Valiler gelir, valiler gider… Ancak bazıları vardır ki görev yaptıkları kentlerin hafızasında derin izler bırakır, yıllar geçse de unutulmaz.
Valilik personeli başta olmak üzere vatandaşla temasını doğrudan ve sahici bir zeminde kuranlar halkın gönül defterine kayıtlı isimlerdir. Makamın mesafesini değil; devletin şefkatini hissettiren bir yönetim anlayışı benimsediğinden böyle oluyor demek ki…
Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, nadir rastlanan isimlerden biridir; devletin güler yüzünü temsil eden, halkın ise sevgiyle andığı bir kamu yöneticisi olarak Eskişehir’de kalıcı bir iz bırakmıştır.
Herkes vali olabilir ama devlet adamı olmak başka bir duruştur. Halktan kopmayan, burnu hiçbir zaman halkın omzundan yukarıda olmayan tavrı; bürokrat kibriyle mesafe koyanlara adeta sessiz bir ders niteliğindedir Vali Aksoy.
Bize göre o, yalnızca bir vali değil; bir şehrin duası, bir halkın memnuniyeti ve geride bırakılan güzel izlerin karşılığıdır. Devleti temsil etmenin ötesine geçerek, devletin valisi olmayı başarmıştır.
Kendisiyle birkaç kez görüşme fırsatım oldu. İlk hatıram, Eskişehir’de Gümüşhaneliler Derneği yönetim kurulu olarak gerçekleştirdiğimiz hayırlı olsun ziyaretine dayanır. Daha ilk görüşmede, karşımdaki ismin sıradan bir idareci olmadığını; dinleyen, anlayan ve insanı önceleyen farklı bir yönetim anlayışına sahip olduğunu hissetmiştim.
O gün kapısını çaldığımızda karşımızda sadece bir vali değil, mütevazı bir idareci, sıcak ve samimi bir yüz bulduk. Daha sonra Uzlaştırmacılar Derneği olarak da birkaç kez makamına gittik; her seferinde devletin kapsayıcı yüzünü hissettik. O, makam koltuğunun yükünü değil, insanlara dokunmanın, gülümsemenin hafifliğini taşır gibiydi.
Hüseyin Aksoy’un kamu hizmeti hikâyesi, sıradan bir bürokratın ötesinde bir yolculuktur. Biraz incelediğimizde 1963’te Trabzon’un Köprübaşı ilçesinde doğdu; köyün tozlu yollarında yürüyen çocuk, yıllar sonra Türkiye’nin birçok ilinin valisi olarak görev yaptı. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi bölümünden mezun olduktan sonra kaymakam adaylığıyla başlayan kariyeri, valilik mertebesine kadar sürdü. 2001’den itibaren Muğla, Mersin, Samsun, Diyarbakır, Kocaeli, Aydın ve son olarak Eskişehir’de toplam 25 yıl kesintisiz valilik yaptı. Bu, Türk bürokrasi tarihinde ender görülen bir başarıdır.
Bir şehrin gönlünde taht kurmak sadece makam koltuğuyla olmaz; insanın yüzündeki tebessüm, sorunlara yaklaşırken gösterdiği empati ve tüm toplum kesimlerini eşit gören yönetim tarzıyla olur. Aksoy’un kapısı herkese açıktı; devlet ile toplum arasındaki o mesafeyi kaldıran gülen yüzü, pek çok kişide güven ve aidiyet duygusu uyandırdı. Bu yaklaşım sadece bir tutum değil, aynı zamanda bir kamu kültürü vizyonuydu: “Devlet halkın hizmetinde, halkla iç içe.”
Göreve geldiği illerde insanların günlük yaşamına dokunan pek çok projeye imza attı. Kamu güvenliğinden eğitime, sivil toplumla kurduğu köprülerden yerel dinamiklerle yürüttüğü çalışmalara kadar geniş bir alanı kapsayan yöneticilik anlayışıyla, halkın takdirini kazandı. Özellikle Samsun’daki dönemi öyle izler bıraktı ki, hemşehrileri ismini orada bir caddeye vererek ona olan saygılarını somut bir şekilde gösterdiler.
Ancak bu uzun hizmet yolculuğu geçtiğimiz günlerde yeni bir aşamaya evrildi: Hüseyin Aksoy, Eskişehir Valiliği görevinden mülkiye başmüfettişliğine atandı; valilikten ayrılışının ardından Eskişehirlilerle vedalaştığı konuşmasında şehrin kendisi için ne kadar önemli olduğunu içtenlikle dile getirdi.
Bugün geriye baktığımızda yalnızca bir kamu görevlisinin özgeçmişi değil; bir şehrin ortak anılarını süsleyen bir figür belirir. Vali Aksoy, sadece resmi ziyaretlerle anılan bir yönetici olmadı; halkla yürüdü, dertleri dinledi, çözümler üretmeye çalıştı.
Gün geldi senfoni orkestrasında seyircinin arasındaydı. Gün oldu Eskişehir’in caddelerinde esnaf ziyaretinde. Kentte yarım asırdan fazla esnaflık yapan tüccarların yanında onların dertlerini sıkıntılarını dinledi.
Siyasetin kamu yönetimindeki gücü herkes tarafından kabul edilir. Ama Vali Aksoy gücünü siyasetten hiçbir zaman almadı. Oturduğu koltuğa kendisi güç verdi. Her yönüyle ”Devlet Adamı” kavramının ete kemiğe bürünmüş hali onda temayüz etti.
Bu yazı bir vali güzellemesi değil bilakis bir hakkı teslim için kaleme alınmıştır. Böyle idarecilerin nesli her geçen gün azalıyor maalesef.
Bu yüzden, valiler gelir geçer desek de; bazı isimler vardır ki yüreklerde iz bırakır.