İnsan varlığından itibaren kendisine verilen konumun korunması noktasında birtakım zafiyetler göstermiş, arzu ve isteklerine tabi olarak kulluğuna aykırı hareket etmiştir. Yaptığı şeylerin yanlış olduğunu bildiği ve zararlarını kavradığı halde hatalarına devam etmiştir. İşte insanın yaptığı yanlış davranışlardan birisi de bağımlılıktır.
Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı (TBM)’ye göre bağımlılık, kişinin kullandığı bir nesne veya yaptığı bir eylem üzerinde kontrolünü kaybetmesidir. Kullanım/davranış sıklığı azaldığında veya kesildiğinde huzursuzluk, uykusuzluk, öfke gibi yoksunluk belirtileri görülür.
Bağımlılık tarih olarak eski zamanlara dayansa da bu başlık altındaki davranışlar farklılaşmaktadır. Zamanımız içinde bu başlık altında sanal bağımlılığı zikredebiliriz. Sanal bağımlılık (dijital/teknoloji bağımlılığı); akıllı telefon, internet, sosyal medya veya oyunlar gibi dijital araçların kontrolsüz, aşırı ve hayatı olumsuz etkileyecek düzeyde kullanılmasıdır. Aslında birçok yönden faydası olan ve birçok konuda kolaylaştırıcılığı bulunan teknoloji, arzu ve isteklerine uyan ve otokontrolünü sağlayamayan kişiler için zararlı bir duruma gelmektedir.
Sanal bağımlılığın zararlarını ifade edecek olursak bunları şöyle sıralayabiliriz:
Dünya hayatındaki en kıymetli hazinemiz olan zamanın heba edilmesi: Kur’an-ı Kerim’de, ahirette kulların isteklerinden birinin de dünya hayatına döndürülmek ve iman edip salih amel işleyenlerden olmak olacağı aktarılmaktadır (Zümer 39/58; Şuarâ 26/102). Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de, insanların çoğunun aldandığı iki nimet bulunduğunu bildirmekte ve bunların boş vakit ve sağlık olduğunu söylemektedir (Buhârî, Rikâk, 1). Şu anda elimizdeki bu nimetlerin kıymetini bilmek ve imkân varken değerlendirmek bize yakışan en güzel davranıştır. Zira Peygamberimiz diğer bir hadis-i şeriflerinde, “Faydasız işleri terk etmesi, bir kişinin iyi Müslüman olmasındandır” (Tirmizî, Zühd, 11) buyurmaktadır. O zaman teknolojiyi ne kadar olumlu kullandığımızı kendimize sormamız gerekir. Zira alıp verdiğimiz hiçbir nefesi geri alamayız.
Dünyadaki cennet bahçemiz olan ailemizin ve salih evlat yetiştirme gayemizin heba edilmesi: Zor zamanlardan da geçmiş olsak birçoğumuzun zihninde çocukken ailemizle alakalı tatlı anılar bulunmaktadır. Nerde o eski bayramlar derken bile o güzel anılarımız canlanır. Maalesef evlatlarımız büyüdüklerinde “Nerde o eski videolar” diyebilir. Zira aynı evde oturan bireyler, aralarında aşılamaz teknoloji duvarı örmüş durumda… Belki aile kurumunun önemini bilirken ve buna dikkat çekerken, kendi ailemizi kendi ellerimizle yıkmaktayız. Bizden sevgi ve güler yüz göremeyen evlatlarımız, sanal ve yapmacık mutluluklar peşinden kaybolup gitmektedir. Unutmamalıyız ki evlatlarımız bize emanettir. Onları en güzel şekilde yetiştirmemiz gerekmektedir.
Sanal dünyada geçirdiğimiz zamanın israf olduğunu da unutmamak gerekmektedir. Bize bahşedilen her nimet kıymetlidir. Kıymetli olan her şey gibi zaman nimetinin de yerli yerince kullanılmaması heba etmek, israf etmek demektir. Zira israf genel olarak inanç, söz ve davranışta dinin, akıl veya örfün uygun gördüğü ölçülerin dışına çıkmayı, özellikle mal veya imkânları meşrû olmayan amaçlar için saçıp savurmayı ifade eder.
Sanal dünyadaki hız ve kolaycılık, insanları sabırsızlığa sevk etmektedir. Bir insanın elde edebileceği en kıymetli erdemlerden biri hiç şüphesiz sabırdır. Sabır, dünyada başarının ahirette kurtuluşun anahtarıdır. Ama sanal alemde günler dakikalara sığmış durumdadır. Bir kişinin nice zorluklar ile yaptığı işin neticesi bizler için bir shorts videosu kadar zaman almaktadır. Bunun bizim üzerimizde olumsuz yanlar oluşturduğunu fark etmiyor olabiliriz. Ama muhakkak bulunmaktadır. Zira yapılan araştırmalarda 6 saniyede açılmayan web sitelerinin kapatıldığı ortaya çıkmaktadır. Yani sabrımız 6 saniyeye düşmüş olabilir eğer sanal bağımlı isek…
Bilgi kirliliğine maruz kalmaktayız. İnsan olarak her birimiz manipülasyona açığız. Sağlımız gibi önemli konularda bile sanal alemde gördüklerimize inanmakta, bunları uygularken belki hayatımızı tehlikeye atmaktayız. Alanında yetişmiş hocalarımız yerine, sanal alemde bağlamından koparılarak bütünlüğü korunmadan dini konularda verilen hükümlere kulak vermekteyiz. Bunun yerine camilerde anlatılan canlı vaazlarda vakit geçirmek bizleri daha doğru bilgiye ulaştırabilir. Sanal alemde her duyduğumuz bilgiyi teyit etmemiz gerektiğini unutmamamız gerekir.
Sanal bağımlılığın zekaya olumsuz etkileri bulunmaktadır. Özellikle teknolojik olarak bağımlı olan çocuklarda odaklanma ve uzun süreli okuma sıkıntısı yaşanmaktadır. Son zamanlarda yapılan araştırmalarda, flynn etkisi olarak ifade edilen yeni neslin bir önceki nesle göre zeki olması durumu değişmiş olarak gözükmekte ve akademik başarı konusunda gerileme hissedilmektedir.
Özet olarak söylemek gerekirse, insan yapacağı her işte mutedil olmaya gayret etmelidir. En faydalı olan şeyler bile aşırıya kaçıldığında ve yerli yerince kullanılmadığında çok büyük zararlar doğurabilir. Teknoloji ve sanal alem de aynı şekilde yerli yerince kullanılmalıdır. Her şeyin bizim elimizde olduğunu unutmayalım…
İbrahim DERMAN
Vaiz