Tarkan Demir ve Meltem Karakaş’ın ES TV ekranlarında birlikte sunum yaptığı Soruyoruz programının konuğu Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Sayın Celalettin Kesikbaş…
Kesikbaş ekonomik değerlendirmelerde bulundu.
“2025 yılını geride bıraktık, zor bir yıldı. Sıkıntılarıyla, dertleriyle, kederleriyle tabii içinde mutlaka güzel anıların da olduğu ama sanayici açısından, üretici açısından, özellikleticaret erbabı açısından gerçekten zorlayıcı bir yıldı. 2026 umutla beklediğimiz bir yılolmasını diliyoruz” dedi.
Kesikbaş aslında sanayicinin MR’ını çekmiş.
Sıkıntılarını anlatıyor. Finansmansa erişim, bankalardan kredi bulunması veya faizlerinin çok yüksek oluşu, üretimde meydana gelen öngörülemeyen maliyet artışları ve rekabet sorunları en başı çekiyor.
Kesikbaş buna rağmen umudunu koruyor Eskişehir açısından.
Bunların içerisinde mobilya sektörü, tekstil sektörü
Ve madencilik sektöründe ciddi sıkıntılar var.
SANAYİDE DARALMA VAR
Beyaz eşyadadaralmaların olduğu bir yıl olarak değerlendirirken, makine sektörü,otomotiv sektörü, havacılık, raylı sistemler, savunma sanayi sektörlerinde kentlere göre sanayi anlamında pozitif olarak ayrışmış durumda.
İhracatı 4.8 milyar dolarla kapandı. bu çok iyi bir rakam. 4.8 milyar
930.000 nüfuslu bir kent için 4.8 milyar dolarlık bir ihracat rakamının önemli olduğunu söylüyor.
Türkiye genelinde 12. sırada ama tabii hanisınır ticaret olan iller var içerisinde. Eskişehir nitelikli ihracat yapan ilk 10 kentten bir tanesi.
Sanayide bir büyümeden söz etmek çok mümkün değil. Çünkü yurtiçipiyasalarda bir daralma oldu. Bu endekslere de zaten yansıdı. Yine de Eskişehir ihracat açısından, %7'nin üzerinde bir büyümeyleaslında önemli bir başarıya da imza attı diyor.
ENFLASYON SANAYİCİNİN DE BELİNİ BÜKMÜŞ
Enflasyon hepimizin belini büktü. Türkiye'de işte ortalama % 40'lı rakamlarıgördük. Yılsonu TÜİK enflasyonu % 30 nu olsa da bu durum şirketlere pozitif olarak yansımamış.
Yani ciddi şekilde bir kârsızlıkoluşmuş.İhracat yapan sanayi üretim malları satanlar çoğalsa şirketlerin bilançolarında kâr yok. Hatta bir önceki yıllara göre düşüş de var.
NİTELİKLİ İŞ GÜCÜ PROBLEMİ DEVAM EDİYOR
Maalesef Türkiye bu konuda çok başarısız. Temel nedeni de sanayinin istediği nitelikli mesleki eğitimden geçmiş insan gücü yetiştiremedi. Kaynaklar, tam tersine niteliksiz insan gücü için harcandı. Her zaman yazıyoruz. Siyasal iktidarın bir tercihi.
NAKİT AKIŞI TEMEL PROBLEM
Sanayicinin çektiği en büyük sıkıntı. Çünkü bu piyasalarda sıcak para yok. Her şey vadeli çekle dönüyor. Sanayicinin bankalara gittiğinde havasını alıyor. Zira krediye erişimleri zorlaştı. Para bulsa artık faiz oranlarına da bakmıyor. Yeter ki krediyi alayımda çarklar dönsün diye bakıyor. Çekimi ödeyeyim diyor. Böyle olunca da bir gün geliyor artık vadelerdeki uyumsuzluklar olunca bu kez çekler piyasada patlıyor. Mecburen ya iflasını verecek. Yada konkordato isteyecek..
Bizim piyasalarda şirketlerin birbirlerine olan ödemelerindeki sıkıntılar yaşanırken, hammadde ve ara malı malzeme satın almalarında daralmasına neden olunca tedarik ve teslim süreçlerin uzamasına neden oluyor.
Çünkü çek sistemini aslında bir banka gibi kullanıldığını biliyoruz. Vadeli çek mi olurmuş? Bizde oluyor.
Şimdi bu işler de dönmüyor artık. Zamanında çekler ödenmeyince birbirlerini olumsuz tetikliyor ve sistem de üretim durma noktasına geliyor.
2025 ZOR BİR YILDI
Tüm kesimlerin haklı olduğu bir dönemden geçtik. Çalışan da memnun değildi. İşveren de memnun değildi.
Kesikbaş, 2025 yılı finansmana erişim noktasında zor bir yıl olduğunu belirterek, 2026 yılından umutlu olduğunu söylerken Mehmet Şimşek için şöyle diyor; “Siyasetten bağımsız seviyorum zeki insanları. Ben Mehmet Şimşek'i değerli buluyorum. Zeki olarak buluyorumdersine iyi çalışıyor. En azından bunu görüyorum.”
Siyasetten bağımsız konuşuyorum. Matematiksel bir iş de yapıyorlar.
Bir ekonomi yönetimi tamamen aslında rakamlara dayalı.
Sunduğu pembe tablo tabii ki insanlara umut verecek. Yani ekonomi biraz da umut gerektiriyor.
Tabii ki makro ölçekte, ekonomik yapıyı toparlamaya çalışıyor. İşte Merkez Bankası rezervlerinden tutun da işte bankaların piyasaya olan etkileri, işte doları bir miktar baskılayarak işte enflasyonu aşağıya çekme çabaları, para politikalarıyla bir şekilde enflasyonu aslında aşağı yönlü çekmeye çalışıyorlar.
TEDARİK ZİNCİRİ VE ÇEŞİTLİLİĞİ İLE NAKİT ATIŞI SANAYİCİNİN CAN DAMARI
Konuşmasında dünya ekonomisinden yerele kadar birçok konu başlığını ele alarak
Tedarik zincirimizi güçlendirmemiz gerekiyor. Tedarik zincirimizdeki çeşitliliği arttırmamız gerekiyor. Satış kanallarımızı geliştirmemiz gerekiyor.
Bir kere nakit akışı bir şirketi en hızlı batıran konulardan bir tanesi. Yani bir şirketi karsızlık değil, nakit akışı batırır. O yüzden nakit akışına iyi odaklanmak gerekiyor.
Reeskont kredileridir. Daha düşük faizli kredilere kanalize olmak gerekiyor.
Dijital dönüşüm, verimlilik.
Özetini uzatmadan yazdım.
Şu söz aklımda kaldı. “Siyaset dışı konuşuyorum”!
Kastettiği parti siyaseti. Aslında bunu ifade ederken bile siyaset yapıyor.
Ben olsam biraz zombileşen şirketlerin sanayiye yansımalarınıda konuşurdu.
Tabii siyaset dışında..
Zombi şirketlersanayiinin ve üretimin kalitesini debozuyor. Belki tez konusudur. Zombi şirketler gerçek sanayiciyi de ateş çemberine atmıyor mu?
Üretken yapay zekâ gibi yükselen teknolojileri kullanabilenler için ücretler artarken, kullanamayanlar için vasıfsızlaşma ve gelir kaybı riskleri ortaya çıkacak. Bu konuda neler düşünülüyor?
ZEKÂ BAŞKA, AKILCI OLMAK BAŞKA!
Mehmet Şimşek’in zekâsından hiç şüphem yok. Benim için ekonomist değil,finansçı. Nas politikalarından, faizci modele geçtik. Bütçeyebaktığımızda faize gidecek paraların %50’si sanayiye aktarılsa üretim çarpan etkisiyle 3-5 katlanır.
2025 yılında aktarılan faize bir bakın.
Şimdi, 2026 da en büyük korkum şu. Yine, vasat politikacılarının elinde dünya onların oyuncağı olacak.
Yerli ve milli patenti olan politikacılarda hamasi söylemlerle masal anlatacaklar.
Şimşek istediği kadar Londra’nın tefecilerinin kapısında dolaşsın.
Siber saldırılar, sistemin en korkulu rüyası olacak.
Hackerlerin fabrika şalterlerini indirmesi. Bankalar ve endüstri işletmelerin verilerin çalınması yapay zekâ risklerinin var olacağı bir yıl olacak.
Küresel endişelerin başında yapay, zekâ anksiyetesi artacak.
Daha ne yazacağım yahu. Aptalların kaderimizi belirleyeceği, zeki olanların bizleri soyup soğana çevireceği bir yıl olacak!
Fatura sanayiciye çıkıyor.
Patronlar susarsa?