Kurultay bitti ama yankıları devam ediyor.
Divan Başkanı Büyükerşen çok eleştiriliyor. Divanın çok kötü bir yönetim sergilediği iddia ediliyor.
Tüzük ve kongre yönetmeliğine uygun davranılmadığı iddia ediliyor.
İddia edenlerin başında, CHP'de genel sekreterlik yapmış olan Baykal ekibinden Adnan Keskin geliyor.
TV' de yapmış olduğu değerlendirmede, Büyükerşen'e ver yansın ediyor.
ELEŞTİRİLERİNDEN BAŞLIKLAR.
Mükerrer imzaları tespit etme yetkisi divana aittir. İmzalar gerçek mi değil mi? Tespit edilmesi lazım.
Divan başkanı kullanmaması gereken bir yetkiyi kullanmıştır, tüzüğümüzde böyle bir uygulama yoktur.
Bu durum vahim bir tablodur .
49 delege, iradesini beyan etmeden, bir taraftan diğer tarafa aktarılıyor. Genel başkan, Divanın göreve başlamasından itibaren sona erer. Sadece kurultay delegesi sıfatını taşır. Delegenin iradesini nasıl yok edersin?
Lütuf mu bahşediyor?
Kutlama mesajları hiç gelmedi. Şimdiye kadar böyle bir kongre görmedim…
Partinin geleneği vardır.
Yeterlilik önergesi veriliyor.
Kurultay bildirgesi için 4 kişiye söz verildiğini söylüyor
Hata üstüne hata.. O zaman neden alınan kararları uygulamıyor..
Partiyi batırdı.
Divanın Yönetim yanlışlığı kurultaya damgasını vurdu..
Bu sözlerin sahibi, ADNAN KESKİN' e ait..
Eleştirileri böyle.
*****
Gerçekler ADNAN KESKİN' in söylediği gibi mi, acaba?
Adnan Keskin 'eski tip ağa' politikacılardan. Katakulli işlerini çok iyi bilir. Onun bu zihniyetinin kalıntıları hala mevcuttur. Bu zihniyet, CHP'nin büyümemesine neden olmuştur. Yaptığı eleştirilerin hiçbir geçerliliği yoktur elbette…
Döneminde,Tüzüğün 18. maddesinden kadar çok üyelikler yapıldı ki. Öyle çok suiistimal edildi ki, tüzük defalarca kendi koltukları için ihlal edilirken hepsinin altında imzası vardır..
Delege, delege, delege!
CHP'nin en kronik hastalıklarından biri..
Delegecilik oyununu oynamak! CHP'nin kronik hastalıklarından en önemlisidir.
Bu oyun hala devam ediyor!
1982 anayasasına uygun hazırlanan partiler kanunu böyle bir sonuç doğuruyor.
Yıl 2018. CHP bir türlü kendini güncelleyemedi. Sanki CHP' de 'delege' bir işe yarıyormuş gibi...
CHP kongreler için harcadığı enerjiyi, harekete geçirdiği dinamizmini genel seçimler için harcasa vallahi iktidar olur..
Yapılan araştırmalar var..
İl ve ilçe ,kurultay delegesi olanların bir çoğu, ne örgütte, nede sandık kurullarında, ne seçim kurullarında görev yapmış isimlerden oluşuyor.
*****
Kılıçdaroğlu, 1 Kasım seçimleri sonuçlanınca, yaptığı konuşmada sözde CHP'lileri partiden temizleyeceğim demişti. Çok denedi temizleyemedi.
*****
CHP' de öne çıkan slogan adalet ve cesaret… Muharrem İnce'de aday çıkmasa tatsız, tuzsuz bir kurultay olacaktı.
İyi ki aday olmuş.
İnce, türbinlere oynadı ve hareketlendirdi.
****
İnce, Kurultaydaki başarısızlığının faturasını Büyükerşen'e kesmeye çalışıyor.
Halbuki tüzüğü uygulasaydı Muharrem İNCE aday olamıyordu. Hassas davrandı. Onun başkan adayı olması için inisiyatif kullandı.
Tüzükteki teknik hatanın faturasını neden? Büyükerşen'e yükleme açıkgözlülüğü gösteriyorlar ki!
Neden?
Halbuki Büyükerşen, kurultayı başarılı bir şekilde yönetti. Bunu birçok gözlemci söylüyor.
En azından, yüksek gerilimli kurultayın tansiyonunu düşürdü ve muhtemel çıkması bir olayı sağduyusu ve deneyimi ile önlemiş oldu.
******
GÜNDEMİ takip etmek divanın sorumluluğunda…
Hesap raporları, çalışma raporlarının değerlendirilmesi kurultay delegeleri için çok önemli.
Partinin gelirleri, harcamaları nerelere harcandıkları delegasyona sunulur. Delegasyonda doğru harcanıp harcanmadığını yapacağı eleştiriler ile denetler.
Söz gündemin içeriği ile ilgili olur ve hesap raporu üzerinde görüşmeler açılır…
Süre tespit edilir ve kurultay delegelerinin onayına sunulur..
Süre 5 dakika ile sınırlandırılmıştır..
Ama öyle olmuyor!
Peki, ne oluyor? Muharrem İnce divana mesaj iletiyor...'Yılmaz Hoca ilk sözü bana vermezse kürsü işgali yapacağım.'
Sonra İnce, Divan'ın önüne geliyor ve Yılmaz Hoca diyor ki; 'Sabırlı ol, biraz bekle, iki dakika bekle çıkaracağım'
Muharrem İnce mikrofonu alıyor eline, hesap raporları konuşacağına veryansın ediyor. Tam 45 dakika..
5 dakikalık konuşma süresi kararı açıkça ihlal ediliyor. Büyükerşen Muharrem İnce'nin amacının ne olduğunu anlamış. Müdahale ederse hedef tahtası haline geleceğini biliyor ve Büyükerşen büyük bir sabırla konuşmasının bitmesini bekliyor, müdahale etmiyor.
Büyükerşen diyor ki; 'Çünkü müdahale edersek oradaki grubu galeyana getirecekti, olay çıkacaktı. O nedenle müdahale etmedik, konuşsun istedik.'
Kavga çıkarmasın diye sabırla dinledim.
*****
Parti meclisi seçimleri daha dikkat çekiciydi. Anahtar listeler dolaştırıldı. Aralarda korsan listelerde vardı.
Atilla Sertel, PM'ye adaydı, seçilemedi.
Kılıçdaroğlu, Gaye Usluer'i listeye almadı ama Usluer sol kanattan listeyi delen isim oldu.
Yani CHP'nin Parti Meclisi'sinde, bir işe yarayacaksa, 'Eskişehir'in bir temsilcisi' olacak.
CHP' de adalet ve cesaret kurultayı sona erdi.Yankıları devam ediyor..
Kemal Kılıçdaroğlu bakalım bu kez 'A' takımını kimlerden oluşturacak? Zira her seçim sonrası yarısını değiştirdiği MYK da sonuç hep aynı olmadı mı? CHP'nin gerçeklerin konuştuğu bir öz eleştiriyi ne zaman yapacak, ne zaman sorunları masaya yatıracak.
Zira 2019'a bir şey kalmadı!