CHP yine gündemde.
Aylardan beri yoğun bir propaganda ile itibar suikastı yapılıyordu.
Strateji aslında çok basitti.
CHP’nin kamuoyundaki yükselişini durdurmak.

Kurultayda seçimi kaybeden, geçimini CHP’nin nimetlerinden yararlanarak sağlayan bazı kişiler, CHP’ye ekranlardan ve sosyal medyadan veryansın ediyordu.

Neden?
Çünkü Özgür Özel liderliğindeki CHP’nin ciddi bir çıkışı vardı.
Özgür Özel, toplumsal muhalefetin ortak paydası oldu.
Ecevit’ten sonra toplumla buluşan bir lider profili çiziyordu.
Hatta Ecevit’ten çok daha şanssız bir lider.
Çok zor şartlarda siyaset yapıyor. Karşısında devlet partisi var.
Karşısında devletin bütün olanaklarını elinde tutan bir Cumhurbaşkanı var.
Elinde yargı var.
Yargının da torba yasalarla düzenlenen bir “kanun” sopası var. Bu sopa istediğini politik olarak etkisiz hâle getirebiliyor.

Neden CHP’yi bu kadar ablukaya aldılar sanıyorsunuz? Nedeni belli.

CHP’ye biçilen rol belliydi:
Sen askerî ve sivil bürokrasinin temsilcisiydin. Ara sıra Atatürk ilkelerinden bahset. Ara sıra sosyal demokrat partiyiz de. Ara sıra muhalefet yapıyormuş gibi davran.
Altında her türlü imkân var.
Hazine yardımları var.
Tek başına yazılan milletvekilleri var.
Kaldır elini, indir elini.
Yerel seçimlerde yakın olanlara koltuk ve makam ulufeleri dağıt.
Parti içinde karşıt görüşleri yok et.
Ankara merkezli siyaset yap.
Seçmeni %25’te konsolide et.

Bu rolü Baykal iyi oynadı.
Bu oyun, Baykal’a yapılan bir kumpasla genel başkanlığa getirilen Kılıçdaroğlu tarafından da devam ettirildi.

Senaryo standarttı.
Onun da iddiaları vardı.
Parti içinde yeniden yapılandırma yapılacak, liyakat öncelikli olacaktı. Tam tersini yaptı. Erdoğan’a özendi. Kendisini lider zannetti. Girdiği 13 seçimi de kaybetti.

Sonunda “Gandi Kemal” “Bay Bay Kemal” oldu.
Şimdi de rolünü oynamaya devam ediyor.

Böyle vahim bir durum ile karşı karşıyayız.

Ne diyelim?
Demokrat amca…

Her şey CHP Genel Başkanlığını kaybettikten sonra başladı. Özgür Özel ikinci turda kazanınca veryansın etmeye başladı: “Arkamdan hançerlendim.”

Etme bulma dünyası bu.

CHP bu cendereden elbette çıkar. Kim hangi kumpası kimlerle kurarsa kursun, CHP’yi bölmeye çalışanların iyi niyetli olduğunu söyleyemeyiz.

CHP’yi Gazze’ye çevirmek isteyen iş birlikçiler var.

CHP kimliğinin her türlü nimetinden yararlananlar şimdi trol olmuş durumda. Maşallah.

Basın mensubuyum numarasıyla geçinen bu kişiler, “sözde kulislerden aldığım bilgilere göre” diyerek söze başlar. Sonrasında veryansın ederler.

Kılıçdaroğlu ile kremalı pasta yiyenler, dört beş dönem belediye başkanlığı yapanlar, meclis üyeliği ve milletvekilliği yapanların elbette Bay Kemal’e vefa borcu olabilir.

Neden olur?
Çünkü “çarkıfelekten” çıkmadılar mı?
Yoksa kim bilir, kim tanırdı sizleri?

Özgür Özel cam tavanı parçaladı. Belediye seçimlerinde CHP’yi birinci parti yaptı. Her yere koşturuyor, her yerde miting yapıyor. Milletle birlikte.

Köylüyle, işçiyle, işverenle kol kola.

Yapılan kamuoyu araştırmalarında %7–8 puana çıkan bir fark oluştu.

Çanlar AKP için çalıyor. Bunu görüyorlar.
Asıl hedef CHP. İşte bu nedenle CHP’yi bölmek istiyorlar. Birinci adım bu. Çalı dibini dövüyorlar.

Cumhuriyetimiz ilk defa bir kırılma noktasında. AKP iktidarı 23 yıldır bir hedef doğrultusunda yürüyor.
Laik demokratik Türkiye Cumhuriyeti’ni değiştirme ve dönüştürme yolunda yapılmadık hiçbir şey kalmadı. Tüm kurum ve kuruluşlar ile üniversiteler kuşatma altına alındı, içi boşaltıldı.

Bu ahval ve şartlar içinde CHP’ye daha büyük görevler düşüyor.

Kılıçdaroğlu ve saz arkadaşlarını öne sürüyorlar. Partiyi yeniden ele geçirme düşüncesi içindeler. Bu konuda sipariş senaryolar yazılıyor.

Kılıçdaroğlu da fırsatı ganimet bilerek ortaya çıkıp:
“Partinin birliğini düşünen, güvenilen bir kişiliğe sahibim” demiş.

Çok güldüm bu söze, demokrat amca.

Şimdi de güvenmedikleri hukuka sığınıyorlar. Hadi bakalım gözün aydın. Çıkacak bir mutlak butlan kararını ellerini ovuşturarak bekliyordun. Bir gün önce videonu yayınladın, arkasından mutlak butlan kararı çıktı.

CHP’nin 38. Olağan Kurultayı ile 21. Olağanüstü Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davada “tedbirli mutlak butlan” kararı çıktı.

Çok büyük bir tesadüf, zamanlama pek manidar.

Buna göre, 4–5 Kasım 2023 tarihli kurultayla göreve gelen Genel Başkan Özgür Özel, Merkez Yönetim Kurulu üyeleri, Parti Meclisi üyeleri ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına karar verildi.

Mahkeme, Kemal Kılıçdaroğlu ile önceki Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin, karar kesinleşinceye kadar tedbiren göreve devam etmelerine hükmetti.

Tedbir kararının uygulanması için kararın Yüksek Seçim Kurulu, Ankara İl Seçim Kurulu, Çankaya 4. İlçe Seçim Kurulu ve Ankara Valiliği’ne gönderilmesine karar verildi.

Bu kararla birlikte kurultayın sakat olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiş oldu.

Mahkeme, Kemal Kılıçdaroğlu’nun ve kurultay öncesindeki parti organlarının görevlerine devam etmelerine karar verdi.

İşte şimdi Kılıçdaroğlu yeni bir projeyi uygulayacak…
Ne demişti?

CHP’yi arındıracağım!