Bu gün yakın tarihten bir örnek sunayım dedim.
Arşivim oldukça geniş.
Günlük aldığım notlarım var.
Biraz eşeledim.
DSP' de taban, tombaladan vekil çıkardık diye hikayelerini anlatırlar.
Sadece vekilliklerle sınırlı değil.
Belediye başkanlığı, il ve belediye meclis üyelerini de eklemek lazım.
18 Nisan 1999.
Adaylık başvuru dönemi öncesi.
YSK seçim sürecinin belirliyor.
Listeler belirleniyor.
Büyükerşen'in milletvekilliğine adaylık başvuru formunu dolduruyor.
Niyeti belli.
Milli eğitim bakanı olmak.
Yıllar öncesindeki özlemiydi.
Anlatırdı.
Güzel projeleri vardı.
Uzaktan öğretim modelini geliştirerek hayata geçirmişti.
****
Nurettin Topçu da Türkiye'nin asıl meselesinin maarif davası olduğunu yazmıştı.
Büyükerşen'in o zaman yanındaydık.
Atilla Yücelal vardı.
Çekmeceyi çıkarttı ve adaylık forumundaki bilgileri beraber doldurmuştuk.
Öncesi de var.
****
Her şey Rahşan Ecevit'in burnunu sokmasıyla başladı..
1.sıra Mahmut Erdir' e tahsis edilmiş.
2.sıra Necati Albay' a.
Rahşan hanıma gidildi ve yüzümüze denildi ki. Yılmaz Hocayı 3. Sıraya yazmazdık. Ona, Bilecik 1. Sıra milletvekilliğini önerdik ama kabul etmedi.
Sonrası malüm.
Büyükşehir belediye başkanlığı.
3.sırada Mail Büyükerman.
****
Bazı muhalefet ve koalisyon ortaklarının fırlama vekilleri senaryo yazdılar verdiler dolmayı Mail Büyükerman'a. Cumhurbaşkanı adayı ol sana tam destek. O da dolmayı yedi ve Cumhurbaşkanı adayı olarak ortaya çıktı.
DSP' gurubunda bir karışıklık.
Nereden çıktı bu?
Öyle ya. Ne Ecevit'in, nede DSP gurubunun haberi var.
Kimler bu gazı verdi dersiniz?
O zamanlar gaz veren uzmanlar vardı!
Sonrası biliniyor. Büyükerman bir anda TV ekranlarında endam etti. Kanal, kanal dolaştı. Magazin programlarında konuk oldu. Kendisini be şey zannetti.
Sonrasını yazmayayım. DSP' nin sabıkalıları.
*****
Ecevitlerin egosu yüzünden teşkilatlar da huzursuzluklar başladı. İç çekişmeler nedeniyle, parti de eleştiri sesleri yükselmeye başladı.
149' luk parti..
SHP ve CHP kafa buluyorlardı.
Seçimlere giderken listelerde yaptığı birçok hatalar nedeniyle parti teşkilatları çöktü. İstifalar başladı.
Nitelikli isimler durumu gördü ve hadi bana 'eyvallah' diyerek yollarını ayırdılar.
Ecevitlerin idealleri-tezleri çöktü. DSP çok zor şartlar altında kurulmuştu. Davası vardı. Parti programında neler yazıyordu! Sonunda ne oldu?
Ecevitler kamuoyunda inandırıcılıklarını yitirdiler.
Karaoğlan efsanesi 2002' deki seçimlerde % 1.22 oy alarak siyaset sahnesinden çekildi. 1999 seçimlerinde % 22 oy alan Karaoğlan Ecevit'in paraşütü açılamadan düşmüştü.
Hazin bir olay.
Siyaset yapanların bu analizi doğru yapsınlar ve dersler çıkartsınlar. Siyaset te Lider çok önemlidir ama teşkilatlar daha önemlidir. Teşkilatları önemsemeyen onları kargo üssü olarak gören ve üyelerini basamak olarak kullanmaya çalışan, teşkilat emekçilerine, benim dediğim olacak dayatması yapan LİDER' de olsa haydi Abbas, vakit tamam denilerek yolcu edilir.
Çünkü milletin vurduğu tokat çok acı olur ve nereden geldiğini anlayamazsınız!
Yılmaz Büyükerşen 1999 'dan beridir hizmet ediyor. Her kesimden oy alıyor..
Oylarını arttırarak seçiliyor.
Bunun bir sırrı olmalı değil mi?
Bilge adam..
*****
Bir zamanlar Ecevit' lerin partisi vardı.
DSP...
Mavi fon içinde Güvercin alametifarikasıydı.
Gözün aydın Türkiye ak güvercin geliyor.
Güçlendikçe DSP halkın yüzü gülüyor.
Slogan buydu.
Halkçı ECEVİT.
Karı koca partisi olarak biliniyordu kamuoyunda.
RAHŞAN Hanım her şeyi belirlerdi... Gözlüklerini burnun ucuna kadar indirir, eline kağıdı alır İl ve İlçe teşkilatların yönetim atamalardan tutunda, milletvekili adaylarına kadar belirlerdi.
Sınırlı sayıdaki üyelerle kongreler yapılsa da, Rahşan'ın onay verdiği bir ekip kazansa bile en geç bir ay içerisinde görevden alınır, yenisi atardı.
Ben yaptım oldu... Bir avuç demokrasi diyenler itina ile şutlanırdı.
Bir gün Nedim abi ile birlikte Ankara'ya gittiğimizde Rahşan Hanım bana demişti ki, sen çok biliyorsun. Sen 'kıp kızılsın'. Sonradan anladım ki, meğerse üzerimiz çizilmiş. Nedim abi de ikide bir ayaklarıma vuruyor sus diye.
Nedim abi dediğim de severim kendisini konfeksiyoncu. Takoz Ahmet Finansörümüz. Bobin bobin para var. Bir dediğimiz iki olmazdı. Sözde, politik Kurmay başkanı biziz ya.
Nedim abi, Ecevit'in hastasıydı. Karaoğlan denildiğinde akan sular dururdu. Gözü kara... Ecevitler için en az bir daireyi yemiştir bu yollarda.
Başı sıkışan ona sarıyordu.
Arkadaşlar da veriyorlar bana inceden gazı. Çık belediye başkanımız ol... Şimdiki aklım o zamanlar olsaydı çıkardım ve seçimi söke söke alırdım. Seçim sonuçlarındaki tablo onu gösteriyor. Neden çıkmadık? Ki?
Sonra öğrendim ki, beni bağlamak için bazı işgüzarlar üfürükçü hocaya bile gitmişler.
Ertuğrulgazideymiş.
Enver hoca..
****
Hay Allah!
Vay anasına dedim demek ki siyaset dedikleri böyle bir şey. Ulan dedim kendi kendime dürüst bildiklerimiz böyle yaparsa... Demek ki peşimden boşuna koşmamışlar.
Son kullanma tarihi geldiğinde şut.
Ahde vefayı politikada aramayın sakın.. Vefa İstanbul'da bir semtin adı.
Şaşırıp kalmıştım. Tabii çok salakça bir sözdü üstünde durmadım. DSP' de atamayla gelen atamayla giderdi.
Kimse de itiraz edemezdi.
Nasıl olsa, atananlarda en geç bir ay sonra görevden alınır yenisi atanırdı.
O günden bu güne ne değişti politikada?
Aynı tas aynı hamam.
Belediye başkanları atama.
Meclis üyeleri atama.
Milletvekilleri atama.
Genel başkan yardımcıları atama.
Bakanlar atama.
Atanmışların demokrasisi.
Sonra kalkıp utanmadan, sıkılmadan Recep Tayyip Erdoğan'ı eleştiriyoruz.
Böylesine bir ikiyüzlülüğümüz var.
Sanki seçimler yapılıyormuş gibi.
Herkes Ankara'yı tavaf etmiyor mu?
Aynaya bakmıyoruz.
İleri demokrasi arş ileri, dönmez geri demokrasinin askerleri.
*****
DSP' de Rahşan ne derse o olur demokrasisi vardı.
1995 milletvekilleri seçimlerinden hemen önce bizim Ahmet Tekeli ve saz arkadaşları, DSP genel merkezine girmişler. Parti genel merkezin önünde bağırmaya başlamışlar. Tabanın istediği adaylar listelere alınsın Bir avuç demokrasi istiyoruz! Sen misin bunu diyen! ECEVİT merdivenlerden inerek 'beni askerlerin postalları bir şey dikte ettiremediler siz kim oluyorsunuz?' Diyerek çıkışmıştı.
Rahşan Hanım, oy' u siz değil, Bülent Ecevit alıyor demiş ve herkes Eskişehir'e dönmüşlerdi.
Gel buradan yak. Yahu Ahmet dedim. Ben size gitmeyin yapmayın demedim mi. Dedin. Peki, neden gittiniz? Vallahi seni dinlemedik, dolmayı da yedik. Yaaa. İşte böyle. Dolmayı yememek lazım!.
95' de iki vekil, 99' da 3.vekil 2002' de sıfır vekil.
DSP' de taban tombaladan Vekil çıkardık diye hikayelerini anlatırlar...
3.sırada Mail Büyükerman. Verdiler dolmayı, Cumhurbaşkanı adayı olarak ortaya çık.
CHP kurumsal bir parti. Onun için diğerlerinden az da olsa UMUT farkı var. Ancak o da düzen partisi.
Umut olarak var mı yok mu? Onu Halk belirleyecek. Şimdilik yuvarlak masada yuvarlanıyorlar.
Bilge olarak birkaç kişi kaldı. Onların sesine kulak verin zira ömürlerinin son demlerindeler!
İnşallah! Demekten başka neyimiz kaldı!
Anlamlı söz.
İyi niyetinizi kullanan insanlara arada kötü tarafınızı' da gösterin ki sizi salak kendisini zeki sanmasın!