Yeni Parti’nin kuruluşunun üzerinden henüz bir ay bile geçmemişken, Eskişehir adeta partinin güçlü merkezlerinden biri haline geldi.

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Mahmudiye ve Beylikova belediye başkanlarının ardından Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce de Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa ederek Yeni Parti’ye katıldı. Ünlüce ile birlikte Çifteler, Seyitgazi ve Alpu belediye başkanlarının da Yeni Parti saflarında yer almasıyla Eskişehir’de ortaya çıkan tablo daha da dikkat çekici hale geldi.

Sekiz belediye başkanı ve iki milletvekili…

Bu tablo, yalnızca sayısal bir güç anlamına gelmiyor. Aynı zamanda Eskişehir’in siyasi tercihi açısından da önemli bir mesaj taşıyor. Bu isimler, yaşanan siyasi süreçte tavırlarını Özgür Özel’den ve yeni siyasi oluşumdan yana koydu.

Elbette siyasette hiçbir sonuç şimdiden garanti değildir. Ancak bir siyasi hareketin iktidar iddiasını ortaya koyabilmesi için ihtiyaç duyduğu en önemli şeylerden biri güçlü ve toplumun farklı kesimlerine ulaşabilen bir kadrodur.

Eskişehir’de oluşan tablo, bu açıdan dikkat çekici.

Fakat Yeni Parti’de asıl dikkat çekici olan yalnızca eski CHP’lilerin bir araya gelmesi değil.

Yeni Parti, sadece CHP’den gelenlerin partisi değil. Bugüne kadar herhangi bir siyasi partiye üye olmamış, aktif siyasetin içerisinde yer almamış çok sayıda yeni isim de Yeni Parti’ye katılıyor.

Eskişehir’de iş dünyasından önemli isimlerin yanı sıra, geçmişte sosyalist partilerde siyaset yapmış isimler de var. Daha önce milliyetçi ve sağ siyasi hareketlerde görev almış kişiler de Yeni Parti çatısı altında yer alıyor. Muhafazakâr çevrelerden gelen isimler de bu yeni siyasi oluşumun içerisinde bulunuyor.

İlk bakışta birbirinden oldukça farklı görünen bu insanların ortak bir noktası var: Demokrasiye olan inanç.

Belki de Yeni Parti’nin en önemli iddiası burada ortaya çıkıyor. Farklı siyasi geçmişlerden gelen insanların, geçmişteki ayrışmalarını bir kenara bırakarak aynı siyasi zeminde buluşabilmesi…

Sosyalist geçmişi olanla muhafazakâr geçmişi olanın, milliyetçi düşünceden gelenle bugüne kadar hiçbir siyasi partiye üye olmamış vatandaşın aynı çatı altında siyaset yapabilmesi…Bunun gerçekleşebilmesi için ortak bir paydada buluşmak gerekiyor. O ortak paydanın adı da demokrasi.

Çünkü Türkiye’nin bugün en fazla ihtiyaç duyduğu şeylerden biri, farklılıkları düşmanlık sebebi olmaktan çıkarıp demokratik bir ortaklık zemini oluşturabilmek.

Eskişehir’de Yeni Parti etrafında oluşan yapı, tam da böyle bir görüntü veriyor.

Elbette önümüzdeki süreçte bu yapının ne kadar büyüyeceğini, Türkiye’nin farklı şehirlerinde ne kadar karşılık bulacağını ve seçmenin sandıkta nasıl bir tercih yapacağını zaman gösterecek.

Ancak siyasette bazı gelişmeler vardır ki geleceğe ilişkin önemli ipuçları verir.

Eskişehir’de bugün ortaya çıkan tablo da bana göre böyle bir işaret.

Bir ayını bile doldurmamış bir siyasi partiye sekiz belediye başkanının, iki milletvekilinin ve toplumun farklı kesimlerinden çok sayıda yeni ismin katılması, küçümsenecek bir siyasi hareketlilik değil.

Bu nedenle Eskişehir’e yalnızca bir belediye başkanlarının parti değiştirmesi meselesi olarak bakmamak gerekiyor.

Burada daha büyük bir siyasi hareketin ilk işaretlerini görüyor olabiliriz.

Yeni Parti’nin iktidar yolunun ne kadar yakın olduğunu elbette sandık belirleyecek.

Ama Eskişehir’de ortaya çıkan tablo bize şunu şimdiden gösteriyor:

Farklı siyasi geçmişlerden gelen insanlar aynı demokrasi idealinde buluşabiliyorsa, siyasette yeni bir sayfa açmak mümkündür.

Ve görünen o ki, Eskişehir bu yeni sayfanın en güçlü şehirlerinden biri olmaya adaydır.

(YENİGÜN GAZETESİ'NDEN ALINTIDIR)