Alzheimer, yalnızca hafızanın zayıflaması değildir. Bir insanın yıllarca biriktirdiği anıların, alışkanlıkların, ilişkilerin ve hatta kendi kimliğinin yavaş yavaş silinmesidir. Üstelik bu hastalığın yükünü sadece hasta taşımaz. Asıl görünmeyen yük çoğu zaman ailelerin omuzlarındadır.

Günün her saati tetikte olmak, kaybolma riskine karşı endişe duymak, ila takibi yapmak, beslenmeden kişisel bakıma kadar her ayrıntıyla ilgilenmek gerekir. Alzheimer hastasına bakan bir yakının hayatı, çoğu zaman kendi hayatı olmaktan çıkar.

Hal böyleyken geçtiğimiz günlerde CHP’nin Seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel’in katılımıyla Odunpazarı Belediyesi’nin Vadişehir’de hizmete açtığı Dr. Nurten – Lütfü Yüksel Alzheimer Merkezi, yalnızca bir bina, ya da bakım merkezi değil; giderek yaşlanan toplumumuzun en ağır sınavlarından birine verilen insani bir cevaptır.

Merkez modern yapısı, etkinlik alanları, bakım üniteleri ve konforlu yaşam alanlarıyla yalnızca Eskişehir için değil, Türkiye’deki yerel yönetimler adına da örnek gösterilebilecek nitelikte bir tesis olmuş.

Üstelik bu merkez tek başına değil. Hemen yanında iki yıldır hizmet veren Lütfü Yüksel Yaşlı Bakım Merkezi, Şerife Aysel Erkara Gündüz Bakımevi ve Kreşi ile Ahmet Ara Engelsiz Gündüz Bakımevi ve Kreşi bulunuyor. Vadişehir’de çocuklardan yaşlılara kadar her kuşağa dokunan örnek bir sosyal yaşam kampüsü oluşturulmuş durumda.

Bu eserlerin tamamının arkasında ise takdiri hak eden hayırsever insanlar ve güven veren bir belediyecilik anlayışı var. Geçtiğimiz günlerde açılan merkezde ise, Dr. Nurten Yüksel ile Seyitgazili iş insanı Lütfü Yüksel, yaptıkları bağışlarla yüzlerce insanın hayatına dokunacak kalıcı eserlerin kente kazandırılmasını sağladı. Böylesine anlamlı bağışlar, ancak emanetin doğru kullanılacağına duyulan güvenle mümkün olur.

İnsanlar yılların emeğini her kuruma emanet etmez. Odunpazarı Belediyesi’nin yıllardır sürdürdüğü sosyal belediyecilik anlayışı ve Belediye Başkanı Kazım Kurt’un oluşturduğu güven, bu bağışların en önemli dayanaklarından biri. Güven olduğunda hayırseverlik büyüyor, ortaya da toplumun tamamına hizmet eden kalıcı eserler çıkıyor.

Fırsatı olan herkesin bu kampüsü gidip görmesini tavsiye ederim. Çünkü burada sadece binalar değil; güven, dayanışma ve insan onuruna yakışır bir yaşam anlayışı inşa edilmiş durumda.

(Yenigün Gazetesi'nden alıntıdır)