Allah’ın insana bahşettiği en kıymetli sermaye zaman nimetidir. Zaman, yalnızca gelip geçen anlardan ibaret değil; insanın dünya ve ahiret yolculuğunu şekillendiren ilahî bir emanettir. Kur’an-ı Kerim ve hadisler, zamanı nasıl değerlendirmemiz gerektiği konusunda açık ve derin mesajlar sunar.
Kur’an’da zamanın önemine dikkat çeken birçok ayet bulunmaktadır. Bunlardan en çarpıcı olanı Asr Suresi’dir:
“Asra yemin olsun ki insan gerçekten ziyandadır. Ancak iman edip sâlih amel (dünya ve ahiret için yararlı işler) işleyenler, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler başkadır” (Asr 103/1-3).
Bu sure, zamanın boşa geçirilmesi hâlinde insanın hüsrana uğrayacağını açıkça ifade eder. Burada kurtuluşun anahtarı; iman, güzel davranışlar ve toplumsal sorumluluk bilincidir. Demek ki zamanı anlamlı kılmanın yolu, onu iman ve sâlih amellerle doldurmaktan geçer.
Bir başka ayette Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurur:
“Düşünüp ibret almak ve şükretmek isteyenler için gece ile gündüzü birbiri ardına getiren de O’dur” (Furkan 25/62).
Bu ayet, zamanın bilinçli bir farkındalıkla yaşanması gerektiğini vurgular. Gece ve gündüzün dönüşümü, insan için hem tefekkür hem de şükür vesilesidir. Zamanı anlamlı kılmak, onu sadece tüketmek değil; üzerinde düşünmek ve ibret almaktır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de zamanı doğru kullanma konusunda ümmetini sıkça uyarmıştır:
“İki nimet vardır ki insanların çoğu (onları değerlendirme hususunda) aldanmıştır: Sağlık ve boş vakit” (Buhârî, Rikâk, 1).
Bu hadis, özellikle boş zamanın sorumluluk bilinciyle değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyar. Boş vakit; ilim öğrenmek, ibadet etmek, faydalı işler yapmak ve insanlara hizmet etmek için bir fırsattır.
Bir başka hadisinde ise Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurur:
“Kıyamet gününde insanoğlu, ömrünü nerede ve nasıl tükettiğinden hesaba çekilmedikçe yerinden kıpırdayamaz…” (Tirmizî, Sıfatü’l-kıyâme, 1).
Bu hadis, zamanın hesap verilecek bir emanet olduğunu bize hatırlatır. İnsan, yaşadığı her anın sorumluluğunu taşıdığını bilerek hareket etmelidir.
Zamanı anlamlı kılmanın bir diğer yolu da niyet bilincidir. İslam’da niyet, yapılan işi ibadete dönüştürebilir. Çalışmak, ailesiyle ilgilenmek, hatta dinlenmek bile Allah rızası niyetiyle yapıldığında değer kazanır. Böylece sıradan görünen anlar bile manevî bir derinlik ihtiva eder.
Sonuç olarak, Kur’an ve sünnet ışığında zaman; heba edilecek bir geçicilik değil, hikmetle değerlendirilecek bir fırsattır. Zamanı imanla, sâlih amelle, ilimle, tefekkürle ve güzel ahlakla doldurmak; hem dünya huzurunun hem de ahiret saadetinin anahtarıdır. Mümin için her an, Allah’a biraz daha yaklaşma imkânıdır.
Rabbimiz üç aylarımızı mübarek eylesin… Bizleri sağlık ve afiyet içerisinde Ramazan ayına kavuştursun…

Ömer Faruk CAN
Uzman Vaiz