İmanın, fedakârlığın, şehadetin, vatan sevgisinin diğer adı... Unutulmaz ve paha biçilmez bir tablo gibi gönlümüzde ve zihnimizde capcanlı duran ve nereye gidersek gidelim hep bizimle olan, bizden sonraki nesillere emanet edeceğimiz en değerli mirasımız…
Her milletin tarihinde unutulmaz, geri dönüp bakıldığında gurur, gözyaşı ve şükür ile yad ettiği olaylar yaşanmıştır. Hiç şüphesiz Çanakkale Zaferi de bu kabildendir. Bu zafer, aziz milletimizin inancının, tevekkülünün ve fedakârlığının en bariz örneklerindendir.
Bir ulusun var oluş mücadelesi, imanının gücü… Vatan toprağı için seve seve canından vazgeçiş… Savaş meydanındaki akıl almaz ölümler… Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un dizelerinden dinleyelim savaş meydanını:
“Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkaz-ı beşer.
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak;
Boşanır sırtlara, vadilere sağnak sağnak...”
Sayısız şehit verdiğimiz savaş meydanında, Çanakkale Cephesi’nde çağları aşan bir destan yazılmıştır. Bu cennet vatanın toprağının üstü yeşil çimenli, altı ise şüheda gövdesidir.
Şehit olmak…
Kutsal değerler uğruna bize en çok sevdirilen candan vazgeçmek... Bu vazgeçişle ahiret yurdunun ebedi cennetine talip olmak... Öyle bir cennet ve öyle bir makam ki bu, ne bir benzeri görülmüş ne de verilmiş...
“Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma, bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah’ın, lütfundan kendilerine verdiği nimetlerin sevincini yaşayarak rızıklandırılmaktadırlar. Arkalarından kendilerine ulaşamayan (henüz şehit olmamış) kimselere de hiçbir korku olmayacağına ve onların üzülmeyeceklerine sevinirler” (Âl-i İmrân 3/169,170) buyurur Rabbimiz Yüce Kitabımızda. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) de şehitlere verilecek nimetleri ve onların mertebelerini şöyle anlatır: “ Şehitlerin ruhları (adeta) yeşil kuşların içindedir. Bu kuşların arşa asılı kandilleri vardır. Onlar cennette istedikleri yerde dolaşır, sonra arşa asılı kandillere inerler. Allah onlara şöyle seslenir: ‘Herhangi bir şey arzu ediyor musunuz?’ Onlar da, ‘Cennette dilediğimiz gibi dolaşırken başka ne arzu edebiliriz ki?’ derler. Yüce Allah onlara bunu üç defa sorar. Onlar Rablerinden bir şey dilemedikçe bırakılmayacaklarını anlayınca şöyle derler: ‘Ya Rab! Ruhlarımızı bedenlerimize geri döndürmeni ve senin yolunda bir defa daha şehit olmayı diliyoruz’” (Müslim, İmare, 121).
18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümünde bizler bu maneviyatla, bu ilahi müjdelerle Kahraman Ecdadımızı hayırla, minnetle yad ederken cennet vatanımızın değerini, olmazsa olmazlarımız arasındaki yerini bir kez daha idrak etmekteyiz. Bu zamanlar bizlere içinde bulunduğumuz sulhun, selametin aslında dünya nimetlerinden Allah için yüz çevirmenin bir sonucu olduğunu göstermektedir.
Ve bizler…
Rabbimize iman ettikten sonra dosdoğru olmak için gayret gösteren bizler... Bu vatan toprakları için ecdadımızın yaptıklarını unutmadan bizden sonraki nesillere aynı ruh ve inançla teslim etmeyi en kutsal amaç olarak bilmek durumundayız. Ona uzanacak her namahrem elinin farkında olarak bir Müslüman duruşuyla onu bertaraf etmeliyiz. Topraklarımızın vatan olarak kalabilmesi, bu inanç ve şuurun davranışa dönüşmesiyle olacaktır.
Rahmet ve minnetle…
Saliha AYYILDIZ
Vaiz
MEAL OKUYORUM
Ey iman edenler! Allah’a itaatsizlikten sakının
ve doğru söz söyleyin ki, Allah sizin
işlerinizi düzeltsin, günahlarınızı bağışlasın.
Kim Allah’a ve Resûlü'ne itaat ederse gerçekten
büyük bir kazanç elde eder.
(Ahzâb, 33/70-71)
HER GÜNE BİR HADİS
“Bana kendi adınıza altı şeyin güvencesini
verin, ben de size cennetin güvencesini
vereyim: Konuştuğunuzda doğru söyleyin,
söz verdiğinizde sözünüzü tutun, size (bir
şey) emanet edildiğinde ona riayet edin,
iffetinizi koruyun, gözlerinizi (bakılması
yasak olandan) sakının ve ellerinizi
(haramdan) çekin.”
(İbn Hanbel, V, 323)
GÜNÜN DUASI
Allah’ım! Senden dinimde, dünyamda, ailemde ve malımda
af ve afiyet istiyorum.
Allah’ım! Eksiklerimi, kusurlarımı ve ayıplarımı ört, korku ve endişelerimi güvene ve huzura çevir.
(Ebû Davud, Edeb, 110)
BİR SORU-BİR CEVAP
Hayvanların zekâtı, para olarak da verilebilir mi?
Hayvanların zekâtı, kendi cinsinden verilebileceği gibi, değerleri üzerinden para olarak da verilebilir (Bkz. Kâsânî, Bedâî’, II, 41). Ancak fakirin yararına olanı tercih etmek daha uygundur.
(Fetvalar,DİB Yay.syf.241)