Son günlerde birden bire Kurşunlu Camii Külliyesi Eskişehir’in tartışma konusu oldu. Ben Odunpazarı çocuğuyum. Çocukluğum Kurşunlu Camii ve Külliyesi çevresinde geçti. Benim de gördüklerimle, bildiklerim var.

Kurşunlu Camii Külliyesi, Eskişehir’in en gösterişli tarihi eseri olduğu kadar, önemli Osmanlı dini mekân mimarisi örneğidir. Eskide, Odunpazarılı olmayanlar, aşağı mahallelerde yaşayanlar bilmezlerdi. Lisede okutulan , sanat tarihçisi Oktay Aslanapa’nın yazdığı “Türk ve İstam Sanatı” kitabı vardı. Kitabın sonuna eklenmiş 23 sayfalık Anadolu’da bulunan Selçuklu ve Osmanlı devrinde yapılmış camilerin, kervansarayların kronojik sıraya göre isimleri ve tarihlerinin listesi vardı. Orada, Eskişehir’deki Kurşunlu Camii ve Külliyesi yoktu. Buna çok içerlemiştim. Sanat yazarlığımda ilk yayınladığım, dosyam; “Kurşunlu Camii ve Külliyesi” olmuştu. “Eskişehir” gazetesinde beş gün sürerek yayınlandı. Sonra Mimar Ulviye Kızılkaya ile tanışmıştık. O da İstanbul Teknik Üniversitesi Mezuniyet Tezi olarak Kurşunlu Camii ve Külliyesi’ne çalışmış, Eskişehir Sanatçılar Birliği olarak o tezin sergisini açtık. Bir de “Alaeddin Camii” üzerine kitabı olan Muhiddin Aslanbay ile tanışmıştım. Onun da “Kurşunlu Camii ve Külliyesi” diye araştırması var. O da 1955 yılında Dünya gazetesinde yayınlamış kitap olamamıştı.

Çocukluğumda, caminin güneyindeki, bugün Lületaşı Müzesinin olduğu Medrese odalarında sokakta yaşayanlarla dilenciler kalıyordu. Fotoğraf Müzesinin olduğu yer ile Sıcak Cam Atölyesi olduğu küçük kervansarayda Eskişehir’de arkeoloji müzesi o yıllar daha kurulmadığı için tarihi eser depoları idi. Ahşap Heykel Müzesi’nin olduğu büyük Kervansaray’da Vilayetin belki de Osmanlı döneminden beri evrak deposuydu. 2005 yılına kadar bu Kervansaray’ın içersini herkes merak ediyordu, görmemişti. Bugün Sıcak Cam Atölyesi olarak kullanılan küçük Kervansaray 1966 yılında Devlet Güzel Sanatlar Galerisi olarak kullanıma açıldı, 1984-85 yılında Galeri buradan yer tutulup taşındı. Nedeni: Kurşunlu Camii Külliyesi’nin avrusu ve Medrese odaları sahipsiz pislik içinde sarhoşların fuhuşun yeriydi. 12 Eylül öncesi de siyasi gençler silah talimi yapıyorlardı. Eskişehir Sanatçılar Birliği Yunus Emre Heykel Yarışması düzenlemişti. Heykellerimiz her gece kırılıyordu 22 heykelimiz kırılmıştı. Galeri yöneticileri ünlü ressamlarımızın eserlerini koruma korkusunda yaşıyorlardı. Hatta ressam Hikmet Onat’ın ünlü tablosu çalınmıştı. Bir ara Nikah Salonu oldu. 2004 yılında Odunpazarı Belediye Başkanı olan Burhan Sakallı Kurşunlu Külliyesi’ne sahiplendi. Lületaşı Müzesini Yunus Emre Kültür Merkezinden taşıdı, 2012 yılında da Sıcak Cam Atölyesini kurdu. Büyük Kervansaray’ı da kültür merkezi gibi kullanmak istedi ve ilk söyleşilerden biri yazar Beşir Ayvazoğlu’nun Yunus Emre Konferansı idi ve 5-6 kişi dinlemiştik. 2014 yılında Kazım Kurt Odunpazarı Belediye Başkanı olduğunda 2015 yılında Odunpazarına en yakışan etkinliği yakaladı. Uluslararası Ahşap Kültürü Derneği’nin “Ağaç Güzeldir” sloganıyla başlattığı Tarzanya ve Çin’den sonra Türkiye’de Odunpazarı’nda, Odunpazarı Belediyesi ile festival yaptı ve 68 ülkeden 300’e yakın sanatçı Odunpazarı’nda ahşap heykeller yaptılar. Ertesi yıl Kazım Kurt bu festivali “Ahşabın Sesi” olarak sürdürdü. Bu yıl 11’ci yılını yaptı. Odunpazarı Belediyesi’nin elinde 2015 yılından beri sanatçıların bıraktığı büyük bir ahşap heykel eserleri koleksiyonu oluştu ve Belediye bunu 2017 yılında Büyük Kervansaray’da “Ahşap Eserler Müzesi” olarak değerlendirip Eskişehir Kültür, Sanat ve Turizm’e açtı. İkinci alan’da Cam Sanatı.Yine Burhan Sakallı, Eskişehir’i bugün dünyanın cam sanatında en tanınmış merkezi İtalya’daki Murano gibi cam sanatının merkezlerinden biri olsun diye atölyeler kurarken 2012 yılında “Uluslararası Odunpazarı Cam Festivali”ni de başlatmıştı. Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, doğru olanı yaptı ve bizde görürmeyen, kendinden önceki Odunpazarı Belediye Başkanı Burhan Sakallı’nın başlattığı Uluslararası Cam Festivalini ondan sonra sürdürdü. Külliyedeki Sıcak Cam Atölyesi’nin yanına Odunpazarı’nda bir evi restore ederek Cam Sanatı Müzesini de kazandırdı. Şimdi bir sorun var. Odunpazarı Belediyesi kurduğu Ahşap Eserler Müzesine, Cam Sanatları Müzesine, Şehrin Ateşi Seramik Müzesine. Müze diyemiyor. İçerlerinde uluslararası önemli koleksiyonların olmasına karşın Galeri olarak kabul ediliyor. Gerçi durdurdular ama şimdi bir de “Külliyeyi boşartın” çıktı…

YENİGÜN GAZETESİ'NDEN ALINTIDIR