CUMA VAAZLARI…
Muhafazakar ve mütedeyyin Müslümanlar Cumaları kaçırmazlar..2rekat Cuma namazı Farz..
Öncesinde, vaaz verilir…
Gelenler dinler..
2 tane İlahiyat Camisi var.
Hem Kuyubaş'ında, hem de Osmangazi Üniversitesi içinde..
Duruma göre, ben genelde Osmangazi'ye giderim. Dikkatimi çeken bir olay var. Cemaat, Cuma namazından sonra genelde Camiyi terk eder.. Yine her Cuma Hutbeden sonra imam efendi bir duyuru yapar. Ya bir camii yapımına ya da Kuran kursu inşaatı yapımına katkı verilmesini ister yardım talebinde bulunurlar..
Kimisi de öğle namazının 4 rekat farzından sonra…
Tespih dualarını beklemeden..
Kimisinin işi vardır, işine yetişmek için, koşturur..Kimiside memurdur..
Cuma namazı önemlidir. Kalabalıkolur, Camiler dolar taşar..
Cuma Hutbeleri de çok önemlidir. Dinlemek farzdır..
Diyanet, hutbeleri merkezden gönderir ve imam efendi Cuma hutbesine çıkar ve okur. Yarı Arapça, yarı Türkçe dualar eder ve Cuma müezzin efendinin okuduğu seladan sonra, cemaat dirsek teması boşlukları doldurarak Cuma namazının kılması için esas duruşa geçer ve niyetten sonra, Farz olan 2 rekat Cuma namazını eda eder..
Aynı safta, kimisi Şafi ,kimisi, Hanbeli, kimisi, Şii,kimiside Hanefi fıkhına göre amel eder..
Bazı mütedeyyinmuhafazakarlar da Cumalara gitmez! Nedeni de Türkiye Cumhuriyetini Dar-ulİslam bir memleket olarak görmezler..Dolayısıyla hür değildir ve Cuma da caiz değildir, derler.
Neyse, asıl konumuza gelelim..
CUMA NAMAZINDA AKILLI TELEFONLARIN ÇALDIKLARI MÜZİKLER
Gibi her camide, namaz esnasın da çalan telefonlar mevcut. ...
Arıyor?
Hele Cuma mesajları ardı ardına geliyor. Belli ki Müslümanlık hızla artıyor.
Akıllıtelefonlar ve internet nimet midir yoksa zillet mi? Anlayamadım gitti vesselam! Namazındaykençalan cep telefonu bir sıkıntı, Cuma hutbesi okunurken çalan cep telefonu ayrı bir sıkıntıdır.
Camiye girerken neden kapatmazlar onu da anlayabilmiş değilim!
*****
Mobil teknoloji..
Yeni nesil cep telefonlarında Android işletim sistemi var..
Ekranı parmaklama metodu ile çalışıyor. Akıllı ceptelefonlarında kullanılan en çok indirilenmoda şarkıları, oyun havalarınızil sesleri yapmışlar...
Biz hala analog da kaldığımız için ekranı parmaklayamıyoruz...
Kimisi de, akıllı cep telefonları ile Cuma hutbesini kayda alıyor canlı yayına veriyor.
Öyle programları var bu akıllı telefonların..
Kimiside, bol bol fotoğraf çekiyor. Kimisinin gözü ekranda…Fırsat buldumu hemen yazışıyor..Wapsattan…Maşallah gençlerin parmakları çok hızlı..
Kıyamdayız. Hoca efendi Fatiha'yı okuyor. Sessizliği cep telefonundan çalan kıvrak bir müzik bozar..
Kız saçları ne kara
Ondan olur makara
Kara gözlü yarime
Yakışmıyor sigara
Yalellin ya Allah
Dokumacı kızlar
Yalellin ya Allah
Basmacı kızlar
Yalellin yallah..
Esmerim fıstık gibi
Kalçası yastık gibi
Ben esmere dayandım
Pirelli lastik gibi, yar yar.
Ya da, çiftetelli çalar…
Adam cep telefonunu kapatmak için mücadele verir ama nafile. Cebindeki telefonun kapat tuşunu buluncaya kadar, çoktan ruküya varılır..
Namazlarımızı ne hale getirdik.
Camilerimizi de ne hale getirdik?
Yeni nesil '4.5 G' Cumalar böyle..
Allah kabul etsin!.
Cumanız hayırlara vesile olsun.
Bu teknoloji Müslümanları bozar..
.
Hutbeden de İmam hutbeyi okuyor. Dualar okunuyor..
Hepimiz bir ağızdan amin diyoruz.
Kiminin gözü başka yerde, kulak başka yerde, akıl başka yerde, kalbi başka yerde, imanı başka yerde..
Cumalarımızı hızlandırılmış bir şekilde böyle eda ediyoruz..
Bir sonraki Cuma buluşmalarına kadar..
Cepte mesaj menüsüne girin ve hayırlayın!..
Hepinizin Cuması hayırlı olsun..
Dokumacı kızlar yalelli yallah!..
ÖMER HAYYAM
KİMSE BİLMEZ.
Ben olmayınca bu güller, bu serviler yok.
Kızıl dudaklar, mis kokulu şaraplar yok.
Sabahlar, akşamlar, sevinçler tasalar yok.
Ben düşündükçe var dünya, ben yok o da yok.
Aşk o yüce mimar, beden evimi kurunca
Aşk dersini yazdırdı bana her dersten önce
Sonra bir parça altın koparıp yüreğimden
Bir anahtar yaptı mana hazinelerine.
Can yoldaşı dostlar çekildi gittiler
Ecel çiğnedi hepsini birer birer
Yan yana oturmuştuk, hayat sofrasına
Bizden birkaç kadeh önce sızdı gittiler.
Yokluk suyuyla ekilmiş tohumum benim
Gam ateşiyle tutuşmuş yanar yüreğim
Alındığım toprağa verilmeden önce
Dünyanın serseri yelleri önündeyim.
Mezarda yatanların toz toprak her biri
Zerre zerre dağılıp gitmiş bedenleri
Ne şarap ki, bir içen sızmış mahşere dek
İşten, güçten habersizler yıllardan beri.
Bu yıldızlı gökler ne zaman başladı dönmeye?
Ne zaman, yıkılıp gidecek bu güzelim kubbe?
Aklın yollarıyla ölçüp biçemezsin bunu sen
Mantıkların, kıyasların sökmez senin bu iş de.
Bin bir tuzak kurarsın yolum üstüne
Adım atma yakalarım dersin bir de
Bir zerre var mı dünyada yönetmediğin
Neden, asi dersin kendi yürüttüğüne?
Bilmem, Tanrım, beni yaratırken neydi niyetin,
Bana cenneti mi, cehennemi mi nasip ettin;
Bir kadeh, bir güzel, bir çalgı bir de yeşil çimen
Feleğin atı eğerlenip dizginlediği gün
Göklerin yıldızlarla donatıldığı gün
Bize, bu nasibi verdi kader divanı
Biz yoktuk, kusur paylarımız dağıldığı gün.
Oruç tutup namaz kılmağa kalktım geçende
Dedim, belki öyle ererim dileklerime
Yazık ki, bir kuru yelle bozuldu abdestim
Bir damla şarapla da, orucum gitti güme.
Senden benden önce kadın erkek niceleri
Şenlendirip, süslediler dünya denen yeri .
Senin, tenin de toprağa karışacak yarın
Senden beslenecek nice insan bedenleri.