Son dönemde özellikle sosyal medya üzerinden falcılar çoğaldı. Kahve falı, tarot falı vesaire.
Umut tacirliği yapıyorlar.
Şimdi pek gündemdeler.
Seçimlere daha çok var ama şimdiden orkide falı bakmaya başladılar bile. Neden orkide falı?
Çünkü yumrusu en pahalı bitkidir ve üç veya dört çiçek açar..
Kısacası sahlepin ana malzemesi. Falına bakmadan önce sahlep içenler bunu iyi bilirler. Niyet ettim sahlep içmeye. Yaşamınıza değer katar..
Kahve falı falan hikâye.
Tarot falıda öyle ama, tarot falı bakan bir hanım Buca belediyesinde başkan yardımcı olmuş
Sanki biliyorlarmış gibi yapıyorlar!
POLİTİKADA FALLARA BAKMAK…
Şimdi politikada bu işleri köşebent yazarlar yapıyorlar… Bakıyorlarşöyle. Bir önceki,ondan önceki dönemlerinde kimler aday olmuşlar.
Google amcaya sordun mu hepsi geliyor ekrana.. Sonra yapay zekâya bu isimleri karıştır, bana değerlendir derseniz yapay zekâ adayların falına bakar.
Sonrası yazara kalmış. İstediği gibi kurgusunu yapar.
Velhasıl bu faaliyetler köşe yazısı haline gelir. İsimlerin yazılması bazılarının çok hoşuna gider.
Demekki ara sıra böyle bir gelenek olmuş. Şimdiye kadar bu fallara bakanların hiç birinin ne yazdıkları nede söyledikleri çıktığı görülmemiştir.
Onun için doğmamış çocuğa dön biçmek kolaydır.
Yıllardan beridir Ankara vardır. Aday olmak isteyenler için müneccim merkezleri bile vardı.Medyum fizik uzmanları, medyum hocalar vs.
Ankara’da yayımlanan ruh ve madde adında bir dergi vardır. İçinde günümüzde bile sırrı çözülemeyen medyanamik şaşırtıcı bir olay başlığı altında yazılan bir makale bile vardır.
Deneyler bile yapılmış. Merak edenler okusunlar.
BAŞKENT ANKARA
Aslında Cumhuriyetle birlikte kurulan bir kent. Bir varoluşun hikâyesini anlatır.
Merak ettiniz mi hiç.
Günümüzde insanlar ne kadarda çok fallarına baktırıyorlar. Eskiden bu fal çeşitleri çok sınırlıydı. Şimdi her geçen günü yeni türler çıkıyor. Dikkat ettiniz mi bir astrolojik fallar modası başladı. Yaygınlaştı.
Bir nevi kâhinlik gibi bir şey. Bir de kişinin horoskop’ una bakanlar var. Yani yıldız haritasına. Eskiden de mahallerde eski Osmanlıca bilenler vardı. Bunlarda yıldız namenize bakıyorlardı..
2023 seçimlerinden köşeden yazanlar aylar öncesinden köşelerini adayların fallarına açmışlardı.
Kimler aday olacak?
Partiler de aday sıralamasında neler olabilir?
AK partide kimler sıralamada yer alır.
CHP’ de kimler sıralamaya girer.
İYİ partide ilk sırayı kim kapar?
Şimdiden isimler basında,sosyal medyada dolaşıma sokuldu bile...
Maalesef köşebendin yazanların hepsi karavana attılar.
Bu kez de öyle olacak merak etmeyin!
Mesela ES TV’de Yazı İşleri programlarından birindeydik. Ayşegül Hümmet de çalı dibi dövüyor. AKP’de kimler aday olurlar. Herkes fal bakıyor? Daha seçimlere aylar var. O kayıtlar arşivde duruyor. Beni de sıkıştırıyor. Enerji Bakanı Fatih Dönmez ve Ayşen Gürcan ismini söylemiştim. Nabi Avcı’nın aday gösterilmeyeceğini söylemişim.
CHP’ de ilk iki belliydi.3. sıra son ana kadar belli değildi. Gitti geldi. DP’ den Adnan Tufan ismi son ana kadar konuşuldu. Son noktada İbrahim Aslan ismi kabul edildi.
Hani biraz meraklı olanlar biraz araştırsınlar arşivleri. Veya internetten izleyebilirler..O zamanlar kimler ne konuşmuş hepsi kayıtlarda duruyor.
Falcılar çok kurnaz… Kahvenin telvesinden sana bir mesaj getirdim diye başlıyorlar sözlerine. Sonra atmasyon başlanıyor...
Mesele milletvekili olabilmek. Altın kaplamalı mebus rozetini parlatabilmek. Bütün mesele bu..
Gerisi teferruat. Efendim CHP’nin değişim rüzgârlarının etkisi ile Özgür Özel önce genel başkan oldu. Üst üste yapılan olağan üstü ve olağan kongrelerle liderliğini tescil ettirdi. Kamuoyunda büyük bir prestiji var.
CHP onun liderliğinde kar demeden, kış demeden miting üstüne mitingler yaptı. Toplumsal sorunları halkın gündemine taşıdı. Halkın gündemini Meclis’e taşıdı..
Tüzükte önemli değişikler yaptı. Yönetim yapısını yeniden kurguladı ve gölge kabinesini kurdu.
Bu teknik olarak doğruydu..
Gelelim Eskişehir’ e…Bütün bu gelişmeler şunu gösteriyor. Artık CHP’nin içinde her türlü vesayet anlayışı ortadan kaldırılmıştır.
Geçmişte olanlar geçmişte kalmıştır.
Parti iktidara doğru gidiyor. Dışarıda ve içeride sosyolojik etkenlerde değişikler olabilir. Şu anda belirsizlikler olsada,parti dinamik bir yapıya kavuşmuştur. CHP’nin üzerinde siyasal baskılar olsa da Bunun altından kalkmış alternatif politikalar üretmeye başlamıştır. Önemli olan bu dinamizmin sürdürebilir olmasıdır.
Dış konjonktür belirleyici olacaktır. AKP+MHP ittifakı her an çökebilir. Barış süreci kritik noktada duruyor. MHP’nin tek başına seçimlere girebilmesi söz konusu değil. Çünkü bütün göstergeler MHP’nin aşağıya doğru gittiğini gösteriyor. İYİ Parti ve Zafer partisiişbirliği yapması merkez sağda yeni bir odak noktası haline gelebilir. Zorunlu görünüyor. Ayrı girilmesi halinde, bu tuzağa düşülmesi politikada yeni bir denklemin oluşması demektir. Saadet partisi, Gelecek partisi ve Deva partisinin ayrı ayrı seçimlere girmesi demek ekonomik ömrünün sonlandırılması anlamını taşır. İlginç olan Babacan ve Davutoğlu’nun egolarının çok yüksek olması, AKP’nin işine yarar. Toplumda karşılıkları yok.
DEVA ve GELECEK Partisi tabela partisi konumundalar.
Konuşulan şu. Milletvekili sayısının 7 olması halinde ne olur?
Söyleyeyim..
AKP’nin 2’si garanti. Diğer sıralamalar dolgu malzemesidir.
CHP’nin 3’ü garanti. 4. Sırada yer alanın oy getirme potansiyeli olmalı...
İYİ+ZAFER ittifak yaparsa bir garanti. Aksi halde milletvekili çıkartamazlar.
Kalan bir de CHP’den yana gözüküyor ama şartları var. CHP bir kere mevcut hiçbir adayı listeye almamalı.
Kesinlikle üye katılımının belirleyeceği liste tanzim edilmeli.
Genel merkez hiçbir surette buraya tepeden çakma aday göndermemeli..
Belediye başkanlarının asla milletvekili adaylıkları kabul edilmemeli.
Belediye meclis üyelerinin istifa edip milletvekili aday adayı olmaları kesin olarak kabul edilmemeli ve bunlar uygulanmalı.
Partiyi omuzlarınsa taşıyan, emek verenler dikkatlice izlenmeli ve onlar ödüllendirilmeli.
Gelelim şimdiden isimleri dolaşıma çıkartılanların hiç biri ilk 2’ de yer almayacaklar.
Mesele konjonktürel. En iyisi mi adaylar kendilerinin politik horoskoplarına bir baksın!