Vay vay vay!…
ABD ve Türkiye'de gündemi en çok işgal eden isim..
Sen neymişsin be abi..
Bir zamanlar iktidar tarafından el üstünde tutulan isim…
Ne zaman tanıdık?
Ebru Gündeş ile evlenince Türk kamuoyu onu tanıdı..
Yani o günlerde televolelik bir isimdi..
Kirli sakalları ile ekranlardaki hayırsever?
Meğerse adamda ne hünerler varmış?
Baksanıza, onun yüzünden Türkiye karıştı..
Neden?

İRAN'A AMBARGO..
Geçmişi, özetle bir hatırlayalım
Nedir bu Reza Zarrab meselesi?
Her şey, BM tarafından İran'a ambargo kararı ile başladı.. Rusya, Çin, bile, ambargoya el kaldırmışlardı. Yani Veto etmemişlerdi..
Bunun üzerine Türkiye, 'Doğalgaz, petrol gibi ihtiyaçlarımızı yaptığımız anlaşmalar var, biz bunları İran'dan karşılıyoruz, o nedenle ayrıcalık istiyoruz' diye BM'den, ABD'den talepte bulundu.
Bu ihtiyaçları göz önünde tutan ve dikkate alan BM, Türkiye'ye bazı ayrıcalıklar tanıdı.
Tamam dedi, haklısınız. Enerji ihtiyaçlarınızın bir kısmını İran'dan karşılıyorsunuz. Bunları biliyoruz ama karşılığını parayla değil, gıda, ilaç gibi bazı temel gıda ürünleri vererek ödeyebilirsin.
Türkiye BM'lere ambargoya uymayı, tanınan özel şartlar çerçevesinde de doğalgaz, petrol gibi ürünler alıp karşılığında da para değil, mal vermeyi kabul etti.
Yani, mal karşılığı takas..
Türkiye, bu dönemde her zaman İran'ın yanında yer aldı, hatta zaman zaman İran'ı da savundu..
Türkiye'ye yapılan elbette yanlıştı, haksızdı. O zaman, ambargoya karşı çıkamadık. Halbuki birçok Avrupa ülkesi çaktırmadan ambargoyu elini, yüzünü bulaştırmadan deliyorlardı. Bunu ABD biliyordu, cezasını da kesiyordu..

AKLAMA, PAKLAMA MERKEZİ DUBAİ..
Dubai bu aklama merkezinin üssüydü..
Bir süre sonra Reza Zarrab diye bir İranlı sözde iş adamı çıktı ortaya. Şark kurnazlığıyla İran'a mal veriyormuş gibi yapıp, göstermelik altın ticaretiyle para verebileceğimizin yolunu gösterdi.
Bundan da hem kendine bir kazanç sağladı hem de kimi iktidar çevrelerine rüşvet dağıttı.
Bunu kendisi ifade ediyor. Hatta, Türkiye'nin Cari açığını 'finanse' ettiğini bile söylüyordu..
Sonra kendisine, T.C yurttaşlığı bakanlar kurulu kararı ile verildi..
Birleşmiş Milletler, ambargonun delinip delinmediğini izliyordu. Türkiye'yi takibe aldı. BM kararlarına uyup uymadığını kontrol ediyordu. BM bu şark kurnazlığının farkına vardı ve Ankara'ya heyetler gönderdi.
Heyetler gerekli araştırmalarını yaptılar ve incelemelerini rapor haline getirerek, Türkiye'ye, yapılan dolambaçlı işlerden haberdar olduklarını tüm bunların bir dava konusu olabileceğini bildirdiler.
Kısacası, böyle işler yapmayın diye ikaz ettiler..
İktidar tüm bu uyarıları dikkate almadı, önemsemedi. .Sonuçta beğenirsiniz beğenmezsiniz, doğrudur, yanlıştır bir BM kararı var. Uluslararası sistemin içindesiniz.
Buna uymak zorunluluğu var. Neden? Çünkü bu kararlara uyacağınızı bildirmişsiniz. Taahhüt etmişsiniz.
BM uyarıları kulak ardı edildi. Bir şey olmaz denildi. Biz, ambargoyu delmedik, uluslar arası hukuku çiğneyen işlem yapmadık denildi..
Bu böyle devam etti.
Ve sonunda, Zarrab ABD'ye gidince gözaltına alındı. Uzun süren araştırmalar sonucunda ABD, 'Benim bankacılık sistemimi kullanarak BM'nin kararlarını ihlal ettiniz' diyerek, tutuklayarak davayı açtı.
Kurnazlık yaparak ambargoyu delmekten ve delerken de ABD'nin bankacılık sistemini kullanmaktan suçlandı, artık sanıktı. Zarrab uzun bir süre tutuklu kaldı ve savcılıkla uzlaşmaya gitti. Şimdi tanık...
Takım elbiseyle duruşmalara katılıyor..
O zaman sürecinde ne oldu?. Türkiye Suriye meselesinde Rusya ve İran'la masaya oturdu. Rusya ile, önemli silah anlaşmaları imzaladı..
Şimdi Türkiye ağır bir faturayla karşı karşıya.
Türkiye, İran'dan aldığı petrol ürünlerinin karşılığını zaten gıda, ilaç gibi ürünler vererek ödeyebilecek durumdaydı. Ama Zarrab'ın kurnazca önerisiyle dolambaçlı yollardan para vermeye kalktılar.
Yani, altın ticareti..
Bir ucu Hindistan'a, Çin'e,bir ucu Dubai'ye uzanıyor..
Reza Zarrab şimdi diyor ki, Rüşvetler verdim, hediyeler aldım..
Anlatıyor…
'Hayır, bu rüşvet iddialarının hepsi yalan, hepsi uydurma bizim hiçbir suçumuz yok' mu diyorsunuz?
O zaman! Bakanlar niye istifa etti? Neden? 'yüce divanda' yargılanmadılar? Sorusu gündemde doğal olarak yer alacak!..
Niçin Türkiye'nin başını ağartacak bir faturayla karşı karşıya kaldık?
Bunlarda mı kumpas? Her şey mi kumpas… O ses kayıtlarını, o rüşvet görüntülerini ne yapacağız?
Kumpas, kumpas… Havuz medyası öncülüğünde kirli bir operasyon. Karatma.
Peki, biz gerçekleri bu karartmalar altında nasıl öğreneceğiz?
Bir zamanlar Fetö ile kol kola olanlara yapmayın, etmeyin bunlar Cemaat falan değil, Türkiye'ye kumpas kuruyorlar, bu ' ajan Cemaat' denildiğinde, kim? ne derse desin bu eleştirilere kulak tıkayan muhterem hoca efendiye laf söyletmeyiz diyenler kimlerdi?
Biz geçmişi unutmadık?
Kim? kime kumpas kuruyor anlayamadık vallahi!..

ZARRAP' da BİR FETÖ PROJESİ OLMASIN?
Anlaşılan o ki Türkiye'ye bir ceza gelecek. Bir ceza gelecekse, bu faturayı millet olarak hepimiz ödeyeceğiz.
Bizi yönetenlerin böyle bir hakkı var mı?
Döviz yükseliyor. Finansal piyasalar daha da tedirgin. Ekonomi kırılgan halde. Sermaye piyasaları sarsıntı geçiriyor. Sanayici tedirgin..
Saakın! Zarrab 'fetö projesi' olmasın. Bakın ABD ile nasıl da anlaşmış..
İtirafçı…
Bir de bizim itirafçılara bakın?
Dolar bütün paralar karşısında değer kaybederken TL karşısında değer kazanıyor.
Dava devam ediyor.
Kurlar fiyatlanıyor..
Bir açıklama ile başka bir boyuta dönebilir? Yapılacak iş belli. Ali Babacan'ı ABD'ye göndererek, kulis çalışmaları başlamalı. Başka çare yok..
SORU ŞU?
Türkiye iyi idare ediliyor mu?