Ne çok gazel çeken varmış!
Politikacılar yetersiz, olursa, hariçten gazel okuyanlar elbette olacaktır.
Artık alıştık.
Böyle, böyle alıştırdılar.
Siyasi yapı gerçekten çökmüş.
Toplumsal tepki refleksleri çökmüş.

Anayasa çökmüş.
Adalet çökmüş.
Hukuk çökmüş.
Ekonomik yapı çökmüş.
Gençler işsiz.
Okuyan işsiz.
Okumayan işsiz.
Mesleği olan işsiz.
Üniversiteli işsiz.

Yazık çok yazık.
Siyasilerin palavralarından, yalanlarından vallahi bıktık.
Yarınlara ümitle bakamıyoruz.

Tepkiler anlamını yitirmiş.
Senaristler o kadar çok çoğalmış ki maşallah!.
Hamdolsun herkes politika analisti, olmuş.
Dış ilişkiler, Güvenlik uzmanı olmuş.
TV ekranlarını sırasıyla tavaf ediyorlar..
Aslında izleyicilere 'format' atıyorlar.

Subiliminal mesajlar..
Sakın bu tiplere, şaşırıp kulak vermeyin.
Bu tipler geçmişte de vardı, şimdi de mutasyon geçirmiş hali ile varlar..
Siz, üretmezseniz başkası sizin adınıza senaryo yazar ve oynatır.
Başrol önemli değildir.
*****
Genel başkanlar Salı günleri guruplarında konuşurlar. Tıpkı Cuma da vaazlar gibi. Nasıl olsa dinleyen ve alkışlayan doldur, boşalt bir hazır kitle var.
Ahkam kes.
Tek başına.
İstişare.
Yanlarında danışmanlar.
Demokratik Modifiye.

Efendim neymiş?
Güçlendirilmiş demokratik parlamenter sistem?
Efendim neo-liberal politikalardan sorumlu ekonomi bakanı kimdi?
Para bol iken bu hale neden geldik?

Peki, Amerika'nın 20 cente bastığı 100 dolara biz neden 1700 TL veriyoruz diye soran yok.
Amerika istediği zaman senyoraj hakkını kullanıyor. Biz senyoraj yetkimizi kullandığımız zaman da enflasyona neden oluyor?
Neden?
Yanlış giden bir şey var..
Neden bu hale geldik?
Çok basit..

Dolara bağımlılık yaptık. Böyle böyle alıştırıldık. Özal'dan beri böyle. İşin aslı 24 Ocak kararlarına kadar gider. Gelen paraları yatırım yerine tüketime harcadık. Tüketim pompalandı.
Ucuz parayı bankalar, krediye dönüştürdü ve kredi muslukları açıldı.
Üretim yerine, tüketim tercih edilince açık verdik. Tüketim kaynaklı büyüme gerçekleştirildi. Ayağımızı yorgana göre uzatmadık. Sonuçların cezasını çekiyoruz..
****
Akıllı merkez bankaları kasada dolar tutmaz ki. Tutulan her dolar Amerika'yı finanse etmek olduğunu bütün makro ekonomistler bilirler.
Nerede bu paralar diye soranlara ne demeli?
Sorunun yanlışlığını fark etmeyen gazeteci geçinenler var..
Döviz yatırım aracı değil ki? Değişim aracını biz yatırım aracı yaptık. Her bir doların merkez bankasında durduğu andan itibaren bir taşıma maliyeti var. Duran her bir dolar ABD'yi finanse etmek anlamını taşır. Çünkü ABD dolar ihraç ediyor. Dış ödemeler dengesi sorunu yok ki! Aldığın doları üretken-verimli alanlarda kullanabiliyorsan mukayeseli üstünlükler teorisi devreye girer. Ekonomiyi iyi yönetirsin.
Ekonomi emir komuta ile yönetilmez.

Eğer ekonominin parasal arklarını açık tutmazsanız patlar..
Sel gibi baskın olur.
Çok ağır hasarlar bırakır..
Yaşadığımız durum bundan arklı değil..

Kurlar uzun süre merkez bankasının arka kapı politikası ile bastırıldı. Faizler kontrol altındaydı.
Düşük kur yüksek faiz politikası uzun zaman çalışıyordu.
Heterdoks programa yani gözlerime bak ne görüyorsun politik tercih yapılınca tablo değişti.
Şimdide faiz % 26 bandında..

2021 de en çok kar eden kuruluşlar bankalar..
Bilançolarını bir okuyun.
Merkez bankası bankaları % 14 den fonluyor onlarda bunu % 25 den satıyorlar.
Aradaki fark cebe..

Sonra hazine % 256dan borçlanıyor..
Ben zengini severim politikası.
Yeni mütedeyyin muhafazakarlar böyle..
Şimdi, negatif faize dönüldü. Bu ne demek? Enflasyonun altında kalan getiri demek. İşte o zaman mal ve hizmetlerin fiyatları patlar. İnsanlar faizden kaçar, üretimden kaçar ve para yolunu bulur..
Enflasyon olarak geri döner.

Halbuki bu kadar sık sık maliye ve merkez bankası başkanın değişmesi piyasada güvensizlik yaratır.
Maliye bakanı Nebati, HETEREDOKSLU ekonomik programını uygulayınca enflasyon patladı. Gözlerime baktım aynada. Gözlerimde patlamış. Morarmış.
Efendime söyleyeyim, 2023 Nisan'da er geç enflasyon düşecekmiş! Türk mucizesi dedikleri bu herhalde..
*****
Kaç doların var deniliyordu eskiden. Şimdi kaç milyon doların var diye övünülüyor!
Merkez bankasının en temel amacı fiyat istikrarını sağlamak finansal politik araçlarını bunun için devreye sokmak.
Makroekonomik dengeleri takip edip ayık olarak bunu raporlamak.
Merkez bankasını kapatın 3 aylığına bakın görün piyasalar nasıl terbiye oluyor..
Yazılarımın arşivine girenler görürler..
Ya serbest dalgalanma ya bırakacaksınız dalgalı kur rejimi diyorlar. Bunu yaparsanız diğer enstrüman olan faiz çıpası. Onuda serbest bırakın.
Bakalım piyasa nerede dengelenecek!

Eh! Ne diyelim.
Avukatların, biyologların, tarihçilerin, maden mühendislerin, gazetecilerin jeofizikçilerin bile ekranlarda 'ekonomik' konularda ahkamı kestiği bir ülkede, ne bekliyorsunuz ki?
Birde sözlerine başlamadan önce ben ekonomist değilim, okumadım ama biraz araştırdım diye başlamıyorlar mı konuşmaya...
Bayılıyorum böyle tiplere.

SİLDİKLERİM

Tek ayaküstünde sürekli yalan söyleyenleri,
Arkamdan dedikodu yapanları ve iftira atanları,
Sürekli peşimden bir dilenci gibi koşanları,
Edepsizliklerini yaşam kılavuzu haline getirenleri
Yüzünü maskeleyip ahlaksızca rol yapanları,
Arkamdan her türlü entrika çevirenleri,

Sürekli olarak çeşitli yollarla rahatsız etmiş olanları,
Israrla takip edenleri,
Başkalarının iyi niyetini kullanarak makam, sıfat, unvan peşinde koşanları.
Çıkarları için her şeyi yapanları.
Elinden tuttuklarımın yolda buldukları ile yola devam edip, çukurlara düşenlerinin miyavlayıp kurtar beni diyenleri..
İkili, üçlü, beşli erik dalını oynayanları oynatanları.
Hiç bir özelliği olmadan, sosyal medyasında kendisine her türlü gerçek olmayan unvanları uyduranları..
Ciğeri beş para etmeyen sahtekarları, şerefsizleri hayatımdan sildim.
Bu tip insanlar ya, megaloman ya da şizofrendirler.