İster demokratik Parlamenter sistem olsun, isterse başkanlık veya yarı başkanlık modeli olsun,Demokrasinin altın kuralı 'kuvvetlerayrılığı' ilkesinin işler olmasıdır.
Nisan ayında yapılan referandumdaki model Cumhurbaşkanlığı hükümet modeli olarak tanımlanan model aslında 'Tek adam modeli' dir.
Siyaset Bilim'deki karşılığı budur..
Diğer tanımlar uydurmadır..
Neden demokratik değil sorusu çok önemlidir..
Eğer tek bir şahısta yasama, yürütme ve yargı yetkileri toplanmış sa bu tek adamlıktır..
Aksi düşünülemez bile..
O günlerin sert tartışmaları yapılırken model değişiklikleri ile yapılan tartışmaları dikkatle izlerdim.
Bu konuda, İş dünyası tarafından yapılan Anayasa değişikleri ve değerlendirme toplantılarına, panellerine katıldım.
Şunu gördüm… Konuşan iki kişi. Katılım süreçleri yok. Kendileri çalıp, kendileri oynuyorlar..
Birçoğu politikanın pratiğinden gelmemiş isimler. Gelenler ise deneyimlerini anlatıyorlar ama kendi doğru bildiklerini ,zannettiklerini savunuyorlar..
Dolayısıyla 'sistemanalizi' yapmadan görüş adı altında otoriterleşmeyi savunuyorlar..
Onların savundukları model OTORiTERİZM. Her ana totalitarizme kayma olasılığı çok yüksek..
Tartışılan,yürütme modeli 'tek adam' modeli..
AK Parti bu modeli savunuyordu.
Mevcut Parlamenter sistem içinden çıkan ,'hükümetmodeli' istikrarsızlık getiriyor. Seçim sonuçlarına göre, yürütme değişkenlikler gösteriyor. Koalisyon dönemlerinde sık sık değişen hükümetler, gensorular, güvenoyları ile kararsüreçlerindeki tıkanmalara neden oluyor..
Bu durum, siyasal ve ekonomik istikrarsızlığa yol açıyor..
O halde bunun önüne geçelim..
Bunun tek çaresi Türk tipi 'Cumhurbaşkanlığıhükümet' modeli olsun dendi..
Siyasal ve ekonomik istikrarın olması ve yetkilerin parçalanmışlığından kurtarılarak devletin çok daha hızlı kararlar alması için, bu modele ihtiyaç vardır. Diyorlardı..
Yönetimde istikrar…
Bu model olursa, Türkiye uçacaktır, diyorlardı..
TEMSİLDE GERÇEK ADALET,'DAR BÖLGE' İLE OLUR..
Parlamento daha özgür olacak, halkın temsilcileri olan milletvekillerini halk bizzat seçecektir...Önerilen seçim sistemi modeli de, 'darbölge' seçim sistemidir..
Genel olarak böyle anlatılıyordu.
Doğrudur. Eğer yürütmede bu model benimsenecekse, yasama organında yenilikler getirmek lazım
1-Mileltvekili adayları dar bölgeden seçilmelidir.
2- Dar bölge sisteminde 2 tur olmalıdır.
3-Nasıl Cumhurbaşkanı % 50+1 ile seçiliyorsa milletvekilleri adayları da % 50+1 oyla seçilmelidir.
4-% 50 yi geçemeyen ilk iki aday 2.tura kalmalıdır ve 2.turda seçilmelidir.
5-Adayları halk belirlemelidir.
6-Adaylar, parti genel başkanları belirlememelidir.
7-Eşit oy eşit temsil hakkı getirilmelidir.
8-Yasanma dokunulmazlığı olmalıdır. Milletvekilleri konuşmalarından, siyasi faaliyetlerinden dolayı soruşturmamalıdır.
9-Türkiye 650 seçim bölgesine ayrılmalıdır.
10-YSK' nun da partilerin temsilcileri olmalı ve her türlü denetim hakkına sahip olmalıdır.
11-Seçim pusulalarında barkotlama sistemine geçirilmelidir.
Siyasi partilere konan Barajlar kaldırılmalıdır. Yani sıfırlanmalıdır..
Seçimlerden önce seçim işbirlikleri yapabilme olanağı getirilmelidir..
İşte gerçek olan budur..
Bunu savunuyorlardı