Sandık var.
Ama sonuç “uygun bulunursa” geçerli.

İrade var.
Ama “mutlak butlan” şerhi düşülmüş.

Özgürlük var.
Ama çerçevesi çizilmiş, sınırı belirlenmiş, dışına çıkanın “disipline sevk edildiği” bir özgürlük.

Sonrası tanıdık:
El koyma yok… “idari tedbir” var.
Fesih yok… “görevden el çektirme” var.
Darbeci dil yok… “parti bütünlüğünü koruma hassasiyeti” var.

Ama sonuç aynı:
Birileri gidiyor, birileri kalıyor.
Ve hep kalanlar “doğru olanlar” oluyor.

80’ lerde “TSK adına” yapılan şeyler vardı.
Bugün “kurumsal akıl adına” yapılanlar var.

Dün “devleti koruyoruz” deniyordu.
Bugün “partiyi arındırıyoruz” deniyor.

Dil değişti.
Kelime değişti.
Ama refleks değişmedi.

Ve en ironik cümle şu:

“Demokrasi, artık sandık değil; uygunluk meselesidir.”

Uygunsan varsın.
Uygun değilsen…

Zaten “yeniden yapılandırma” seni açıklıyor.

Çünkü bu ülkede bazen hiçbir şey değişmez:
Sadece bildirinin logosu değişir.

Aziz Türk Milleti: İşte bu ortam içinde Türk Silahlı Kuvvetleri, İç Hizmet Kanununun verdiği Türkiye Cumhuriyeti'ni kollama ve koruma görevini yüce Türk Milleti adına emir ve komuta zinciri içinde ve emirle yerine getirme kararını almış ve ülke yönetimine bütünüyle el koymuştur. Girişilen harekâtın amacı, ülke bütünlüğünü korumak, milli birlik ve beraberliği sağlamak, muhtemel bir iç savaşı ve kardeş kavgasını önlemek, devlet otoritesini ve varlığını yeniden tesis etmek ve demokratik düzenin işlemesine mani olan sebepleri ortadan kaldırmaktır. Parlamento ve Hükümet feshedilmiştir. Parlamento üyelerinin dokunulmazlığı kaldırılmıştır.

Şimdi bu mantıkla CHP’ ye yapılan kurgu operasyonunu metin haline getirelim.

Aziz CHP’ nin evlatları.

Güç merkezlerinin kanunla verilen yetkiyle, Türkiye cumhuriyetini kur’ an CHP’ nin kollama ve koruma görevini yüce Türk milleti adına tedbirli mutlak butlan kararı ile emir ve konuta zinciri içinde yerine getirme kararı almış ve CHP yönetimine bütünüyle el koymuştur.

Girişilen bu harekâtın amacı CHP bütünlüğünü korumak, millî birlik ve beraberliği sağlamak, muhtemel bir CHP’ de oluşabilecek muhtemel bir iç karışıklığı ve kardeş kavgasını önlemek, parti otoritesini ve varlığını yeniden tesis etmek ve parti düzenini işlemesine engel olan nedenleri olan yolsuzluklara bulaşanları partiden atmak ve partinin gelişmesini önleyen, mani olan sebepleri ortadan kaldırarak arınmasını sağlamaktır. Bir önceki yönetimler ve illerdeki teşkilatlar bu nedenle fesh edilmiştir.

Mantık ne?

12 Eylül’ ün cuntacı mantığı…

Bu mantık bazen dublör kullanır.

Arada ne fark var?

Şimdi silahlı güçler değil, butlancı güçler devreye giriyor.

Anlayabildiniz mi?

Siyasal sitemimizin ne kadar çürük olduğunu?

(YENİGÜN GAZETESİ'NDEN ALINTIDIR)