AK Parti ile CHP arasında yıllardır süregelen tartışmalı bir konu var.
CHP’liler, AK Partililerin halktan kopuk olduğunu ve vatandaşın arasına girmeye korktuğunu söylüyor.
Öyle ki AK Partililer de CHP’liler için aynı düşüncede…
AK Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Mustafa Kemal Bandırma önceki gün yaptığı açıklamada, her zaman halkla iç içe olduklarını dile getirmiş. Sürekli halk günleri yaptıklarını ve talepleri dinlediklerini belirten Bandırma, CHP’lileri suçlamış.
Bandırma, “CHP’li belediyelerin ya da il-ilçe yöneticilerinin halk günü yaptığını duymadım” diyerek CHP’nin halktan uzak bir siyaset yürüttüğünü öne sürdü.
Geçtiğimiz günlerde de CHP İl Başkanı Talat Yalaz bir açıklama yapmıştı. Partisinin sahada olduğunu belirten Yalaz, iktidarın halktan koptuğunu söyleyerek bir çağrıda bulunmuştu.
AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak’ı pazara çıkmaya davet eden Yalaz aslında meydan okumuştu.
Yıllardır değişmeyen konu…
Kimin halkın içinde olduğu, kimin sahadan koptuğu tartışması.
İktidar muhalefeti, muhalefet iktidarı halktan kopmakla suçluyor.
Ancak bu karşılıklı suçlamalar, meselenin özünü perdelemekten başka bir işe yaramıyor.
Çünkü vatandaşın gündeminde artık kimin pazara çıktığından çok, kendi pazar poşetini ne kadar doldurabildiği var.
Geçim sıkıntısı, faturalar, kiralar konuşulurken siyasetçiler hala “en çok biz halkın içindeyiz” yarışına sıkışıp kalıyor.
Sahada olmak elbette önemli. Halk günü yapmak, pazara çıkmak, esnafı dinlemek de öyle.
Ama asıl mesele dinlenen sorunların ne kadarının çözüme kavuştuğu.
Vatandaş için samimiyeti belirleyen asıl nokta bu.
Bu yüzden yıllardır değişmeyen bu tartışma kimseye fayda sağlamıyor.
Halkın içinde olmanın ölçüsü sözle değil, icraatla belirleniyor.
Siyasetin de artık bu kısır döngüyü aşması gerekiyor.
Ve açıkçası artık “biz sahadayız, en çok biz halkla buluşuyoruz” lafları da samimiyetini kaybetti…