AK Parti’ye transfer olan milletvekilleri şunları söylüyor; “Memlekete hizmet etmek için geldik. Haksızlığın, pisliğin karşısında, iftiranın karşısında durmak için geldik. Bu kadar net”.
Efendim, CHP seçmenlerine bir mesajınız var mı sorusuna verdiği cevaba bakın?
Namuslu CHP seçmenleri iftiracıların peşinde olmaz. Sahte Atatürkçülerin peşinde olmaz. Devletinin ve bayrağının yanında olur.
İngiltere'ye, Almanya'ya şikâyet eden bir ana muhalefet partisini ne bir CHP'li ne bir Türk milleti tanımaz.
Saygılar. İki iki başkan var. Biri Gazi Mustafa Kemal Paşa, biri de Türkiye Cumhuriyeti'nin ordularının başkomutanı Recep Tayyip Erdoğan. Ben de selam duyuyorum kendisine selam duruyorum!
Peh, peh!

LİSTEYE KİM YAZMIŞ BUNLARI?

Peki, bu politikacıyı kim listede aday göstermiş?
Bu ülkede zübüjlerin milletvekili adayı olması serbestken, zübüjlerin partiden partiye geçmesi serbestken, Türkiye’de zübüjlerin sayısı siyasette neden artıyor dersiniz!. Bunlar utanmadan birde milletvekili yemini ediyorlar.

Eğer sizlinde Zübüj karakteriniz varsa, siyasette dolaşımınız serbest…Sonra listedeki follukta yemlen, sonra başka folluklara topukla. Tıpkı guguk kuşları gibi.
Bunada demokrasi diyoruz.

NEDEN YASAK?
Hiç dikkatinizi çekti mi bilmem ama, ZÜBÜK filminin TV ekranlarından gösterilmesi yasaklanmış.

Şimdi, Türkiye’de Zübüj olmak serbestken neden?ZÜBÜK filminin TV’ler de yayınlanması yasaklanmış.
Hani yasaklar olmayacaktı?
Zübük filminin televizyonlarda yayınlanması niye yasak? Bir bilen varsa lütfen açıklasın.
Ben bunu çok merak ediyorum.

ROMANIN ADI ZÜBÜK…

Aziz Nesin'in efsane hikâyesi Zübük. O daha sonra sinemaya aktarıldı ve rahmetli Kemal Sunal’ da rolün hakkını vermişti doğrusu.
Kartal Tibet'in yönetmenliğinde Zübük filmini seyrettikçe Türkiye’nin siyaset panoramasını izler gibi oluyordum. Türkiye'de televizyonlarda gösterilmiyor. Niye yahu?


Zübüjlerin siyaset yapması serbestken, Zübüj milletvekili adayları Belediye başkanı, belediye meclis üyesi olması serbestken, Zübük filmi TV ekranlarından gösterimi neden yayımlanmıyor? Ben bunu çok merak ediyorum. Mesela Zübük' ü, internetten seyredebiliyoruz.

Ben Zübük'ün unutulmamasını onun bu kadar içimizden, bu kadar gerçekçi olmasına bağlıyorum. Zübüj olmak, sosyal yaşantımızın ve kültürümüzün bir parçası haline gelmiştir.
Belirlenmiş sadece bir üniversitede ZÜBÜJOLOJİ bölümü açılmalı ve meşhur zübüjlere akademik unvanlarında verilerek onları onurlandırmalıyız.
Onlar hayatın zübüjlüklerini anlatsınlar. Zübüjlük teoremlerini yeni öğrencilere anlatırlar. Hatta, her ile şehrin önemli Zübüjlerin heykellerini yapmalı onları gelecek nesillere de tanıtmalıyız.

Zübük hikâyesini anlatmamıza gerek yok. Zübüjlerin kim olduğunu zaten herkes biliyor ama bilmediğimiz aslında şu. Zübüjler tüm zamanlarda her yerde var. Çünkü siyasetimiz zübüjleşti. Partilerde de gani gani var maşallah.

Bu düzenden sizde, Demokrasi bekliyorsunuz ha..
Vah vah!.
Safmısınız siz!

Hangi çağda yaşıyorsunuz..
Zübüjleşen siyasette demokrasi olur mu?
Hak, hukuk, adalet olur mu?
Benim bildiğim Zübüjleri bir anlatsam, sana yandım Zübüj türküsünü söylersiniz. Her türlü kılığa giren sureti haktan gibi görünen sahtekârların öteki yüzünde zübüjlük şırası akar.
Zübüjlük serbest. Durmak yok. Zübüjleşmeye devam. Zira zübüjleşmeye yeni düzenin lagosu.
Akılda fırıldak kubi kaldı değil mi? Hadi bir soruyu da doğru dürüst soralım..
Mertçe..
Bu yerli ve milli zübüjü Afyondan kim liste başına getirip seçtirdi..
Bülent Ecevit..
Güneş motel kabinesinde hükümet olmak için 11 tane Zübüjü 11 bakanlık veren kimdi? Karaoğlan Ecevit..


Böyle, fırıldak fırıldak gidiyorlar! Farkında mıyız? TV haber analizlerini yapın biraz. Allah!size bu aklı zübüj olun diye vermedi.
Toplum neden zübüjleşti.
Peki, biz bu kısır döngüden nasıl çıkacağız? Yani Zübüjlükten nasıl kurtulacağız?


Zübük romanını yazan Aziz Nesin 55 sene önce bunun cevabını da vermiş. Diyor ki; Zübük bir tane değil zübüklük içimizde.
Yoksa içimizde olmasa aramızdan böyle Zübükler büyüyemezdi.
Zübükleri biz kendi zübüklüğümüzden yaratıyoruz.
Sonra da kendi zübüklüklerimizin bir tek zübükte birleştiğini görünce ona kızıyoruz. İçimizdeki zübüklüklerden, kurtulmadan zübükten kurtulmamız mümkün değil diyor.

Medyada bu kadar çok zübüj olmasaydı siyasette de bu kadar çok zübüj olmazdı. Tabii zübüjler de çeşit çeşit. Karada, havada, denizde, her zaman her yerde varlar.
Hâlbuki gördüğümüz zübüjler bizim aynadaki yansımalarımız değil mi? Onlara haksızlık etmeyelim emi?


Ey! Zübüjjjlerrrr.
Merak etme sen..