Hani geçmiş zaman olur ki bazı konulara değinmek gerekir. Eskişehir basınında aslında çok zengin tarihi bilgiler mevcut. Biraz araştırmak ister. Yahut geçmişin hafızasını hatırlatmak lazım.
Hafızalarımız bizleri yanıltabilir. Çünkü dedikodu soslarını içinde barındırır.
Kim ayna arkasında neler olmuş, nereden bilebilirler ki?
Arka planlardaki anlatılanların hiç biri gerçek değil. Birçoğu üfürme. Eski tüfekler gazetecilik yapıyordu. Haberler birkaç noktadan denetleniyordu? Gerçekten 5 N IK geçerli kuraldı. Öyle mışmışlar haber konusu yapılmadığı gibi kayda geçerli bir yazı bile yazılmıyordu.
Can Hacıoğlu sevdiklerimin arasında yer alır. Diğer emekçi kardeşlerimizde öyle. Hüsnü ASLAN' dan çok şey öğrenmişimdir. Rahmetli Önder Baloğlu unutulmazlar arasında yer almıştır.
Allah rahmet eylesin çok genç yaşta kaybettiğim kardeşim Ünsal Dalgın. Mehmet ÇİL, Murat TAŞKIN.
Daha birçok kardeşimiz.
Şimdi usta kalemler oldular.
****
Can Hacıoğlu, ESKİŞEHİR 2000'e doğru gazetesini büyük mücadeleler vererek çıkartırken hep yanındaydım. Volkswagen kaplumbağa ile gece yarılarında, direksiyonda ben birlikte habere koşturduk. Arabanın kapısı giderken açılır bir elimle kapıyı tutar diğer taraftan direksiyonu kontrol etmeye çalışırdım. Reşadiye deki baskı atölyesine birlikte giderdik. Baskıdan çıkanla ilk sayıya bakardı kontrol ederdi. Bazen baskı çok kötü çıkardı sabahlara kadar uykusuz kalırdı. Gece yarısında baskıya git. Adam pilot olmuş. Canın eli gözü yağ pas içinde. Makineyi çalıştırmaya uğraşıyor.
Ne teknoloji var, nede destek.
Şaka gibi... Matbaaya koştur koştur babam koştur. Bir taraftan Vardar iş merkezindeki bürosunda faksın başında haber ilet. Sanki gazeteci olarak doğmuş.
Müthiş bir enerji. Mecliste geçen gündem maddelerini çalışma ve bütçe raporlarını diğerleri daha haber bile yapmadan haberleri manşet yap.
Haber atlat..
Yatırım programları, Bütçeler.
Köşede ben varım. Kulis arkasını yazardım. Geçenlerde yazdıklarımdan birini Dündar ÜNLÜ wapsattan göndermiş. Bana büyük sürpriz oldu. Hele, Ali Naki… Ruhen bir muhabir gazeteci... Murat Taşkın, Mehmet Çil, Hakkı Sağlam, Bülent Özyazıcı, Can Hacıoğlu ve birçok kalem.
Değerli insanlar..
Yıl 1998.
DYP' den çok az bir oy farkıyla seçilen Büyükşehir Belediye başkanı AYDIN ARAT.
Bir haber geldi. Tıp fakültesine yatırılmış safra kesesi ameliyatı olmuş. Özel odaya alınmış.. Gelen gidenler çok yoğun… Mesafeleri ehemmiyet veriliyor ve önemli insanlar görebiliyordu. Hemen ertesi gün yanına gittim. Çok gırgır bir adam. Oooo dedi ana muhalefet Zafer gelmiş.
Sevdiğinden takılırdı. Hal hayır sorduk. Ayrıldık yanından.
Dos doğru adamdı..
Hatta çevresindekilerine ulan ....... Hiç biriniz, ZAFER kadar olamadınız. Derdi.
Eyvallah.
Ancak ne olduysa oldu. Kara haber geldi. Kara haber geldi. Başkanınız öldü dedi.
İnanamadım. Daha dün yanındaydık… Harekete hemen geçtim. Arkadaşlara haber verdim. Tıp fakültesi hastanesi önü ana baba günü. DYP'li vekiller, teşkilatları orada durumu öğrenmek istiyorlar.
Sonra hastane kısmına girdim. Ölüm nedeni nedir? Diye sordum tanıdığım doktora…
Daha önce kalp ameliyatı geçirmiş kapakçılar değişmiş. Safra ameliyatı başarılı geçmiş ama, mikrop kapınca yoğun bir enfeksiyon oluşmuş... Ölüm nedeni bu.
Kader..
Halbuki hayalleri vardı.
****
Sonra Vali Ali Fuat Güven Büyükşehir belediye meclis üyelerine tebligat gönderdi. Belediye Meclis üyeleri arasından büyükşehir belediye başkanı kalan süreyi tamamlamak üzere seçilecekti.
AYHAN Boyer ve Orhan Soydaş iki eski partidaş ve arkadaş. Ayhan Boyer anavatan'a geçti. Orhan SOYDAŞ partisinde kaldı.
DYP' li büyük şehir meclis üyesi olan Ali Akdemir de süreç içerisinde ANAP' a son dakika geçenlerden.
Seçimin kaderini değiştirmişti.
DYP' den Orhan SOYDAŞ ilk turda belediye başkanı olarak kalan süreyi tamamlamak üzere seçilmiş oldu.
Taaa 18 NİSAN 1999 seçimlerine kadar
*****
Soydaş'tan boşalan Tepebaşı Belediye başkanlığına aday arama girişimleri başladı. Kulisler hızlandı. Fallar açıldı... Günlerce sürdü. Her gece bir yerlere gidip kumpaslar kuruluyordu. Bu kulislerden haberlerde geliyordu bana.. Yalanlar havalarda uçuyordu.
Adaylar kimler olacaktı?
Ömer EKER' in , Yıldız Erenli'nin adı, DYP kulislerinde dolaşırken belediye meclis başkan vekili olan ve başkanlığa vekalet eden Feridun Erdal'ında adı dolaşıyordu..
ANAP'tan da balıkçı şahin olarak bilinen ve daimi encümen üyesi olan Şahin Coşkun tavır koymuştu gurubuna. Ben de adayım. Dedim ya.. Bu kulislerin perde arkasını en iyi bilen ve tanıkları olanlar, kulislerin içinde yer alanlar. Bunların birçoğu sağ.
Hatta işin işportaya düşen detaylarını anlatıyorlar. Gerçek olmayan iddialarda var elbette..
Neler olduğunu en iyi onlar biliyor. Görgü tanıkları var.
Kim? nerede ne yapmış?
Neyse bunu noktalayalım.
*****
Belediye başkanı kim olacak tartışmaları arasında DYP den Ömer EKER, ANAP'tan Şahin Coşkun, DSP den ise, Hüseyin ERDEMİR aday oldular. Bir taraftan da Atilla YÜCEL'de aday olmak isteyenlerden.
Hotel lobilerde oylar açık arttırmaya çıkmış… Kulisler derin. Süreç uzadıkça uzuyor. Uzadıkça işin cılkı çıkıyor.
Kimler kimlerle beraber.
Fakat ilginç bir şey oluyor. DSP genel merkezinden gelen Rahşan Ecevit imzalı belgede DSP nin sadece 3 üyesi resmi kayıtlarda üye olarak gözüküyor. Yargıtay Siyasi partiler sicil bürosu tarafından tutulan resmi kayıtlarda da resmi üyeler 3 taneydi. Halbuki DSP'nin 27 Mart 1994 daki belediye seçimlerinde Tepebaşından seçilen 13 meclis üyeleri vardı.
Dsp gurubu görünmez bir el tarafından paramparça edildi. DSP üyesi olmadıklarından bağımsız hareket etme olanağına kavuştular. Arka planda etik olmayan bir çok olayın içinde yer aldılar..
Cahilce hareket ettiler. Stratejik siyasal bilgileri yoktu. Tombaladan seçilmişlerdi. Herkesin egosu vardı.
Durumu il başkanı olan Kenan ÇİNGİR biliyordu ama yapacak hiçbir şeyi de yoktu. O zaman ne olacak?
DSP' li olamayan meclis üyelerine gün doğmuştu. Parti içinde disiplin yoktu.
Çok ilginç tablolar yaşandı. Resmi kayıtlarda DSP' li olmayan DSP' li üyelerde kopuşlar yaşandı. Bunu iyi değerlendiren DYP' liler sonuna kadar kullandı.
Seçimler günlerce sürdü. Mecliste DSP, DYP ve ANAP'ın Refah partisinin oluştu. Murat Canıözer 1995 milletvekilliği seçimleri için istifa edince, yerine sıradaki yedeklerden. Abdülkerim POLAT gelmişti. Refah Partisi 2 üye ile temsil ediliyordu. Emekli müftü Yaşar Özmumcu ve Abdülkerim Polat. Refah partisinin de il başkanı Murat Canıözer' di.. .
Ramazan ayı geldi mi iftar dualarını Abdülkerim Polat yapardı. Hatta o gün Türkiye' nin en popüler ismi olan liderin ricasını bile geri çevirmişti.. Ömer Ekber'in başkan seçimlerinde dimdik durmuş EKER' e oy vermemişti.
Niyazi Yıldırım'da, Ömer EKER başkan seçilince, DYP listesindeki sıradaki yedeklerden meclis üyesi olmuştu.
ANAP'tan Büyükşehir meclis üyesi Enver Gökdemir de milletvekili adayı olmak için meclis üyeliğinden istifa etmiş, yerine Büyükşehir' e Mehmet TERZİ gelmiştir.Tepebaşı meclisinde denge vardı.. Ardı ardına yapılan oylamalarda bir türlü bozulamadı.
25. tur. Meclis başkanı Feridun ERDAL.
Seçimleri yönetiyor. Her an kayyuma gidebilir. Kimsede bir önerge vermiyor. Vali olayları yakından takip ediyor.
Toplantılar yapılıyor.
Sonuç alınamayan her toplantıdan, sonra gün saat tespit edilip seçimler kalındığı yerden devam ediliyordu. Aradaki zamanlar da boşta kalanlar kulislerde oylarını açık arttırmaya çıkartmışlardı bile.
Refah partisi dengedeydi. Bir üye verse düğüm çözülecekti.
Günler sonra ise, Sebahattin Doğan'ı DYP'nin adayı Ömer Eker' e oy vermesi için o gün çok yakın olan bir isim A.K.S.D. yi ikna etti. Bugün CHP'li olan o kişi mecliste oylamaya ara verildiği bir sırada telefonla irtibat kurdu ve 26 .cı turda Ömer EKER 'e oy vererek bir oyla belediye başkanlığı koltuğuna otururken, mecliste büyük kavga çıktı. Sebahattin Doğan'ı da polisler güvenli bir şekilde salondan çıkararak polisin denetiminde otomobili ile evine götürdü.
Bu olay yıllarca kamuoyunda konuşuldu.
****
Meclis toplantılarını yorumlayan DOĞAN, uzun yıllar Tepebaşı spor kulübü başkanlığı yaptı. Renkli bir kişiliğe vardı. Herkesin yardımına koşardı Allah rahmet eylesin aramızdan 5 yıl önce ayrıldı.
Siyasetçi kişiliğinden kimse söz etmedi.27 MART 1994 yerel seçimlerinde Sebahattin Doğan Tepebaşı DSP listesinden Muzaffer Turhan'ın kontenjanın dan belediye meclis üyesi olmuştu.
DSP PARAMPARÇA OLDU.
Sonrasında DYP ye geçerek politik yaşamını orada sürdürdü. Birçok DSP li, ANAP ya da DYP saflarına geçti. Daha birkaç arkadaşta ANAP ve DYP saflarına geçti. Hiç birine hayırlar getirmedi.
***
Necati Albay, Mahmut ERDİR 1995 seçimlerinde tombaladan vekil olan familyadan. Yakın takipte. Ve diğerleri zaman yetmiyor.
Can Hacıoğlu bu işin piri. Orhan Demir'i de unutmamak lazım..
Hüsnü Aslan abimiz ile birçok anılarımız vardır.
O zamanlar meclisleri takip eden muhabirler vardı. Her yerde. Onlar şimdilerde pek kalmadı. Sadece ESGROUP'ta var. Oldukça zengin bir muhabir kadrosu var. Gençler sorumluk almışlar ve yazı işlerin de sorumlu müdür olmuşlar.
Zordur bu işleri yapmak.Zaten işler bülten haberciliğine ve ajans haberciliğine dönünce işler bu hale geldi.
Eskiden birçoğu belki alaylıydı ama, müthiş bir deneyim kazanmışlardı. Biz mekteplide olsak onlardan öğrendiğimiz çok şey oldu.
Duayen dediklerimiz. Haber yazmasından tutunda gazetenin mizanpajına kadar her şeyle ilgilenirlerdi..
Virüs gibidir. Bulaşmaya gör. Tedavisi yok. Bulaştı mı müebbetti yemişsin demektir.
Beğenirsiniz beğenmezsiniz o başka bir şey.
Onlar gazeteci idiler.
Onların bazen bilemedikleri, aynanın arka tarafındaki olayları bizler biliriz.
Daha da derinliği var susarız!
Nezaketimizden!
Her yerde bohçacı kadınlar gibi konuşulmaz. Bilgi sahibi olmadan konuşulmaz.
Biz, ilk önce nerede ne konuşulmaması gerektiğini ve haddimizi bilenlerdeniz.
Bazıları bilmezler.
Onlar da hadlerini bildirirler.
Konuşanlara bir bakın, bir de ne söylediklerine adam mı diye. Ünvanları, sıfatlar, makamları çıkartın askıya asın.
Geriye ne kalır?
Adamlık..