Deva yönetimleri fokur, fokurduyor.
DEVA' da fokurdamanın sebepleri ise, yönetimlerindeki bazı üyeler tarafından Haşim Ateş'in demokratik olmayan 'tavırları' olarak gösteriliyor. Kendi yönetiminden karşı olanlarda sağda, solda Haşim ATEŞ'İN kuyusunu kazıyorlar kuytu köşelerde.
Fokurdama, Tepebaşı ilçe başkanı, Ebru Emre'yi görevden alınması su yüzüne çıkan en önemli bir gelişme. Uzun bir zamandan beri konuşuluyordu. Bugün, yarın derken böyle bir gelişme olmuş. Hadi aldınız diyelim. Yerine Tepebaşı ilçe Başkanı... Olarak atadınız. İsim bende saklı...
Şimdi, Tepebaşı'nda 2 tane ilçe başkanı var gözüküyor...
Sözde, ALİ BABACAN partinin propagandasını yaparken farklı olduklarını, Demokrasiyi savunuyorlardı. Biz hiçbir partide olmayan demokratik bir yapıya sahibiz diye övünüyordu ALİ BABACAN.
Gelişen olaylara bakılırsa farklı bir yapı olduğu göze çarpıyor. Bir partiden ziyade Ali Babacan'ı sevenler fan kulübüne dönmüş..
Hadi hoşgörü ile olur böyle şeyler diyelim.
Gerçekten, hemen her partide benzer durumlar geçmişte yaşanmıştır. Ama,DEVA 'da durum biraz farklı.
Bize gelen bilgiler böyle. Hatta bu kadarı da olmaz yahu diyenlerde var.
Genel merkez her detayı biliyor... Şimdilik, işi sürüncemede bıraktığı ileri sürülüyor. Fakat, bir taraftan da yeni il başkanlığı için isim aramaları devam ediyor.
Parti, Genel merkezinden hiçbir maddi yardım da alamıyor. Merkez İlçelerin durumu daha vahim. Onlar, şimdilik yönetim kurulu üyelerinin katkıları ile ayakta zar, zor duruyor.
Nereye kadar?
Eskişehir'de tüm bu olaylar yaşanırken, genel merkez '3 maymunu' oynuyor.
Bilmiyoruz,duymuyoruz,görmüyoruz. Genel merkezin bu olayları çözmesi için çok ciddi bir çabanın içinde olması lazım.



DEVA'DA SİYASET YAPMAK
İşte böyle bir şey..
Yapması gerekenleri yapmak istemiyor.Bu gelişmelere şimdilik seyirci kalınıyor.
Sır perdesini biraz aralayınca ne sırlar ortaya çıkıyor. Demek ki,DEVA Partisi Bölge Koordinatörü Merve Mollamehmetoğlu'nun yaptığı denetleme ve kanaat tespitleri pek işe yaramamış. Gerçi Merve Hanım durumu Yürütmedeki arkadaşlarına durumun vahametini bildirmiş.
Acil Durum alarmı çalmış.
10 Kasım Çarşamba günü Sadullah Ergin sessiz sedasız il Başkanlığına geliyor. Teşkilat başkanlarını ve kurucuları çağırıyor. Tarafları dinliyor.
İçeride kıyametler kopuyor. Olay büyüyor. İl başkanı Haşim ateş barut gibi. Teşkilatların çalışmadığını, söylüyor. Onları tümden suçluyor.'biliyor musunuz Eskişehir'de, 250 bin Kürt' var demiş.
Yani kürkçülük üzerinden 'oy' devşirme. Tabii böyle olacağı anlamına da gelmiyor. Yakından biliyorum arkadaşları. Bir dokun bin ah işit.
O zaman adama sorarlar kendinden o kadar çok eminsen, onların sana oy vereceğine inanıyorsan çık bağımsız aday ol. Nasıl olsa 76 bin oyla garanti seçiliyorsun.
Neden uğraşıyorsun ki?
Yasemin ARIKAN, koordinatör Merve hanıma sert çıkıyor, tavırlar takınıyor, Ebru'ya görev yetki sınırlarını da aşarak ağır ithamlarda bulunuyor.
Gökmen Göksel hem il başkanını, hem de Tepebaşı ilçe başkanını ağır eleştiriyor.
Ünsal Yalman da bir şeyler söylemiş.
Tartışma partinin binasında yankılanıyor. Dinlediğim il yönetim kurulu üyelerinin bana aktardıklarının özeti böyle. Kişisel eleştirilerini yazmadım. Sadullah Ergin ve Genel koordinatör Merve Hanım şaşkın bir vaziyette.
Hepsini dinlemiş. İl başkanına görev ve yetki sorumluklarını anlatmış.
Bazı isimler 'aportta'bekliyor... İl başkanı ben olurum düşüncesiyle şimdilik sessiz kalmayı, uzaktan izlemeyi tercih ediyor. Ancak umduklarını bulamayabilirler.

EBRU,Belediye Başkanlarını ziyaret ediyor.
Oda-dernek, sendika, demeden sürekli ziyaretlerde..
Etkinlik oluyor orada...
Toprak bebe' ye yardım kampanyalarında etkinlik içinde destekler veriyor. Toprak bebeğin manevi anneliğini de üstlenmiş.
Ancak il yönetimleri de koşturuyor ziyaretlerde bulunuyor. Sezar'ın hakkı SEZAR'A..
Olaylara tek boyutlu bakmamak lazım.
Onun için '2M'lere dikkat çekiyorlar..
****
Sosyal medyayı çok etkin kullanıyor. O da genel merkezin tavrını bekliyor.
Ne olur ne olmaz! Siyasette böyle durumlar çok olur. Makamları 'ganimet' olarak gören o kadar çok insan var ki. Haşim Ateş bunlara pabuç bırakacak gibi durmuyor. Ne de olsa, inşaat yüksek mühendisi. Hesap, kitap adamı.Proje detaylarındaki beş yüzlük 'pimaş' boruları, dirsekleri nasıl, nereden döşeneceğini, bu kadar tecrübeden sonra artık bilir!
Deyim yerindeyse, Deva kendisine DEVA olamıyor!
Moral değerleri,freni patlamış kamyon gibi rampa aşağıya doğru gidiyor. Yeni nesil üzerinde olumlu etkileri olan Ali Babacan yönetimlerin yanlış tavırları yüzünden,kamuoyunda olumsuz etkilere de neden oluyor.
MEDYA İLETİŞİM SOSYAL MEDYA ÜZERİNDEN YAPILIYOR.
Deva il başkanı yönetim kurulu medya ilişkilerinden sorumlu Dr. Yüksek inşaat mühendisi olan Mustafa Keskin var. Kızılay, doğal yaşam ağrılılar tabipler odası, baro ziyaretleri yapmışlar. Sosyal medyada partisinin etkinlikleri paylaşıyor. Ziyarete gittikleri her demokratik kitle örgütlerinde,meslek örgütlerinden çekilen fotoğrafları gönderiyor..
Ancak faaliyetleri ne yazık ki yerel TV haberlerinde ve yazılı basında yer alamıyor.
En son iktidarın zammı varsa yurttaşın yeşil pedalı var bisiklet etkinliğinin fotoğraflarını göndermiş.
Bir gurup partili ve yönetim kurulu bisikletlerinin önünde poz vermişler. Haşim Ateş'te güneş gözlüğünü takıyor. Bisikletine biniyor. En önde. Demek istiyor ki, ben birinci sıradayım. Ona göre der gibi geldi bana.
Ne diyelim? Allah dağına göre kar verir. r.

Bakalım Deva' da politikanın rotasında neler olacak?
Ya herru, ya merru, ya ebru..?