Tepebaşı Müftülüğü Şube Müdürü İhsan BAŞTÜRK'ün yazısı...
Dinimiz İslam M.610 yılında insanlığa Hz. Muhammed (sav) tarafından tebliğ edilmeye başlanmıştır. Müslümanların sayısının artması ile açıktan tebliğ ve ibadetin akabine telaşa kapılan müşrikler,müslümanlara baskı, eziyet, zulüm, boykot ve işkencelerini arttırmıştır. Müslümanlar, yapılan bu haksızlık ve zulüm karşısında her zaman dik durmuş, inanmayanların zulmüne asla boyun eğmemiştir. Nitekim Hz. Yasir ve eşi Hz. Sümeyye canlarını Allah yolunda feda ederek İslamın ilk şehitlerinden olmuşlardır.
Cenab-ı HakkKur'an-ı Kerîm'de şöyle buyurur ; 'Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz, bilakis onlar diridirler, lakin siz anlayamazsınız' (Bakara 2/154)
Allah için öldürülene şehit denir;şehit kelimesinin çoğulu da şühedadır. Şehit, 'şahit olan, hazır bulunan' demektir. Ölüp yok olan, kaybolup giden (gaib) değil- berhayat olan, ölümsüzleşendir. Bunun içindir ki şehit diridir, ölmez, ona ölü denmez, yeri ve zamanı geldiğinde canından daha mukaddes bildiği dinî, millî ve manevî değerleri uğruna dünyadan ve dünyadaki her şeyden vazgeçip canını ortaya koyar. Hz. Ömer' in (r.a) veciz ifadesiyle 'Şehit, kendisini Allah'a adayan kimsedir. (Hadislerle İslam 4/521)
Şehitlik mertebesi peygamberlikten sonra gelir. Şehitlik, hakka yürümenin en güzel şeklidir. İnsanlardan Allah için canını feda edenler şehit olarak ölümsüzleşir, ancak idrak üstü olan bu canlılığı, ölümsüzleşmeyi diğer insanlar anlayamazlar.
Müslümanlar, Allah Resûlü'ne şehitlerin ahirette nasıl bir muamele ile karşılaşacaklarını sordukları gibi şehit yakınları da şehitlerinin durumlarını merak ederek sorular soruyorlardı. Enes b. Malik'in anlattığına göre, halası olan Rubeyyi',Peygamber Efendimize geldi. Oğlu Harise, Bedir günü bir ok ile öldürülmüştü. Rubeyyi' dedi ki: 'Ey Allah'ın Resûlü! Harise'nin gönlümdeki yerini bilirsin. Eğer o cennetteyse onun için ağlamam. Ama değilse ne yapacağımı (nasıl yas tutup ağlayacağımı) göreceksin. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz ona, 'Sen aklını mı yitirdin? Cennet bir tane mi? Birçok cennet var ve senin oğlun en yüce (olan) Firdevs cennetindedir.' Buyurdu(Buhari,Rikak ,51)
Bu manada i'la-yikelimetullah için canlarını feda eden müslümanları, İstiklal Harbi şehitlerimizi, 15 Temmuz şehitlerimizi, terörle mücadele eden asker, polis, güvenlik görevlisi şehitlerimizi ve hassaten dün idrak ettiğimiz 18 mart Çanakkale Zaferi'nde can veren kahraman şehitlerimizi rahmet minnet ve şükranla anıyoruz. Yine Çanakkale harbinin devam ettiği günlerde Allah Allah nidalarının top seslerine karıştığı bir anda sol kolu bileğinin dört parmak üzerinden aldığı bir isabetle kopacak hale gelmiş, ızdırabı yüzünden okunur bir halde, sağ elindeki çakıyı uzatıp 'şunu kesiver Kumandanım' diyen, tutan deri paçasının kesilip kolun vücudundan ayrılmasından bir müddet sonra ruhunu teslim eden Ali Çavuş'u; Rumeli Mecidiye Tabyası denizden yapılan saldırı ile yok olma noktasına geldiğinde vinci bozulmuş bir top ve birkaç asker kalmışken, Allah'a dua edip 276 kiloluk mermiyi sırtına alıp demir basamakları üç kez inip çıkarak nihayet topun ağzına sürdüğü üçüncü mermi ile Çanakkale'yi geçilmez yapan Koca Seyyid'ive tüm şehitlerimizi rahmetle, minnetle, özlemle yad ediyor, Rabbimizden onların şefaatine nail olmayı niyaz ediyor, onların bıraktığı milli ve manevi emanetlere sahip çıkabilmek, onlara layık evlatlar, torunlar olabilmek için Rabbimize dua ediyoruz
Günün Duası:
(Talût'un askerleri) Calût ve askerleriyle karşı karşıya gelince şöyle dediler: 'Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlam bastır ve şu kafir kavme karşı bize yardım et.'(el-Bakara 2/250)