Kadir Mısırlıoğlu. Başında kırmızı 'fes' ile TV ekranlarından vaazlar veren biri...
Devlet katında İtibar gösterilen sözde ilim adamı 'tarihçi'?
Uzun zamandan beri Mustafa Kemal Atatürk'e saldırıyordu...
Bir meczup...
Vehhabileri, selefiler seven ve İngilizlere sempatisi olan bir 'mandacı' zihniyet...
Gayr-Milli.
Söyledikleri, düşüncelerin dışa vurumu...
Bakın ne diyor; 'Mustafa Kemal'e zerre muhabbeti olanla bu dünyada da, ahirette de bir alakam olamaz'!
'Kurtuluş Savaşı'nda Yunan galip gelseydi, 'hilafete' dokunulmazdı' ...
Bu sözleri nedeniyle tepki toplayan, Kadir Mısırlıoğlu'nun Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve TBMM Başkanı İsmail Kahraman tarafından ziyaret edilmesi, TBMM Genel Kurulu'nda AKP ve CHP Milletvekilleri arasında tartışmaya neden oldu.
ÖZGÜR ÖZEL ziyarete gidenleri eleştiriyor ve diyor ki; Hasta var, hasta var. Bu, bir kere 'akıl' hastası. 'Ruh hastası ve Atatürk düşmanı'.
Eee! Böyledir demokrasi dediğimiz şey... Gerçek demokrasilerde, düşüncelerini dile getirmek suç değil. Her dönemde, bu tip meczuplar ortaya çıkar ve Mustafa Kemal'e saldırırlar... Kendilerini tarikat lideri, Cemaat lideri, Şıh'ı, hacıları, hocaları ortaya çıkar ve demokratlara, aydınlara, Mustafa Kemal'e saldırırlar..
Bu alışıldık bilinen bir durum...
Bazıları, Padişahları Hilafeti sever. Ağzına geleni söyler.. Varsın söylesinler...
Nasıl olsa,'kindar' bir toplum olmadık mı?

TARİKATLAR-CEMAATLER BİRBİRİNE GİRDİLER...
Şu yanılgıya düşmeyelim. İnsanların inançları ve imanları kişinin kendisini ilgilendirir.
İslam'da bunu,'kafurun' suresinde Yüce 'ALLAH' açıkça bildirmiştir. Leküm, diniküm veliyedin. Senin dinin sana, benim dinim bana...
Peki, devlet ne zaman müdahale etme yetkisini kullanır. Bu tarikatlar, cemaatler, inançlarını, inanç ticareti yapmaya başlayıp, politik güç devşirme anlayışı ile 'devleti içinde yuvalanma ve ele geçirme' planları yaparsa, terör örgütü haline gelirse, devletin kendini koruma refleksi harekete geçer ve buna asla müsaade etmez.

Bu Devletin en temel hakkıdır...
Somut örnek,'Fetö terör' örgütü...
Gelecekteki Türkiye'nin başına bela olacak olan bu anlayış,İslam dini için en büyük tehlikelidir ve beka sorunu olacaktır... İslam dünyasın geçmişinde bu sapkınlar çok görülmüş örnekleri ile doludur...
Haşhaşiler, hariciler, Muaviye'nin iktidarı bunlardandır. Daha birçok örnek vardır. Bunların önermesi şudur. İslam dini bizim tekelimizdedir, bizim söylediklerimiz doğrudur ve bizim dışımızdaki herkes batıldır.
İnanç kodları budur.
Büyük bir oyunun çeşitli fraksiyonlarla kurgulanmış modelleri Türkiye'de Tarikat, Cemaat adı altıda sergileniyor..
Hatırlarsınız. Basına da yansıdı. Hatta İsmail ağa cemaatinde'cinayet' bile işlendi.
Şimdi,farklı bir çıkar çatışması var...
Cübbeli Ahmet'le, Fatih Nurullah hocalar arasındaki çatışma ve atışmaları had safhaya çıktı. Ekranlardan bu çatışmaları izliyoruz...
Fatih Nurullahi Muaviye'yi FETÖ'ye, Şam'ı Pensilvanya'ya benzetiyor...
Vay! Sen misin bunu söyleyen. Cüppeli Ahmet hemen cevap veriyor; 'böyle şeyhlik mi olur, böyle tarikat mı olur, böyleta savvuf mu olur, şeriatsız, dinsiz tarikat mı olur, 'millet bunlara mürit oluyor', millet bunlara kapılmasın' diye ikaz ediyor.
Uşşaki cemaati lideri Fatih Nurullah'tan cevap gecikmiyor.'Ben elimi öptürmeye meraklı değildim ama manevi bir uyarı aldım, bana dendi ki: 'Niye elini öptürmüyorsun? Elini öpen cennete gidiyor!'
İsmail ağa'ya ve Cübbeli'ye 'terbiyesizler', 'hayasızlar', 'müptezel alimler' sözleriyle suçlayan Fatih Nurullah, İsmailağa'nın peygambere muhalif olduğunu iddia ederek,'Benim işim ahireti kazanmak, benim işim para kazanmak, cukkalamak, sağı, solu yontmak değil' diyerek Cübbeli'ye göndermede bulunuyor.
Uşşaki Tarikatı Lideri Fatih Nurullah, cüppeli için '20 senedir konuşuyor, nereden konuşuyor, kim? konuşturuyor' diye sorguluyor.
'Saltanat dönemi geçti', 'burası laik Türkiye Cumhuriyeti, diyor... Aslında ben cumhuriyeti savunuyorum. Cumhuriyetçiyim demek istiyor... Ama elini 'öpene cennet vaat' ediyor.
EY! Müslüman, mütedeyyin, muhafazakarlar... Haliniz, Pür mealiniz bu..
*****
Sahneye konulan Tuluat tiyatrosunda, çıkar amaçlı dini referanslı büyük bir orta oyun oynanıyor. Mütedeyyinmuhafazakar kesimlerde ilgiyle izliyor...
Taraftarları da birbirlerine her türlü, fitnelikleri, münafıklıkları, ortaya sürüyor...
Biz bunların ne olduklarını çok iyi bilenlerdeniz... Birbirlerine neler söylüyorlar?
İslam dini bu hokkabazların yüzünden çok ağır yaralar alıyor. Bunların İslam dinine ne yararı olabilir ki?
O içi boş söylemlerin, nahoş fıkraların, kaba benzetmelerin, üstü hafif örtülmüş küfürlerin ve en ilkel bir sözüm ona mizahın ne anlamı olabilir?
Kimbilir? İslam'ı kesimiminde bir stand- upçı Cem Yılmaz versiyonuna ihtiyacı vardır. İslamcı kesiminde gülmeye hakkı olabilir. Bu boşluğu dolduruyor olabilirler...
Baksanıza, İslam'ı fetvalar verenler altlarında gavur malı Jeepleri, arabaları, jet skileri var. İslam'ı muhafazakar otellerde tatil yapıyorlar. Ellerinde son model akıllı cep telefonları. Sosyal medyadalar. Binlerce liralık tesettürlü moda giyim evlerinde giyiniyorlar. Özel kuaförleri var. Geziyorlar, yanlarında cariyeleri... Villalarda,konaklarda yaşıyorlar. Onlarca hizmetkarları emrinde.
Eee ne olmuş diyebilirsiniz? Olmasın mı? Diyebilirsiniz. Post modern Seküler muhafazakarlık-Müslüman kapitalistler buraya çoktan evrildi bile...
Her şey bu dünya için yallah!... Cennete gitmek isteyenlerde Uşşaki Şıhı Fatih Nurullah'ın elini öpüyor.