Kazım Kurt'un 3 Mart Cuma Günü Yapılan Meclis Toplantısındaki Konuşması...(dünden devam)
TOKİ ile uzlaşmaya çalıştığını fakat TOKİ'nin uzlaşmak istemediğini belirten Başkan
Kurt, 'Benim hiç kimseye düşmanlığım yok. Sizin bu tavırlarınıza rağmen ben merkezi hükümetin kurumlarının neredeyse yüzde 80'iyle uzlaşan, onlarla iş çözen bir noktadayım.
Uzlaşma devlet yönetiminde esastır. Biz çok denedik TOKİ ile uzlaşmayı. Uzlaşmadıkları için biz bu
gerçekleri ortaya koymaktan kaçmayız. TOKİ,
gerçek hedefinden, gerçek amacından uzaklaştıysa, ben bunu söylemediğim zaman bu TOKİ'yi yüceltmez. Dolayısıyla herkes katlanacaktır, bu
eleştirileri yapacağız. Karapınar öyle ya da böyle çözülmek zorundadır. Biz şartları sonuna kadar zorlayacağız. Bizim için önemli olan oradaki hemşerilerimizdir. Burada AKP şöyle olmuş, MHP şöyle olmuş, TOKİ şöyle olmuş, bunlar mazerettir. Bunlar bizi ilgilendirmiyor. Doğru bir
şehirleşme, doğru bir
konut hakkı ve insanların
mülkiyetine saygı. Bizim temel hedefimiz budur. Bunu sağlamaya çalışıyoruz. Aksine işlem yapılsaydı şimdi farklı bir noktada olunabilirdi. Biz, ona izin vermedik, vermeyeceğiz. İnşallah 10 yıl bekleyen proje, bir ayda bir şey kaybetmez. Deneyin. Zaman zaman bazı konularda iddialı sözler söylediniz ama yerine gelmedi. Bunu da deneyeceğiz. Bu bir
avanstır. İnşallah olumlu sonuçlanır. Temel amacımız bu işin çözülmesidir...
PUTİN DİKTATÖRDÜR.
Başkan
Kurt, Rusya'nın Ukrayna'ya savaş açmasına tepki gösterdi.
Söyledikleri önemliydi.
Yaptığı konuşmasında;
Savaş zorunlu ve hayati olmadıkça cinayettir. Ne ABD' nin ne
Rusya'nın kendi ülkesinin çıkarları için başka ülkelere müdahale etmeye hakkı yoktur. Saldırgan her türlü hareket insan haklarına aykırıdır. Bazı aklı evveller ABD' ye karşı olmak asına Rusya'ya hak vermeye çabalamaktadır. Solculuğuna zarar geleceğini zannederek, Rusya'yı suçlamaya korkmaktadır. Korkmayın. Ne
Rusyasosyalist bir ülke ne de
Putin insan haklarına saygılı demokrat barışçıl barışsever bir politikacı.Putin tam anlamıyla
despot bir
diktatör. Amerika, ya da Rusya ya da
Hayır.
SAVAŞIN HER TÜRLÜSÜNE HAYIR.
Çünkü silahsız siviller, kadınlar ve savunmasız, günahsız çocuklar ölmekte. Hiç kimsenin başkalarını öldürme hakkı olamaz. Kaldı ki dedeleri
kırımdan göç etmek zorunda kalmış, kalan bir kişi olarak olaya bakışımda bazı farklılıklar olmaktadır. Bir halkı topyekûn vatanından sürgün etme ye soykırıma tabii tutma ya çekinmeyen bir devlete karşı hoşgörülü davranmayı kimse bekleyemez. Toptancı bir yok etme yaklaşımla bütün
kırım tatarları suçludur anlayışında olanlarla aynı cephede olmam mümkün değildir. Şu anda da Ukrayna da yüz bin civarında sürgünde yaşayan soydaşımızın yaşamı tehlikededir. Kırımda da üç yüz bin civarında ki soydaşımızın geleceğinden kuşkuluyum.
Savaşın en önemli argümanının
KIRIM olduğu tartışmasızdır Bunu nereden anlıyoruz. Rusya'nın barışın iki şartından biri in
Kırım'ın Rusya'nın, Rus toprağı olduğunun kabulünü istemesinden Demek ki bu savaşta da
Kırım pazarlık konusudur. Bu nedenle bizler, daha hassas biçimde takip ediyoruz. Nitekim Ukrayna'da ki savaştan kaçan
soydaşlarımız Türkiye'ye gelme başladılar.
Kadın çocuk ve yaşlılardan oluşan bu konuklarımıza bakmak, gözetmek, bizim boynumuzun borcudur.
Bu savaşın sorumlusu kısım
TATAR halkı olabilir mi?
Ne
KIRIMI yönetebiliyorlar ne de
Ukrayna' yayı. Öyleyse, hangi politikası nedeniyle Rusya'ya ve Putin'e zarar verdiler. Zarar vermediyse neden? '
KIRIM'pazarlık konusu oluyor. Neden
KIRIM tatarları da ölüyor?.
OLİGARKLAR VE PUŞKİN..
Peki, bu konuşmayı
KÂZIM KURT neden yapma gereğini duydu? Perde arkasında neler var. Kırım
tatarlarına her zaman sahip çıkan
KÂZIM KURT Ukrayna
Tatar milletvekili
Mustafa Abdül Cemil Kırımoğlu ile sürekli görüşerek Ukrayna'daki gelişmeleri, bilgileri haberleri
güncel olarak alıyor.
CHP üst yönetimlerine de bilgilendiriyor. Onların görüşmelerini sağlıyor...
Kırım TATAR halkının üzerinde oynanan '
RUS' oyununa
dikkat çekiyor..
Konuşmasındaki
diplomatik üslup birileri konuyu iyi anlasın, anlaşılsın diye yaptığını anlıyoruz...
Acıklı bir dramı yaşayan
Tatar halkının
trajik kaderini ortaya koydu. Kim? Ne anlarsa anlasın diye!.
Putin'in sosyalistlikle falan ilgisi yoktur demesi bunun için. Malum, bazıları onu
sosyalist çizgide görmek istiyor. Gerçekten
PUTİN bir
diktatördür ve
Rusoligarkları onun
mal varlıklarını korur ve
kollarlar..
Aleksandr Puşkin'in bütün eserlerini okursanız
PUTİN' i daha iyi anlarsınız!..
Rus yönetimi Yol haritasındaki
stratejisi '
Puşkin'in felsefesine' göre yeniden şekillendiriliyor.
Puşkin'in, İsa Peygamber'in şahsiyetini açıklamaya çalıştığı ünlü '
Peygamber' şiiri, Tanrı'dan insan bilincine armağan edilen
dinî değerleri şöyle yansıtmıştır:
Çölde yatan cesedime
Aniden bir ses geldi Tanrı'dan,
'
Kalk, Peygamber, kalk, gör, işit',
Diyar, diyar dolaşarak,
İrademi kabul et, ettir, git,
İnsan kalplerini sözlerinle yak'.
Bu
gerçekçilik akımını
Putin siyasette çok stratejik hamlelerle sürdürüyor. Siz, saat başı yorum yapan kafanızı karıştıran '
stratejist' geçinenlere bakmayın. Rusların
hayalleri bitmiş değil. Sadece, zaman içinde
taktik değişikleri yapıyor. Şimdilik
santraç tahtasında ilk hamleyi yaptılar..
İlber Ortaylı hocayı okursanız ne demek istediğim daha iyi anlarsınız!.
Bizler, çok daha dikkatli dünyayı ve RUSYA' yıtakip etmek zorundayız. Zira,
kadim tarihimizi hiçbir zaman unutmamalıyız.
Ruslarla dans ederken ayaklarımıza bastırmamalıyız.
Bağımsız Türkiye çok daha önemlidir.
Yolumuzda bellidir. Mustafa Kemal'in aydınlık yolu bize ışık tutacaktır.
Başka söylemler ise fasa, fisodur..
*****
Birleşmiş Milletler tarafından 1977 yılında ilan
edilen 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nün anlamını kadınlarımızdan çok daha kim bilebilir..
Erkekler mi?
Halbuki sorun erkek sorunu.
Emek sorunu, demokrasi sorunu.
Kadının adı yok eserinde
DUYGU ASENA bu toplumsal soruna değinmiştir..
Erkekler şöyle başlarlar yazmaya.
Efendim, onlar hayatımızın en özel varlıkları... Kimi
annemiz, kimi
hayatımızın en büyük
aşkı, kimi arkadaşımız, kimi ise göz bebeği
kızımız..
Bütün bu çaba bir günü dünya kadın günü olarak kutlamak için her günü mutlu kadınlar günü kılmak için! Bu uğurdaki çabalarınız için minnettarız.
Gününüz kutlu olsun..