Eskişehir de ‘Her milletten insan var’ derler büyüklerimiz...

Doğru…

Hatta özellikle bazı mahallerde çoğunluktalar…

Tatarlar, Muhacirler, Çerkezler aşağı mahalleleri (Tepebaşı İlçesi), yerliler, Yörükler, Türkmen ve Romanlar ise yukarı mahalleleri (Odunpazarı İlçesi) tercih etmişler…

Eskişehir kırsalında yerleşik olan etnik yapı (Manavlar, Yörükler, Türkmenler, Tatarlar, Çerkezler, Abazalar, Lazlar, Romanya ve Bulgaristan Muhacirleri) olarak 7 gruba ayrılır. Bunların yerleşimleri üç zaman devresinde ele alınır…

Eskişehir köylerinin yüzde 58’ini yerliler (Manav, Yörük ve Türkmen), % 42’sini göçmenler (Kafkasya, Kırım, Bulgaristan ve Romanya) oluşturur. Buna göre Yerliler (Manavlar) 96 köyde, Yörükler 23 köyde ve Türkmenler 15 köyde; Bulgaristan muhacirleri 42 köyde, Tatarlar 30 köyde ve Çerkezler 24 köyde yaşamaktadırlar... Söz konusu yıllarda Eskişehir’in toplam 230 köyü bulunmakta idi.

Eskişehir, 2012 yılında çıkan 6360 sayılı kanunla büyükşehir belediyesi statüsünü kazandığı için köyleri mahalleye dönüştü. Bu nedenle teknik olarak artık "köy" statüsünde yerleşim yeri bulunmamakta, il genelinde 14 ilçe ve toplam 540 mahalle yer almaktadır…

Eskişehir’e dış göç yoluyla gelip yerleşen ilk göçmenler, Rus zulmünden kaçan Çerkez ve Abazalardır. Bunların 1860’lı yıllarda Eskişehir’e geldikleri tahmin ediliyor. Aynı yıllarda yine aynı nedenlerle Kırım’dan gelen Tatarlar için Eskişehir’de 8-10 kadar köy kurulmuş…

1877-78 Rus Savaşı’ndan sonra hızlanan göç hareketiyle Kafkaslardan Çerkezler, Kırım’dan Romanya yoluyla Tatarlar ve Balkanlardan Muhacirler göç etmeye başlamışlar... Kafkasya ve Kırım’dan yapılan göçler, yüzyılın sonuna doğru durmuş... Ancak Balkanlardan yapılan göçlerin önemli halkası 1912 Balkan Savaşlarının sonuna kadar devam etmiş. 1950-1951 Balkan göçlerinde yeni köyler açılmamış, gelenler mevcut köylere yerleştirilmiş. Göçler yalnızca Eskişehir’in kırsalına olmamış özellikle şehir merkezi de ciddi anlamda göç almış. O yıllarda sönük bir kasaba olan Eskişehir, bu göçlerden sonra hızla kalkınmaya başlamıştır…

Eskişehir ili kırsalı etnik yapısına ilişkin olarak 1990’lı yılların fotoğrafını çeken Morten Albek’in Türk Ansiklopedisi’nden yaptığı alıntıya göre 1990’lı yıllar itibariyle Eskişehir kırsalının etnik yapısı şu şekildedir:

Yerli köyler 283, göçmen köyleri 117, yerli halk ile göçmenlerin karışık olduğu köy sayısı 20’dir. 1877-1916 yılları arasında Balkan ülkelerinden (Bulgaristan, Yunanistan, Romanya ve Yugoslavya) gelmiş olan göçmenler 73 köy oluşturmuşlardır. Kırım Kazan ve Kuzey Romanya’dan gelen göçmenlerin oluşturdukları köyler 29 kadardır. Kafkas göçmenlerinin kurduğu köy sayısı ise 16’dır.

Tarihi belgeler yanında saha araştırması yaparak Eskişehir’in kırsal etnik yapısı hakkında kaynak kişilerle görüşen Hüseyin Saraçoğlu, güncel etnik yapıya ilişkin önemli ipuçları verir...

Eskişehir ili kuzeydoğusundaki kırsal yerleşimlerin etnik yapısı üzerine bir saha çalışması yapan Saraçoğlu, araştırma sahasında yerli diyebileceğimiz 72 Manav, 2 Yörük, 2 Türkmen köyü, göçmen olarak 7 Kırım Tatarı, 4 Muhacir ve 2 Çerkez köyü, bunlardan başka etnik yapısı karışık olan 20 köy tespit etmiştir…

(Kaynak: Erdoğan Boz, Semra Günay Aktaş)

Eskişehir’de 24 bin yabancı vatandaş yaşıyor

2024 yılı sonu itibari ile 921 bin 630 kişilik nüfusa ulaşan Eskişehir’de resmi kayıtlara göre 24 bin 180 yabancı nüfusu bulunuyor…

Son iki yıl Eskişehir’e yerleşen yabancı nüfusun bin 875’ini erkek, bin 564’ünü ise kadınlar oluşturuyor…

“TEK BAYRAK TEK VATAN”

Eskişehir’de Manavlar, Yörükler, Türkmenler, Tatarlar, Çerkezler, Lazlar, Abazalar, Romanya ve Bulgaristan Muhacirleri bir arada yaşamaktalar…

Ataları farklı olmasına ve farklı ülkelerden gelmelerine rağmen bir arada yaşama kültürünü benimseyerek Eskişehir’e yerleşmişler. Günümüze kadar bir arada kardeşçe, dostluk içerisinde yaşamışlar ve yaşıyorlar…

Eskişehir’e yerleşmiş bu insanlarla zaman zaman bir vesile ile aynı ortamda oluyorum…

Bunu fırsat bilerek, ”farklı kültürlere sahipsiniz ancak sanki hepiniz aynı kültürün insanlarıymışsınız gibi aranızda sorun yaşıyor musunuz?” diye sorduğumda, “Atalarımız farklı ülkelerden gelip yerleşim yeri olarak Eskişehir’i tercih etmişler. Onlar kendi aralarında sorun yaşamamışlar. Çoğumuzun bırakın anne-babalarımızı dedelerimiz de bu şehirde doğmuşlar. Birbirlerimizden kız almışız, kız vermişiz. Onlar sorunsuz birlikte yaşadıklarına göre biz niye sorun çıkaralım. Memleketimiz Türkiye. Bizler Türk vatandaşıyız. Tek vatan tek bayrak altında sonsuza kadar da birlik-beraberlik içerisinde yaşamaya devam edeceğiz” diyorlar…

Bu sözlerin üstüne söylenecek söz yok! Sonuna kadar aynen katılıyorum...

“Eskişehir’e dışarıdan değil içeriden bakıyorum”

Geçtiğimiz cumartesi günü Dost Dernekleri Federasyonu, Gelecek Partisi Genel Başkanı ve 37. Başbakan, Eskişehir’in damadı Ahmet Davutoğlu’nu konuk etti…

Hoş bir sohbet havasında geçen ziyarette Davutoğlu, Eskişehir’in Türkiye’nin farklı kültürlerini bir araya getiren özel bir şehir olduğunu söyledi…

Bende Davutoğlu’nun bu sözlerinden etkilenerek bu yazıyı kaleme aldım...

Ahmet Davutoğlu’nun eşi Dr. Sare Davutoğlu, ortaokul ve liseyi Eskişehir’de okudu. 1980 yılında Eskişehir Anadolu Lisesi'ni birincilikle bitirdi…

Bu nedenle Davutoğlu, Eskişehir’i bu şehirde yaşayanlar kadar olmasa da Eskişehir hakkında yeterince bilgi sahibi...

Eskişehir ile özel bir bağı bulunduğunu ifade eden Davutoğlu, kente her zaman ayrı bir muhabbetle geldiğini, Eskişehir’e bakışının dışarıdan değil, içeriden bir bakış olduğunu dile getirerek, kentin kendisi için özel bir anlam taşıdığını söyledi…

“Eskişehir’de ortak bir yaşam kültürü oluşturdular”

Başbakanlığı döneminde birçok şehre özel tanımlamalar yaptığını hatırlatan Davutoğlu, Eskişehir’i ise “Harman Şehir” olarak nitelendirdiğini söyledi. Bu ifadeyi kullanırken kentin demografik yapısını, insan dokusunu ve tarihsel birikimini dikkate aldığını belirten Davutoğlu, Eskişehir’in Balkanlardan, Kırım’dan ve Anadolu’nun birçok farklı noktasından gelen insanların kaynaştığı bir şehir olduğunu ifade etti.

Davutoğlu, farklı şehirlerden gelen insanların Eskişehir’de ortak bir yaşam kültürü oluşturduğunu belirterek, bu yapının Türkiye’nin birlik ruhunu temsil ettiğini dile getirdi…

Davutoğlu, AK Parti iktidarının yanı sıra Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile ekonomiyi de eleştirdi…

Bu özel konunun içine siyaset sokmak istemedim…

O eleştirilerini de yarın yazacağım…

* * *

İşte Ahmet Davutoğlu’nun bu sözü tamda benim ifade ettiğim gibi…

Farklı ülkelerden gelip Eskişehir’e yerleşmiş insanlarla bu şehrin yerli halkı (Manavlar) bir birleriyle kaynaşıp ortak bir yaşam kültürü oluşturdular…

Türkiye’nin örnek şehirlerinden birisi olan Eskişehir’in önemli farkı da bu…

* * *