Ramazan ayı sadece bireysel bir ibadet dönemi değil, aynı zamanda aile bağlarını kuvvetlendiren, evlerin havasını değiştiren manevi bir bahardır. 2026 yılının bu bereketli günlerinde, huzur ve mutluluk pınarımız yuvamıza dönmek için harika bir fırsat var önümüzde... Evet bu manevi atmosferi ailemizle bir şölene dönüştürebiliriz.
Soframızda Huzur, Kalbimizde Nur: Ailece Ramazan’ı Yaşamak...
Ramazan denince akla ilk gelen kavram sabır olsa da, aslında bu ay en çok “birlik ve beraberlik” demektir. Modern hayatın koşturmacasında aynı evin içinde birbirine hasret kalan aile fertleri için iftar sofrası, sadece yemek yenen bir yer değil; adeta bir gönül köprüsü, bir terapi merkezidir.
Ayet ve Hadislerin Işığında Aile:
Dinimiz İslam, aileyi toplumun kalesi olarak görür. Bu kaleyi ihya etmek ise Ramazan’da daha kolaydır. Yüce Allah (c.c.) Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur:
“Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun...” (Tahrîm 66/6).
Bu ayet, anne ve babalara sadece fiziksel değil, manevi bir sorumluluk da yükler. Ramazan, bu sorumluluğu sevgiyle yerine getirmenin en güzel zamanıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ise bu konuda bize en güzel rehberdir:
“Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en iyi olanınızdır. Ben de aileme karşı en iyi olanınızım” (Tirmizî, Menâkıb, 63).
Ramazan ayını evde idrak etmek ve Ramazan’ın ruhunu çocuklarımızla ve aile fertlerimizle hissetmek için birkaç küçük ama etkili adım atabiliriz:
Sahur Bereketini Paylaşabiliriz: Uykunun en tatlı yerinde uyanıp bir araya gelmek, o sessiz saatlerde çay kaşığı sesleri arasında edilen sohbetler çocuklar için unutulmaz hatıralardır. Hadis-i şerifte buyurulduğu gibi: “Sahur yemeği yiyin, çünkü sahur yemeğinde bereket vardır” (Buhârî, Savm, 20).
Ailece Oruç ve İftar Bilinci İçerisinde Olmalıyız: Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Oruç bir kalkandır. Oruçlu kötü söz söylemesin ve kavga etmesin. Şayet biri kendisine hakaret eder ya da çatarsa iki defa ‘Ben oruçluyum’ desin. Muhammed’in canı kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, oruçlunun ağız kokusu, Allah katında miskten daha hoştur. Oruçlunun sevineceği iki an vardır: Bir, iftar ettiği zaman sevinir, bir de Rabbine kavuştuğu zaman orucunun karşılığına sevinir” (Buhârî, Savm, 2; Müslim, Sıyâm, 163).
Müşterek İbadet: Mukabele ve Teravih: Akşamları ailece Kur’an okumak, teravih namazlarına katılmak veya kısa tesbihatlar yapmak evimizin manevi atmosferine büyük katkı sunar.
İyilikte Yarışın: Evimizde bir “Sadaka Kutusu” oluşturabiliriz. Bu şekilde gün içinde artırılan küçük meblağların Bayram sabahı bir ihtiyaç sahibine ulaştırılacak olması, çocuklarımıza ve ailemize paylaşma bilincini aşılar.
Ekran Diyeti: İftar ile teravih arasındaki süreyi “dijital detoks” saati ilan edip telefonlarımızı bir kenara bırakıp birbirimizin gözlerinin içine bakarak sohbet edebiliriz.
Bir Okul Olarak Ramazan:
Ramazan sadece aç kalmak değil, dili yalandan, kalbi kötü zandan, evi de huzursuzluktan temizlemektir. Bu mübarek ay, çocuklarımıza “sabretmeyi” ve “şükretmeyi” anlatmanın en doğal yoludur. Ezanı beklerken duyulan o tatlı heyecan, aslında hayattaki en güzel şeylerin beklemeye değer olduğunun dersidir.
Sonuç olarak; soframızdaki zeytin kadar sade, hurma kadar tatlı ve dua kadar samimi bir Ramazan geçirmek hepimizin elindedir. Unutmayalım, bu ay biter ama ailemizde bıraktığı o huzurlu iz kalıcı olur.
Hayırlı ve bereketli Ramazanlar dileriz...


Salih Rifat ŞEN
Vaiz/Aile Danışmanı

MEAL OKUYORUM


Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve doğrularla beraber olun. (Tevbe ,119)

HER GÜNE BİR HADİS
“Şüphesiz ki sözde ve işte doğruluk hayra ve üstün iyiliğe yöneltir. İyilik de cennete iletir. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğrucu) diye kaydedilir. Yalancılık, yoldan çıkmaya (fücûr) sürükler. Fücûr da cehenneme götürür. Kişi yalancılığı meslek edinince Allah katında çok yalancı (kezzâb) diye yazılır.” (Buhâri, Edeb 69; Müslim, Birr 103-105.)

GÜNÜN DUASI
“Allah’ım! Beni, iyilik yaptığında sevinen, kötülük yaptığında ise hemen hatasını anlayıp istiğfâr eden kullarından eyle!” (İbn-i Mâce, Edeb, 57; Suyûtî, el-Câmiu’s-sağîr, no: 1462)

BİR SORU-BİR CEVAP


Şeker hastalarının uyguladıkları insülin iğnesi orucu bozar mı?
İğnenin orucu bozup bozmayacağı, kullanılış amacına göre değerlendirilebilir. Ağrı dindirmek, tedavi etmek, vücudun direncini artırmak, gıda vermek gibi amaçlarla enjeksiyon yapılmaktadır. Gıda ve keyif verici olmayan enjeksiyonlar, yemek ve içmek anlamına gelmediklerinden orucu bozmazlar. Ancak gıda ve/veya keyif verici enjeksiyonlar orucu bozar (DİYK 22. 09. 2005 tarihli karar). Şeker hastalarının kullandıkları insülin iğnesi bu nitelikte olmadığı için orucu bozmaz.

(Fetvalar,DİB Yay.syf.276)