördünüz hakemleri. En az beş maç kaybettik hakemler yüzünden. Bu federasyonla bu hakemlerle bağımsız bir futbol olmaz. Bu şartlar eğer Eskişehirspor Yönetim Kurulu bu kulisleri yapmalı. Bu federasyonlar bağımsız değil. Bu federasyonlar taraflı. O nedenle o nedenle Eskişehirspor gibi futbolun kalbini oluşturan futbolun rüzgârını estiren kulüplerin çok canı yanıyor” dedi…
Haklı mı? Hem de sonuna kadar!
Belli ki çok dolmuş…
Kendisini hemen hemen her maçta stadyumda gördüm…
Hem maddi hem de manevi desteğini hiçbir zaman esirgemedi…
Ne yazık ki ne Eskişehir’in ne de Eskişehirspor’un Ankara’da lobisi dün de yoktu, bugünde yok…
“ESKİŞEHİRSPOR’UN LİGDEN
ÇEKİLMESİ SÖZ KONUSU OLMAZ”
Kazım Kurt, gazeteci-yazar Arif Anbar’ın yazdığı ve kendisini anlattığı, “Bir Halk Adamının Yolculuğu” kitabını TÜYAP Kitap Fuarında imzaladı…
İmzadan önce yapılan söyleşi sonunda Kazım Başkan ile ayaküstü sohbet ettik…
Odunpazarı Belediye Başkanlığı koltuğuna oturduğu ilk günden itibaren Eskişehirspor’a yaptığı katkılar inkar edilemez...
Kimsenin; “gidersem para isteyecekler” diye kulübün kapısından girmeye cesaret edemediği dönemlerde kulübe giderek futbolcuların ve kulüp çalışanlarının ihtiyaçlarını gerek kendi cebinden gerekse eş dostunun desteğiyle karşıladı…
Bu sezonda aynı desteğe devam etti...
Kazım Başkanla sohbet ederken, “Başkanım herhalde yaşadığınız büyük hayal kırıklığı ve derin üzüntü yüzünden canlı yayın kazası yaşandı. Gerekirse Eskişehirspor’u kapatsınlar dediniz” soruma şu yanıtı verdi:
“Maç 0-0 bitip play-off şampiyonluk yarışından koptuğumuz için çok üzüldüm, gerildim. Hani derler ya birisi dokunsa ağlayacak. Öyle bir pozisyonda idim. Kastım tabi ki kulübün kapatılması değil. Söylemek, anlatmak istediğim; beceremeyenler defteri kapatsın gitsin. Aklımın erdiği yaştan beri bu takımın peşinde bütün maçlarına gittim. Tribünlerde destek verdiğim, süper ligde ilk Anadolu devrimini gerçekleştiren, müzesinde Türkiye’nin en büyük kupaları olan Eskişehirspor’un kapatılması tabi ki söz konusu olamaz. Buna ne ben müsaade ederim ne de hangi ligde olursa olsun yılmadan, yorulmadan Eskişehirspor’un peşinden koşan taraftarlar ve Eskişehirliler izin vermez.
Kazım Kurt olarak hangi ligde olursa olsun Eskişehirspor’un her zaman yanındayım. Olmaya da devam edeceğim.”
* * *
Yukarıda da yazdım…
Kazım Kurt, belediye başkanlığı koltuğuna oturduğu ilk günden beri Eskişehirspor’a maddi-manevi çok önemli destekler verdi. Böylesine hatırı sayılır büyük katkılarda bulunan birisinin kulübün kapanmasına ya da yeni bir Eskişehirspor adı altında kulüp kurulmasına ne sıcak bakar ne de destek verir…
Çok sevinçli ya da çok hüzünlü olduğumuzda duygusal davranmak veya konuşmak tamamen insani bir duygudur...
Onun için Kazım Başkan’ın ağzından ve yüreğinden dökülen her sözün büyük Eskişehirspor sevdası nedeniyle çıktığını unutmayalım...
* * *
FOTO: KAZIM KURT
* * *