Aklıma Adalet ve Kalkınma Partisiiktidarı değil de, Cumhuriyet Halk
Partisi iktidarı olsaydı Mesut Özarslan parti değiştirecek miydi? Özlem Çerçioğlu parti değiştirecek miydi?
Belediye meclis üyeleri, belediye başkan yardımcıları parti değiştirecekler miydi?
Bu filmi çok gördük.
Elbette, Hayır! Değiştirmeyecekti. Genel Başkan burada küfretse de değiştirmeyecekti.Keşke al babanı da git deseydi Bütün partilerde benzer durumlar var.
Merak etme sen. Gazetecilere edilen küfürler buradan Ankara’ya geçiş garantili Yol olur.
SİYASAL SİSTEM YOLSUZLUK ÜRETİYOR
Bu konuda ciddi bir fikir tezi göremedim. En büyük yolsuzluklar ihalelerden geliyor.
Kamu yönetiminin çarpık yönetim anlayışından geliyor. Uzun bir konu başlığı.
Kimsede bunu değiştirmek isteniyor. Çünkü siyaseti yolsuzluklar ve suiistimaller finanse ediyor.
Yolsuzluk endeksine bakın. Ne haldeyiz.
YOLSUZLUK DOSYALARI?
Siyasi iktidar muhalefetteki isimlerinyolsuzluk dosyalarını, zaman zamancinsel dosyalarını, özel hayatlarını, ihale yolsuzluklarının her şeyi hafızaya alınır.
Sonra sırası geldiğinde bunlar parkenden olarak kullanılır.
Siyasetin en kirli yüzüyle burada başlıyor ve bir bu dosyalarla rakiplerini sıkıştırıyorlar.
Onun için siyaset kirlendi. Peki, eskiden böyle miydi? Eskiden de kirli ilişkiler vardı ama bu kadar ayyuka çıkmamıştı. Çürümenin oranı bu kadar etkili değildi.
Emin olun devlet bütün kirli ilişkileri bilir ve hafızaya not eder. Zamanı geldi mi hesabını sorar. Sadece, 2024 Mayısında yapılan seçimler öncesinden, hatta yuvarlak masadan başlayan ve gelişen olayları tek tek inceleyin ve şimdiki gelişen olaylarla mukayese edin.
Seçimlere kadar olacakları da, çok rahat tahmin edebilirsiniz.
SORU ŞU: SİYASET NEDEN KİRLETİLİYOR? SİYASETİ KİMLER KİRLETİYOR?
Bu soruların yanıtlarını verebiliyor musunuz?
Siyasetin kirletilmesinin nedenini akılcı bir şekilde analiz yapamıyorsanız o zaman sizde bu bozuk düzenin, işbirlikçisi olmuşusunuz demektir.
Ben masumum demek hakkına sahip değilsiniz. Kim ki akılla,akılcı bir şekilde hareket edemiyorsa, düzenin esaret zincirlerine bağlanmış demektir.
Yani politika tek adam politikası her yerdebaşlamış demektir. Bunu her alanda görüyoruz.
Eğri oturalım doğru konuşalım. Herkes kendi çapına göre “reis” olmuş durumda. Bu durumda sizin demokratik gelişmelerin olacağından umudunuz var mı?
İnsanımız demokrat değil ki!
TÜRK SİYASETİNİN AHLÂK SORUNU VARDIR
Bu zincirler çok çeşitlidir. Makamdan başlar uzayıp gider. Kısacası masa, kasa nisa meselesidir.
Avrupa’nın bilim ve düşünce tarihinde 17 Şubat 1600 tarihinde çok ünlü olan Dominik Rahibi GiordanoBruno Roma'da yakıldı.
Roma'da bulunan 61 kardinalden yaklaşık ellisi XIII. Papa Clemente tarafından ilan edilen 'Jubilee' yılının ilk önemli olayı olan gösteriye katıldı."
2 gün sonra kilisenin gazetesi olan Avis'te de bakın ne yazıyor:
"Perşembe sabahı pazar alanında NOLA kentinde doğmuş olan ve suçlu bulunan Dominik rahibi GiordanoBruno Roma'da diri diri yakıldı.
SİZE BİR ÇAĞRIŞIM YAPIYOR MU?
Bunu neden yazdım.Çünkü çok önemli bir bilim insanın, engizisyon mahkemesi nelerle suçluyordu?
Hâlbuki kendisi de rahipti.
Bu olayı seyretme gelen, hoşlanan insanlarla dolup taşmıştı. İşte o zaman insanlık kokmaya başlamıştı. Düşünürlerin beynine kazınmıştı. Bu gün batı düşünce tarihinden bu güne gelirken geçmişte ödediği bedelleri bilirler. Özgürlüğün ne olduğunu bilirler.
Galileo’da önemli bir bilim adamıdır ama, cesareti olmadığı için bildiklerini söyleyememiştir.
TARİHTE YAŞANMIŞ BAŞKA BİR OLAY
Seyyid Nesimi’nin derisi yüzülmüştür hallacı Mansur’u hatırlayın.Bağdat'ın Bâbüttâk denilen semtinde önce kırbaçlandı; burnu, kolları ve ayakları kesildikten sonra idam edildi.
Kısacası yüzlercesi işkencelerden geçirilmiş ve öldürülmüştür.
Bunları da öğrenmek gerekmiyor mu?
Bizim geçmişimizde de, kültürümüzde de yüzlerce örneği var. Bunun en somut örneği Kerbelâ olayıdır ve Hz. Hüseyinin başı kesilmiştir, sülâlesi yok edilmiştir.
ÇÜRÜMÜŞLÜK, KOKUŞMUŞLUK, NEPOTİZM VE DÜZEN…
Çürümüşlük toplumun her tarafını sarmışsa, işte o zaman kritik bir eşikteyiz demektir.
Çürümenin önüne geçmek için temel sorunumuz olan ahlâki sorununu çözmek zorundayız.
Etik değerleri koymak ve uygulamak zorundayız.
Özgür basın bu nedenle çok önemlidir. Basında, kendi etik değerlerine sahip çıkmak zorundadır. Madrabazları asla içinde barındırmamalıdır. Elbette bu çürümüşlükten bir gecede kurtulamayız ama, ilk adımları da atmalıyız.
Zira bu camiada hokkabazlardaamip gibi çoğalmaya başladı.
HİÇ KİMSE ELEŞTİRİLEMEZ VE DOKUNULMAZ DEĞİLDİR
Yani Türkiye’nin şu tabloyu hep şuradan mıkonuşacağız? Bizim mahallede ise, ne yaparlarsa yapsınlar eleştiremezsin. Muhalefette isen kıyasıya eleştir veryansın et. Böyle bir saçma sapan hastalıklı bir yapıdan nasıl bir sonuç bekliyorsunuz ki!
Gazetecinin bir siyasi görüşü veya felsefi inancı olabilir. Mesele şu. Eleştirilemez, kimse yoktur. Yanlış görülen her şey yazılır ve eleştiriye açıktır.
CHP’li belediyelerin yanlış yapıyor. Çok kötü yapıyor diye bazı argümanlarını da ortaya koysaydım. Çok kötü yönetiyor deseydim emin olun şunu söyleyeceklerdi. Sen niye eleştiriyorsun? AKP’ yemi çalışıyorsun derlerdi?
Veya iktidarın yaptıkları doğruları da yazsaydım bu kez de aynı şey olacaktı.
İktidara mı çalışıyorsun?
Veya CHP’li belediyeler başarılı işler yapıyorlar. Halka iniyorlar. Vatandaşı dertlerini dinleyip çözüm getiriyorlar diye yazsam ve bunları belgelesem, bu kez de AKP’ li mahalledensesler yükselir. Sen zaten CHP zihniyetini taşıyorsun. Hiç kimseden objektiflik beklemiyorum ama biraz vicdan diyorum?
El insaf..
Hırsızlık, yolsuzluk ve her türlü ahlâksızlığı yapanın, dincisi, dinsizi, sağcısı, solcusu, muhafazakârı, liberali olur mu?
Kısacası, herkes kendi buğulanmış penceresinden bakıyor.
BİR NOT;
Gelecek partisi genel başkan yardımcısı Selçuk Özdağ..
Siyasi Etik Yasası Çıkarmak İstedik; Erdoğan, "İlçe Başkanı bulamayız" demiş Davutoğlu’na.
ATATÜRK diyor ki: Dünyada her milletin varlığı, kıymeti, hürriyet ve bağımsızlık hakkı, ancak gösterdiği ve göstereceği uygar eserlerle orantılıdır.
Şimdi orantılara bir bakalım..
Eser siyasetinde Cumhuriyet döneminin bütün ekonomik varlıkları satıldı.
Deniz kıyılarımız sözde turizm adına 49 yıllığına verildi..
Limanlarımız, limon oldu.
Pasaportlarımız, geçmez oldu.
İtibar ve irtifa kaybettik.
Daha dün yerli ve milliyiz derken ne oldu bize böyle?