Eskişehir’de su krizi. Eskişehir basının manşetleri böyleydi.
Eski genel müdürü Oğuzhan Özen.
Tepedeki en üst düzey yönetici.
Aslında, bu makamlara gelecek sözde üst düzey yöneticilerinde aranacak kriterler bellidir.
İletişim fakültesi mezunu..
Anadolu üniversitesinde iken Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’in, Oğuzhan Özen sağ kolu gibi idi. Yıllarca hep Yılmaz hocanın yanında yer aldı.
18 Nisan 1999 seçimlerinde yılmaz hoca büyükşehir belediye başkan adayı olunca, hep birlikte belediyede görev aldılar.
Hocanın ilk ellerinden tuttuğu insanlardan biridir. Öyle hızlı yükseldi ki en son genel sekreter yardımcılığına kadar getirilmişti.
Beklentisi, genel sekreter olmaktı ama nasip olmadı.
ESKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ.
Şehrin en önemli stratejik noktasında bir genel müdür. Sorumluluk alanları belli. Kanunla belirlenmiş görevleri var.
Müdürlük yapacaklarda aranacak niteliklerde belli.
Amaç belli.
Büyükşehir’ in kullanma ve içme suyunu temin etmek ve arıtma sistemlerini kurmak, işletmek, kanalizasyon şebekeleri, yağmur drenaj kanalları da dâhil olmak üzere, bunların bertaraf etmek, halka güvenli, içilebilir suyu temin etmek ve havza planlarını yapmak.
Yeni stratejileri oluşturmak gibi, şehrin gelecekteki su ihtiyaçlarını karşılamak üzere, orta ve uzun vadeli planları, programları yaparak bunları ESKİ genel kuruluna getirerek tartışmak. Çözüm önerilerini genel kuruluna sunmak..
Daha birçok sorumlulukları var…
Kısacası büyükşehrin halkla olan hizmetin ilk temas noktası.

BÜROKRATLAR SINIRLARINI İYİ BİLMELİ.
Ayşe Ünlüce hukuk müşavirliğinden, genel sekreterliğe getirilince büyükşehirde bir beklenti alaborası olmuştu...
Burada bir virgül koyalım.

ESKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ FONKSİYONEL BİR MÜDÜRLÜKTÜR..
Makamın fonksiyonu bakanlık müsteşarlığı ile eş değerlidir. Şimdi müsteşarlık yok ama siz öyle düşünün. Yani Büyükşehir belediyesinin bir kuruluşu olmasına rağmen ÖZERK bir kurum niteliğindedir.

Büyük şehir belediye başkanı da yönetim kurulu başkanıdır.
Kısacası siyasi sorumluluk, Büyükşehir belediye başkanına aittir. Fakat ESKİ genel müdürleri, paralel bir başkan gibi davranırlar. Atamaları da, görevden alınmaları da özel hukuka tabidir.

BÜROKRATLAR ASLA POLİTİKA YAPAMAZLAR.

ESKİ genel müdürleri fonksiyonel görevlerini unutarak, son dönemlerde siyaset yapma gibi bir alışkanlık edinmişlerdir. Bunu geçmişten biliyorum.
Onun için ESKİ’ de bir klik her zaman vardır.
Tabi sistemsel olarak da bazı sorunlar var.

ESKİ, HAZİNE GİBİDİR VE BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİN FİNANS KAYNAĞIDIR.
Çünkü sattığı suyu peşin satar.
Suyun içinde, % 50 atık su bedelini peşin alır.
ÇTV yi de peşin alır.
Kasada her zaman sıcak para vardır.
Büyükşehir her zaman bu sıcak parayı kullanmak istemiştir.
Yanlışlık burada başlar. Hatta büyükşehir belediyesi bazı yatırımlarda ESKİ’ nin gelirlerini teminat olarak gösteregelmiştir.
Kısacası ESKİ’ nin gelirleri büyükşehrin finansörüm gibi olmuştur. Kritik zamanda kurtarıcısı gibidir. ESKİ hep Büyükşehir’den alacaklı durumdadır. Bunlar ciddi rakamlardır. Bu tespitleri hem Denetçilerin bilgisi dâhilindedir hem de Sayıştayın denetim raporlarında da tespit edilmiştir.

ESKİŞEHİRİN SU TEMİN SORUNU VARMI?
Elbette var.
Neden bu durumdayızın cevabını verecek ben değilim. Biraz geçmişin politik palavralarını kazıyın, altından neler çıkacak?
Temel sorun liyakatsiz yönetimlerden kaynaklanır. Egolar, aklı aşarsa bu durumları çok yaşarız daha.
Bakın ESKİ’ nin ne kadar önemli stratejik bir kurum olduğunu kavramak için uzun yılların geçmesi mi gerekiyor. İlla da politik mi veya bendendir, bana biat etsin anlayışı ile adam kayırma ile yapılan atamaların sonucu böyle olmuyor mu?
Liyakatsizliği neyle ölçeceksin?
Neyimiz liyakatli ki.
Ben o koltuğa bir oturayım.
Ben daire başkanı olayım.
Ben şu olayım.
Ben bu olayım.
Olan Kime oluyor biliyor musunuz?
Belediye başkanına. Çünkü siyasi olarak sorumlu olan o. Bazı konuları, kurum içi gruplaşmaları, güç savaşlarını görmemek için kör olmak lazım..
Fetva vermek bana düşmez.
Bu durum kabul edilebilir bir durum değil. Hele hele Liyakat, liyakat seslerini yükseltip AK Partiyi liyakatsizlikle suçlayanlar, dönüp kendi mahallesindeki liyakatsizliklerine baksınlar.
Bu nedir yahu!
Hani bazı şeyleri yutkunuyoruz yazarken.
Yer Çamlıca. Gül ağacı sokakta kullanılabilir basınçta su, pazartesi sabah saat 4 suların da musluktan akmaya başladı.

İletişim mezunu genel müdürün ve ekibinin mesajları o kadar tutarsızdı ki.. Ben bile ne yapacağımı şaşırdım.
İletişimci genel müdürün, iletişim kazalarını yapabileceğini hiç ummazdım....
Sanki deseniz ki savaş hali var.
Sanki dersiniz ki depolara sabotaj yapıldı.
Dersiniz ki şebekelerde öngörülmeyen arızlar çıktı.
Ne derseniz deyin 2 gün sürmez.
ÇAMLICA –BATI KENT PERİŞAN OLDU.
Kardeşim ben yaşadım. O bölgede yaşayanlar bunu yaşadı. Hem de Eskişehir in stratejik en büyük kurumunda bu durum çok vahim. Sadece bu gün değil. Kurumsal olarak bir zafiyet var.
Bir sistemde bazı tıkanmalar söz konusu..
Kesinlikle yönetim bozukluğu.
Böyle bir şey olamazzz.
Yapılacak iş bellidir.
İstifa etmek.

DEĞİŞİM ZAMANI
ESKİ’ de bir değişimin zamanı total anlamda geldi de geçiyor bile.
Seçildiğinden beri başarılı bir çalışma yürüten EBBB’ nı Ayşe Ünlüce’ye sanki görünmeyen bir elin, onu başarısız kılmak için mi bütün bunlar oluyor sorusunu da aklıma gelmiyor değil.
Ayşe başkanımızın sanki başarılar gölgelenmek mi isteniyor.
Bir değil, iki değil.
Çünkü AKP’ nin sözcülerine baktığımı zaman, aynı anda tuşlara sanki basılmış gibi eş zamanlı yurttan sesler korusu devreye giriveriyor.

Su en önemli meseledir. Bir daha böyle bir şey olursa musluklardan “tıssss” sesi” gelirse bilin ki bu millet size de tıslar.