Zafer Çatel yazdı.
CHP politbürosu 24 Haziran seçimlerinden çok umutluydu. Kılıçdaroğlu bu iş tamam tamam diyordu.Hazineden hatırı sayılı para aldılar...
Milletvekillerinden aday adalığı parası aldılar...
Kasa dopdoluydu.
CHP de tüzük askıya alındı, temayüller göstermelik yapıldı. Kamuoyunun bilemediği aday tespit etme anketleri yapıldı.
Seçimlere öylece gidildi.
Sözde, CHP'nin stratejileri vardı.
Programı vardı.
Seçim beyannamesi vardı.
Kılıçdaroğlu bir yandan, Muharrem İnce bir koldan.
Ama bir şeyler eksikti sanki.
Muharrem'in onca gayretine, çabasına rağmen milletvekili adayları ve teşkilatlar sanki ortada yoktu.
Sadece koşturuyorlarmış gibi yaptılar.
Neden?
Umudun partisi neden bu hale geldi veya getirildi.
Kaç kere yazmışız Allah bilir. Bu modelle seçim kazanamazsınız.
Yeni bir sisteme geçiliyor.
Bu model klasik bir seçim çalışmaları ile alınamazdı.
Çok düzenli ve disiplinli çalışma ister. Benim gibi binlerce arkadaş
benzer şeyleri yazdı.
*****
CHP'nin iyi bir hikayesi olması lazım.
Muharrem İNCE CHP'nin namusunu kurtardı.
Aslında bana göre de çok da başarılıydı.
Şimdi CHP de kartlar yeniden karılacak. Şu kadarını söyleyeyim. CHP için kim ne söylerse söylesin CHP'nin her zaman ısrarla ve inatla yazdığım ve kronikleşmiş tedavisi mümkün olmayan hastalıkları var.
Bu hastalık OLİGARŞİK yapısından kaynaklanmaktadır.
CHP kimlik erozyonuna uğramıştır.
Siyasal iletişim dilini bilmemektedir.
İktidar olma refleksleri körelmiştir.
Parti yaşlanmıştır.
Yeni bir hikayesi yoktur.
Moderne siyasette demagojiye-polemiklere yer yoktur.
Türkiye'nin temel sorunu ana muhalefet sorunudur.
Ana muhalefet partisi bunun farkında bile değildir.
Mesele sadece 'milletvekili' olmakla sınırlandırılmış. Entelektüel birikimler hep göz ardı edilmiş. Yapı maalesef Sovyet tipi bir politbüroya dönüşmüştür. Nitelikli, birikimli, liyakatli olanlar bırakın üst yönetimlere gelmeye mahalleden delege bile olamıyorlar.
Parti delege ağalık üzere kurgulandığı için bu sistem Oligarşik yapıyı doğuruyor.
Parti iç kavgalar ve parti içi iktidara odaklanmıştır.
Temel nedeni budur.
CHP 1950'lerden beri tek başına iktidara gelememesinin nedeni sosyolojiyi bilmemesidir.
Siyaseti doğru okuyamamasıdır.
Eylem planı olmamasıdır.
Onun için her seçim sonrası partiye karşı tepki sesleri yükselir. Bu sesler listelere konulmayan milletvekillerinden gelir.
Şu kadarını söyleyebilirim.
İnanın samimi söylüyorum.
Ecevitlere 1987-1997 yıllarında yakındık. Bizlere şunu anlatmıştı. CHP'nin sorunsal yapısını iyi bildiğinden, yeni bir parti kurma fikri, 12 Eylül'den önce zaten aklındaymış.
12 Eylül de sürgün döneminde hep bunları düşünmüş. Arayış dergisinin çıkarmasının nedeni de buymuş. Demokratik solda bir parti.
Ecevit'in tespitleri bu günde hala geçerli.
Peki, ne demek istiyorum.
CHP artık ekonomik ömrünü tamamladı. Vasiyetiyle kalsın yeter. Hatta koruma altına alınmalı.
Yeni bir parti. Tıpkı SODEP gibi. Eskilerin yer almayacağı, gençlerin olduğu 4.0 yazılımlı bir parti.
******
Bu seçimlerde yanılgılarım;
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 2. Tur'a kalır diyordum. İlk turda bitti.
Yanıldım.
MHP'nin % 10 barajı geçebileceğini ve Eskişehir'den bir milletvekili çıkarabileceğini ummuyordum.
Yanıldım.
CHP'nin 2 milletvekilliğinde kalacağını ummuyordum. En az 3 olur diyordum.
Yanıldım.
Yanılmadığım.
AKP değerlendirmelerimde yanılmadım.
Bazıları gibi 4 olur hiç demedim. 3 olur yazdım.
Muharrem İnce'nin partisinden fazla oy alacağını biliyordum ama en az % 34-35 bandında olabileceğini düşünüyordum.
Ancak, seçimlerden 9 gün önce Kuşasası-Didim ve Bodrum'a gittiğim için Eskişehir değerlendirmelerinden ve sıcak gelişmelerden uzak kaldım. Oradan yaptığım Muğla ve Aydın değerlendirmelerinde yanılmadım.
*****
Bu seçimlerden çıkarılacak dersler var elbette.
En başta AKP.
Oy oranında ciddi bir düşüş var.
Recep Tayyip Erdoğan'ın aldığı oylardan MHP'nin aldığı % 10.10 oy desteğini çıkarırsak % 42.40 ye denk gelir.
Öyle iddia edildiği gibi, Muharrem İnce ile fark, % 20 değil.
Bunu söyleyelim.
Bir de buna, Devlet olanakları ile basının ve TV'lerin tek taraflı algı operasyonlarını eklerseniz, fark o kadar abartılacak kadar değil.
Çünkü Muharrem İnce İttifak çatı adayı değildi. Cumhurbaşkanı olarak tek başına girdi ve başarı hikayesi yazdı.
Bunu unutmayalım bir kenara yazalım.
ERDOĞAN BAŞ USTALIĞIN MİMARI
Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanlığı hükümet etme modelinin ilk seçilen başkanı olarak tarihe geçti.
Binali Yıldırım Cumhuriyet hükümetlerin son başbakanı olarak tarihe geçti.
Bu seçimle başbakanlık jübilesini yaptı.
*****
Türkiye'yi şimdi içte ve dışta çok önemli sorunlar bekliyor. Özellikle ekonomide bozulmalar, enflasyon, yüksek faiz ve cari açık, çok baş ağrıtacak.
Seçimlere giderken Dolar 4.90 a kadar geldi.
Enflasyon rekor kırdı.
Altın fırladı.
Kredi Faizleri %25'lere geldi.
Soğan / TL'yi gördü.
Buna rağmen AK Parti seçimin galibi oldu.
CHP;
Parlamenter sisteme döneceğiz dedi.
Adalet dedi.
Eşitlik dedi. Hak hukuk dedi.
Asgari ücret 2.200 TL net olacak dedi.
Öğrencilere Cumhuriyet bayramı ve 19 Mayıs'ta karşılıksız gençlik bursu verecekti.
Çiftçiye mazot 3 TL olacaktı.
Ve diğer vaatler.
Sonuç. Seçmen bu vaatlere itibar etmedi.
İstikrara oy verdi.
AK Parti seçim zaferini kutlarken CHP'de olağan üstü kongre sesleri yükselmeye başladı bile.
CHP'li bazı isimler, alınan seçim sonuçlarına sosyal medya hesaplarından tepki göstererek, parti yönetimini istifaya çağırdı.
Namık Havutça, bu seçimin en büyük galibinin kurultayda '447' oy alabilen Muharrem İnce'nin 50 günde 15 milyon oy alması olduğunu kaydetti.
Eren Erdem, '2 bin 920 gündür Genel Başkan olan ve 9 seçim kaybeden birinin, 50 günlük çalışmayla CHP'nin mahkûm edildiği yüzde 25 barajını aşıp yüzde 30'ları geçen bir siyasal hareketlilik karşısında yapması en erdemli davranış istifa olacaktır. Bu, saygın, erdemli bir davranış olarak mutlaka tarihe geçer' eleştirisinde bulundu.
Gaye Usluer, 'Ey! Benim onaylamadığım liste kazanamaz deyip liste yapan 'yerel siyasetin aktörleri', siyaseti kendi kafasına göre şekillendirenler, son sözü halk söyledi. Şimdi, susmak ve düşünmek zamanı... Size de geçmiş olsun!' ifadesini kullandı.
Bu sözlerle kimi kast ediyor olabilir?
Necati Yılmaz, 'Bu seçimin kazanan partileri belli de, kaybeden partisi kim? Bu konuda üzerine sorumluluk almak isteyen ve sorumluluğun gereğini yapmak isteyen yok mu?' sorularını yönelterek parti yönetimine eleştiride bulundu.
Gürsel Erol, partisinin, seçimlerdeki başarısızlığının genel merkez yönetiminden kaynaklandığını savunarak, 'Mevcut Genel Merkez Yönetimini sıfat ve unvanları ne olursa olsun bu mağlubiyetin sorumlusu olarak görüyorum ve derhal istifaya davet ediyorum' ifadesini kullandı.
Erdal Aksünger, partisinin aldığı sonuçlara dikkati çekerek, 'Parti içi seçimler galibiyetinden başka sevinmek bilmeyenlerin ülkeyi yönetme refleksi olamıyor. Bence onurlu davranış bavulları toplamaktır. Yoksa birileri toplatırsa çok ağır olur' değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı ve 27. Dönem Milletvekili Seçimlerinde alınan bu hezimet sonuçları, CHP'de tartışılmaya başladı bile.
Bu CHP'den bir cacık olur mu? Olmaz mı? Ahmet Abi.
Kararı siz verin.