Akaryakıt Fiyatları Astronomik Seviyelere Ulaştı
Türkiye her açıdan büyük bir ekonomik krizin pençesinde. Pazar ve marketlerdeki fiyatlar karşısında hepimizin ağzını açık bırakıyor. Türkiye'nin şahsına münhasır ekonomik kriz yetmezmiş gibi bir de Rusya-Ukrayna savaşının getirdiği ekonomik kriz de sırtımıza bindi. 21. Yüzyılda yaşandığına hala inanmakta güçlük çektiğimiz bu sıcak savaş Petrol fiyatlarını ciddi şekilde vurdu. Rusya günlük ürettiği 10 milyon varili aşkın petrol miktarı ile dünyanın en önemli petrol ihracatçılarından biri. Dolayısıyla savaşla birlikte petrol fiyatlarındaki sıçrama kaçınılmazdı diyebiliriz.Dünya çapında petrol fiyatları için öncü gösterge sayılan Brent Petrol'ün varil fiyatı beklendiği gibi savaşla beraber aşırı derecede yükselmeye başladı. Ben bu yazıyı yazdığım sıralarda varil fiyatı 130 dolar civarında seyrediyor. Bu fiyat geçtiğimiz hafta 120 dolardı. Şubat ayının son haftasında ise 97 dolardı. Biraz daha geriye gidip yılbaşındaki fiyata baktığımızda ise 78 dolar seviyelerini görüyoruz. Yılbaşından beri görülen yükseliş inanılmaz. Bu tüm dünya için zor bir durum. Petrol fiyatlarının 2'ye katlanmasının acısını tüm ülkeler çekecek.
Dikkat ettiyseniz yukarıda bahsettiğim varil fiyatları dolar cinsinden. Bu varil fiyatlarının geçen seneden beri ikiye katlanması, para birimi güçlü olan ve kolay kolay değer kaybetmeyen ülkeler için sadece iki katlık bir petrol fiyatı artışı anlamına geliyor. Ama para birimi dolar karşısında sürekli değer kaybeden bizim gibi ülkeler için tablo çok daha karanlık. Geçen yıldan beri Dolar/TL paritesi ikiye katlandı. Hem dolar hem petrol fiyatı ikiye katlanınca gelen zamlar da katmerli oluyor tabi ki. Geçen sene bu zamanlar 7 lira civarı olan benzinin litresi şimdi 20 lira civarında seyrediyor. Akaryakıttan alınan fahiş miktardaki vergi azaltılmasaydı artış 4 kat veya fazlası olacaktı ama şimdilik 3 katlık bir artış görmüş olduk. Bu arada petrolü dolarla aldığımızı düşününce bu petrol fiyatı ile cari açığın çok daha fazla artacağını dolayısıyla doların da yükselmeye devam edeceğini söyleyebiliriz. Tam bir kısır döngü içindeyiz yani anlayacağınız.
Bir zamanlar akaryakıta gelen fahiş zamlar ve vergiler sorulduğunda ''sıkıntı yok ben hep 50 liralık alıyorum'' diyen mutlu vatandaşlarımız vardı. O vatandaşlar acaba hala sırıtarak bu cümleleri kurabiliyor mu? Ya da benzinliklerde artık 50 liraya benzin veriyorlar mı yoksa sadece koklatıyorlar mı bilemiyorum.
Ekmeğe Zam Da Kapıda
Savaş yüzünden fiyatı fırlayan sadece petrol değil maalesef. Buğday fiyatları da dünya çapında yükseliyor. Sadece geçtiğimiz hafta buğday fiyatı %40 artışla 12 dolara yükseldi. Bunun ekmek fiyatlarına hatta tüm unlu mamul fiyatlarına yansıması çok ağır olacak. Ama bu noktada Türkiye için ayrı bir parantez açmak istiyorum. Dünya çapında Buğday fiyatları artınca aslında en az etkilenen ülke Türkiye olmalı. Şu an üzerinde yaşadığımız topraklar dünya tarihinde ilk tarımın yapıldığı, tarımın keşfedildiği ve geliştirildiği topraklar. İklim son derece müsait, topraklar geniş, çalışacak insan sayısı da fazlasıyla yeterli. Tüm bu imkanlara rağmen Türkiye buğdayı dışarıdan alıyorsa burada büyük bir politika hatası var demektir. Hatta bu duruma hata demek çok hafif olur. Çünkü bu topraklarda tarımı bitirmek için kötü politika bir yana üzerine bir de çaba göstermeniz gerekir. Bu çaba gösterilmiş ki Türkiye ihtiyacı olan buğdayın sadece yarısını kendi üretebiliyor. Kalan yarısını ise yurt dışından ithal ediyor. İşin daha kötü yanı ithal edilen buğdayın yaklaşık %80'i Rusya'dan, %10'u Ukrayna'dan… Yani şu anda devam eden savaş belki de en çok bizdeki ekmek fiyatlarını vuracak.
10 bin yıl önce tarımın doğduğu topraklarda yaşayıp, bu topraklarda tarımı bitirmenin, yeterli derecede buğday bile üretememenin faturası hepimiz için ağır olacak. Maalesef Türkiye Çin'den bile daha fazla buğday ithal ediyor. Eğer ekmeğini bile kendin üretemeyip dışarıdan dolarla alıyorsan o ekmek 5 lira da olur, 10 lira da olur. Hiçbir şey üretmeden her alanda tüketici konumunda olmanın faturasını çok ağır ödeyeceğiz. Umarım bu yaşananlar ilerisi için ders oluyordur. Gereken dersin alınıp alınmadığını ilk seçimde göreceğiz.
Kitap Tavsiyesi:Ekonomi Politikası (Mahfi Eğilmez & Ercan Kumcu)
Haftanın Sözü:Savaş kimin haklı olduğuna değil, kimin güçsüz olduğuna karar verir. (Bertrand Russel)