Geçtiğimiz hafta Eğitim, Sağlık ve Bilimsel Araştırma Çalışmaları Vakfı'na (ESBAV) kayyum atandı…
Yönetim kurulunda bulunan bir önceki Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen ve 6 kişi görevlerinden alındı…
Son 4-5 aydır özellikle CHP’li belediye başkanlarının tutuklanmasıyla bazılarına kayyum atandı…
Son aylarda ‘kayyum’ kelimesini sık sık duyduk…

Geçmişte belki ‘kayyum’ kelimesinin anlamını bilmeyenler de artık adeta ezberledi…
ESBAV Vakfına kayyum atanmasının ardından AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, günlerdir Eskişehir kamuoyunun gündeminde yer alan iddialarla ilgili geçmişi de kapsayan sorular sordu…

Kamu kaynaklarının bir aile etrafında toplandığına dair kapsamlı iddiaları gündeme taşıyan Başkan Albayrak, yaşanan iddialara ilişkin Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı şirket yapılarında şeffaflık çağrısında bulundu ve yanıtlanması gereken sorular sordu…
İşte o sorular:
-Kamu mallarının bir ailenin tasarrufuna geçtiği iddiaları doğru mu?
-Anadolu Üniversitesi’nin milyonlarca lira geliri neden üniversitenin doğrudan kontrolü dışındaki vakıf ve şirketlere aktarılmıştır?
-ESBAV, EDEV, ETAM A.Ş., Tuna Turistik A.Ş. gibi yapılar aracılığıyla yüz milyonlarca lira değerindeki mal varlıkları nasıl ve hangi yöntemlerle Yılmaz Büyükerşen’in damadı Yavuz T.’nin de içerisinde bulunduğu bir aile etrafında toplanmıştır?
-Anadolu Üniversitesi parasıyla alınan Marmaris Turunç’taki yazlık misafirhane ve Alanya’daki lüks turistikbir otel, neden bugün şahsi kullanımda ve özel tasarruf altındadır? Neden üniversitenin kullanımında değildir?
-Kamu kaynağıyla alınmış mülklerin, özel şirketlere devredilerek sonrasında aile fertlerinin hisse sahibi yapıldığı bu sistematik yapı iddiaları "kamudan mala el koyma" modeli değil midir?
-Anadolu Üniversitesi’nin parasıyla kamulaştırılan arazilerin tapusu neden Yılmaz Büyükerşen’in başkanı olduğu ESBAV Vakfı’na geçirilmiştir? Ardından neden tekrar üniversiteye satılmıştır?
-Üniversitenin tüm Türkiye çapındaki Açık Öğretim sistemi için yapılan harcamalar (lojmanlar, sınav matbaaları, ulaşım, vs.) neden yalnızca ETAM A.Ş. üzerinden yürütülmüştür? Bu şirket bir para transfer merkezi midir?
-Belediye şirketlerinden elde edilen gelirler hangi gerekçeyle Mima İnşaat ve Art Mekan isimli aile şirketlerine aktarılmıştır?
-Belediyeye ait yüzlerce milyonluk mülk ve taşınmazın kontrolü neden birkaç aile bireyinin hissedar olduğu şirketlere bırakılmıştır?
-Sayıştay raporlarının 2019 yılı itibariyle tespit ettiği onlarca usulsüzlük neden dikkate alınmamış, bu konularda hangi adımlar atılmıştır?
-Eskişehir Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünden alınan belediye adına tescil edilmiş taşıtların listesine göre kamu adına tescilli olup belediye envanterinde yer almayan 96 araç nerede, kimlerin kullanımındadır?
-Bunlara ek olarak ayrıca, 2008’de başlayıp 2014’te tamamlanan Kent Evi ihalesinde yaşanan gecikmeler, iptaller ve ihale değişiklikleri nedeniyle kamu ne kadar zarara uğratılmıştır?-Bu süreçte yüklenici firmaya ödemeler neden yapılmamış, hak edişler hangi gerekçeyle engellenmiştir? Sorumlular hakkında neden işlem yapılmamıştır?
-Bu işin sorumluları daha sonra ödüllendirilmiş midir? ESKİ’ye yapılan atamalarla siyasi veya kişisel ödül mekanizmaları mı işletilmektedir?

“YILMAZ BÜYÜKERŞEN’İN OLDUĞU YERDE YANLIŞ OLMAZ”

AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın sorduğu sorulara CHP İl Başkanı Talat Yalaz yanıt verdi…
Yalaz, Albayrak'a meydan okudu!

CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, AKP İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın Eskişehir Büyükşehir Belediyesi hakkındaki iddialarına sert sözlerle karşılık verdi.
CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, belediyenin düzenli olarak Sayıştay, Ticaret Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’na bağlı müfettişlerce denetlendiğini, hiçbir usulsüzlük tespit edilmediğini belirterek AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve bağlı şirketlerle ilgili iddialarına şöyle yanıt verdi:

"AKP Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın kendisinin de son derece iyi bildiği üzere Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve bağlı şirketler; Sayıştay, Ticaret Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’na bağlı mülkiye müfettişleri tarafından düzenli ve kapsamlı bir şekilde denetlenmektedir. Bu denetimlerde özel şirketlere usulsüz para aktarımı gibi bir bulguya hiçbir şekilde rastlanmamıştır. Çünkü böyle bir şey hukuken mümkün değildir. Büyükşehir Belediyemize ait gayrimenkullerin kullanım şekli ve kontrolü de yasalarla açık bir şekilde belirlenmiştir. Gayrimenkuller yasalar doğrultusunda ya bizzat belediye tarafından kamu yararı için kullanılmakta ya da belediye meclisinin kararı ve ihale usulüyle, yine kamusal hizmetin parçası olacak şekilde değerlendirilir. Belediye envanterinde kayıtlı olan 96 araç için Sayıştay ve Mülkiye müfettişleri tarafından yapılan incelemeler sonucu yapılan iş ve işlemlerde en ufak bir usulsüzlük bulunmamıştır. Bu durum ilgili raporlarla da sabittir.

“ALBAYRAK, BU ASILIZ IDDIALARI
ISPAT ETMEKLE YÜKÜMLÜDÜR”

15 Yılı aşkın bir süre Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü ve 25 Yıl Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapan gerek rektörlüğü süresince gerekse belediye başkanlığı süresince ülkemize ve kentimize çok önemli hizmetler sunan, Eskişehir’i dünya çapında bir marka haline getirmiş Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’in üzerine yalanla dolanla yürünmez, onun olduğu yerde yanlış olmaz! Ülkeyi buhrana, çöküntüye ve adaletsizliğe sürükleyen AKP iktidarının yerel temsilcisi, her zaman olduğu gibi halkın gerçek sorunlarını perdelemek için yine algı yaratma çabasına girmiştir. Bu ucuz siyasi taktiklerin adı açıktır: Acizlik! AKP İl Başkanı bu mesnetsiz iddiaları ispat etmekle yükümlüdür. Bu işler kaçak dövüşmekle olmaz. Hodri Meydan! Göreve geldiğimiz günden beri dile getirdiğim gibi gelin, bir canlı yayında kamuoyunun huzurunda karşılıklı konuşalım. Mesele aslında Yılmaz Büyükerşen değil.”

* * *
Tarafsız bir gazeteci olarak AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın iddiaları ile CHP’nin hukukçu İl Başkanı Talat Yalaz’ın verdiği yanıtı köşeme taşıdım…
Ancak kafamı karıştıran şu:

Yılmaz Büyükerşen 15 yıl Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü ve 25 yılda Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptı…
Madem iddia edildiği gibi usulsüzlükler vardı ise neden özellikle 26 yıl beklendi?
AK Parti 23 yıldır iktidarda…

Bugün 16 CHP’li belediye başkanı geçmişe yönelik yapılan icraatlarına dayanarak ‘usulsüzlük’ soruşturması başlatılarak tutuklandılar…
Yılmaz Büyükerşen görevde iken bu soruşturma neden yapılmadı da başkanlık görevini sona erince mi hatırlandı?
Kimseyi savunmuyorum…
Yılmaz Büyükerşen ile uzaktan yakından hiçbir akrabalık bağım yok…

Kendisinden 25 yıllık Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde bir tek bile kişisel talebim olmadı…
Var ise bir usulsüzlük yargı orada…
* * *

SON ANKETTE SOĞUK DUŞ

Piar Araştırma'nın son anketinde partisinin 'birinci', CHP'nin 'ikinci' olduğunu öne süren Erdoğan'ı üzecek sonuç çıktı. Buna göre, CHP yüzde 32,5 oy alırken AK Parti ise yüzde 30,2'de kaldı; dört partinin barajı geçtiği ankette Zafer Partisi'nin oranı da dikkat çekti…

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in anket sonuçlarını açıklayarak 'erken seçim' çağrısına, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "CHP’nin birinci parti olması diye bir durum söz konusu değil" diyerek yanıt verdi…

"Şu anda Türkiye’de birinci parti AK Parti’dir" diyen Erdoğan'ı kızdıracak sonuç geldi…

Piar Araştırma Şirketi, 26 ilde 3 bin 160 kişinin katılımıyla 7-9 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirdiği temmuz ayı anket sonuçlarını yayımladı…
Şirketin son anketine göre, CHP birinci, AK Parti ise ikinci parti oldu…

Sonuçlara göre, CHP yüzde 32,5’lik oy oranıyla Türkiye’nin en çok desteklenen partisi oldu, AK Parti ise yüzde 30,2 oy oranında kaldı…

Ankette diğer partilerin oy oranları ise şöyle:

MHP 8,6
DEM Parti 7,7
Zafer Partisi 5,1
İYİ Parti 4,6
YRP 3,8
YMP 1,5
SP 1,4
TİP 1,2
DEVA 0,8
Diğer 2,6
* * *