Sevda Güner…
Enerji bakanlığına hizmet veren bir danışmanlık şirketinin sahibi..
Bu ismi tanımış olduk..
Ne zaman?
Alpu ovasına termik santral kurulması düşüncesini pekiştirmek için bir toplantı yapılıyor..
Sonra öğrendik ki AKP'den sürekli mebus adayı olmuş ama seçilememiş..
Hanımefendi Termik santral için konuşuyor. Uzmanlık alanı falanda değil..
Neler söylemiş neler?
Büyükerşen'e laf söylemiş..
82 yaşındaki bir adamın enerjiye ihtiyacı olmayabilir ama, bizim enerjiye ihtiyacımız var..
Belli ki bu hanım danışman,'Büyükerşen'in enerjisinin' ne? Olabileceğinin hiç farkında değil!

BÜYÜKERŞEN;YAHU BARİ DOĞRU SÖYLEYİN!
Hoca bu hanımefendiyi kibarca yanıtlıyor!..
Diyor ki; 'Bir kere ben Türkiye'de enerji fazlası var derken, bunu uydurmuyorum, kafamdan atmıyorum. Bakın elektrik enerjisi konusunda en fazla bilgi sahibi olanlar elektrik mühendisleri ve bilim adamları. Onlar ne diyor? Diyorlar ki, 'Türkiye'de enerji fazlası var.' Türkiye bugün için, bu sanayi yapısıyla, enerji kullanım potansiyeliyle enerji fazlasına sahip. Türkiye elektrik mühendisleri odası, TMMOB… Bu kuruluşların bilimsel görüşünü anlattım ben. Yani bakın ben değil bilim söylüyor bunu. Diğer taraftan, dönüp dolaşıp konuyu yaşıma getiriyorlar. Çünkü ellerinde eleştiri yapabilecek argüman yok. Hadi yaşım üzerinden algı operasyonu yapmaya çalışıyorsunuz… Yahu bari doğru söyleyin. Benim yaşım 82 değil, 80'dir. Yaşımı bile yanlış söylüyorlar.
Durum bu..

Anlaşılan 'kronik muhalefet' yaş'a takmış durumda. Hoca yaşı ile durumu açıklamış. İşin gerçeği şu. Büyükerşen, hem okuyor hem de çalışıyor..O zaman Sakarya gazetesinin sahibi Abdurrahman Ünügür. Hoca çalışkan. Hemen gazete yazı işleri müdürü yapıyorlar. Ama hocanın yaşı küçük..18 yaşında olması lazım.. Mahkeme kararı ile yaşı büyütülüyor..
Sorumlu yazı işleri müdürü böylece oluyor. Hala sürekli 'basın kartı' sahibi..
Onun için, yaşı 2 yaş büyük nüfus kayıtlarında..
Anlaşılmayan bir durum var mı bilmem ama gerçek bu ..
Bizde bir laf vardır, 'akıl yaşta' değil başta..

HOCA KRONİK MUHALİFLERDEN NE ÇEKTİ BEEE..
Yine 'olay' bir haber gazetelerde yer aldı? Hoca Tıp Fakültesi hastanesinde 'anjiyo' oldu?
Ben de, hemen her gün hastanedeyim. Haberi okuyunca hemen Hocamızı aradım.. Sordum. Geçmiş olsun hocam dedim. Anjiyo olmuşsun?
Yok dedi.. Rutin kontrollerim var. Onları yaptırıyorum. Yani kan değerlerinden, karaciğer fonksiyon testlerine kadar.
Sintigrafi çekimlerine kadar. Testlerin hepsi normal değerlerde..
Mesele bu..
Daha önceleri de böyle haberler yapılıyordu.
Hocamızın sağlığından endişe duyanlar,çok sevenleri var. Hoca'yı yakından takip ediyorlar..
Hoca ne yapıyor, nerede?
Hocada, 'kronik muhaliflerini' sevindirme gibi bir niyeti yok! Hoca tam kapasite zinde..
Herhalde durum anlaşılmıştır.

MİKROFONUN PİLİ
10 Ocak 2016'da kent parktaki ADA restoranda basın bayramı kutlaması vardı. Büyükerşen günün önemi hakkında konuşma yapıyordu. Bir ara mikrofondan ses gelmemişti. Bizde merak ettik..
Can Yayla Hacıoğlu'da yanımda espriyi patlatmıştı. 'Hoca'nın pili bitti'..
Sonra anlaşıldı ki,mikrofonun pili bitmişti. Yeni pil takıldı. Hoca pili bitmiş diyenlere 'esprili' cevabını yapıştırmıştı..
Hoca'nın pili bitmez…
10 Ocak 2018 Çarşamba günü Çalışan gazetecilerin basın günü kutlamasında da Büyükerşen günün önemi hakkında konuşuyordu. Mikrofonun pili bitmesi üzerine, basın danışmanı Utku Kırdemir tarafından yeni pil takıldı.
Hoca esprisini yine yaptı.
Büyükerşen; Şimdi yarın o bir kişi var ya onlar, 'Hoca'nın pili bitti' derler. 'Bitmedi bitmedi, merak etmeyin' dedi.
Merak etmeyin hocam, kimi enerjinizi, kimi pilinizi merak ediyor?..
Konuşmanızla ilgilenenlerin meraklarını da gidermiş oldunuz!

Fıkra…
SICAK SU İLE HAŞLANAN ADAM…

Bir gün bir köye yeni bir hoca atanır.
Adı da Nasreddin Hoca..
Bir gün köyde cenaze olur ve cenazeyi yıkaması için Nasreddin hocayı müracaat ederler.
Hoca önce bir süre düşünerek cesedi alır ve gasil haneden içeri girer.
Ancak, arkasından kimsenin gelmemesini ister. Tabi cemaat bu olaya tepki göstererek Hocam size yardım ederiz der. Ama, Hoca istemez ve şöyle der:
Hoca;
-Ben bugüne kadar ölüleri hep tek başıma yıkadım.
Cemaat şaşırarak mecburiyetten kabul eder.
Hoca ölüyü yıkamaya gider ama, meraklı cemaatte gasil hanenin penceresinden içeri bakar...
Hoca yıkamadan önce, mevtanın kulağına bir şeyler söyler. Cemaat meraklanmıştır.. Hoca Nasreddin, mevtanın kulağına neler söylüyor?
Daha sonra, köyde bir cenaze daha olur. Hoca tekrar kimsenin gelmemesini söyler.
Hoca yine, mevtanın kulağına bir şeyler söyler.. Cemaat ne söylediğini merak eder ve Hocaya sorarlar.. Mevtanın kulağına neler söylüyorsun?
Hoca oralı olmaz, ne söylediğini de söylemez…
Bunun üzerine halk şüphelenir ve yarın birimiz şakadan ölü numarası yapalım der bakalım mevtanın kulağına Nasreddin hoca neler fısıldıyormuş?.
Ertesi gün biri ölü numarası yaparak yıkanması üzerine hocaya teslim edilir. Hoca tekrar aynı şekil de, kimse arkamdan gelmesin der. Bu sefer cemaat itiraz etmeden kabul eder.
Hoca, tekrar ölüyü yıkamak için sıcak suyu üzerine boşaltır. Hoca her sıcak su atışında adam bağırmaya başlar.
Kurtarın beni kurtarın beni...
Hoca da bağırmaması için gırtlağına sarılır.
Hoca dışarı çıkar ve köylüye seslenir:
Hoca;
-Bundan sonra tam ölmüşleri getirin yıkayıncaya kadar canım çıktı..

Cemaat, Hocanın mevtanın kulağına neler söylediğinin hep merak etmişler!..